1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hukuk- Tuz Ve Mit
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hukuk- Tuz Ve Mit

A+A-
Türkiye’de hukuk şu veya bu şekilde  sulandırılmıştır.Bunun vebalinin kime ait olduğuna işaret etmek istemiyorum. Çünkü herkes kendi penceresinden olaya bakacaktır. Hukuk  yasalarla sınırlıdır. Yasa tanımaz, adam kayırır ve işi ehline verirseniz hukuk olur, guguk.Hukuk herkese ihtiyaçtır. Canı yanan,sıkışan Hukuk’tan, Adaletten medet umar. Onun için  hukuk tarafsız olmalıdır. Hukuk tarafsız olması için hukuku yöneten, yönlendirenler tarafsız olmak durumundadır.
Bakınız Konya’da yaklaşık 3 yıl önce yapılan Baro seçimlerinde başkan adayı olan kimsenin tarafsız olmadığını, hatta FETO’cu olduğunu, etnik kökenleri karıştırdığını bir yetkiliye söylediğimde “ yok canım olmaz öyle şey” deyip o kimseyi desteklediler. Bugün o kimse tutuklu durumunda…Türkiye’nin temelden ve yeniden dizayn edilmesi gerekir.Önce hukuk sistemi ile bunu yapmak gerekir. Onun için bu gün bazı kimseler diyor ki,

“Tuz koktu”

Evet tuz koktu ise, iş hayli zor durumdadır.
Türkiye’nin sorunları başında terör var.
İşsizlik var,

Trafik terörü var.
Son dönem göstermiştir ki, Devlet içinde de MİT sıkıntısı var.
Yere –göğe sığdıramadığımız MİT müsteşarı Hakan Fidan için beyinler karışık, mide bulantısı yaşıyoruz. Detaya girmeye gerek yok. Çünkü herkes biliyor ki, 15 Temmuz’daki  tabloyu ve durumu…

Asker içinde hainler var.
Polis içinde hainler var.
Adliye ve hukuk içinde hainler var.
 En önemlisi de MİT  içinde hainler var.

Türk Milleti kime güvenecek?

Ülkeyi bu hale getirenler kim ?

Kimin ihmali veya ihaneti var ?FETÖ" operasyonları kapsamında 87 MİT personeli görevinden ihraç edildi.15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrasında, Fetullahçı Terör Örgütü ile ilişkisi bulunduğu gerekçesiyle açığa alınan 140 tan fazla  MİT personelinden 100'ü hakkındaki soruşturma tamamlandı. Bunlardanyaklaşık 90’ı memuriyetten ihraç edildi.  Bu  rakamı öyle böyle bir  rakam değil. Çok büyük ve önemli bir rakam. Devamı geleceği belli ama düşünebiliyor musunuz büyük bir ülkenin gizli servisine yüzlerce "terör örgütü üyesi sızmış.MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın göreve getirildiği ilk günlerdeki propaganda çalışmalarını hatırlıyorum; "MİT'in saygınlığı yeniden tesis edilecekti. İçine kapanıklıktan kurtulacaktı. Uluslararası alanda daha saygın, etkin hale getirilecek ve bölgesinde oyun kurucu olacak"tı!.. Fakat, ne yazık ki bunların hiç biri bugüne kadar gerçekleştirilemedi. Ne acıdır ki sızmaları önlemesi gereken kuruma da bir gizli servis açısından asla affedilemeyecek ve özür kabul edilemeyecek sayıda sızma olmuş.
 Kamuda yapılacak üçlü kararnameli atamalar ve bunun dışındaki hassas yerlere yapılacak tüm görevlendirmeler için MİT'ten ilgili makam mutlaka temiz raporu ister. Bu raporların gelmesi bazen aylar sürer. Devlet geleneği olarak da temiz raporu gelmeyen bürokratın ataması yapılmaz. Artık gerisini, varın siz düşünün.Bir kuruma müstahdem, kapıcı, çöpçü almaya kalkılır.” İl hal kağıdı” güvenlik soruşturması” gereklidir.
Şimdi her şey açık seçik ortaya dökülüyor. Bozacı şıracı misali... Ne kadar manidar bir şarkı imiş "Beraber yürüdük biz bu yollarda"...
 Bu MİT tarihinde kara bir leke olarak kalacaktır. MİT için bunu söylerken maalesef Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlarda silahlı kuvvetlerimizden emniyet teşkilatından devletin tüm bürokratik kurumları içerisinde böyle yapımın oluşması veya gelmesi tabii ki kabul edilebilir bir olay değil. O bakımdan ümit ederiz ki hukuk sisteminin içerisinde hakların korunarak bu meselenin FETÖ örgütü gibi benzeri tüm örgütlerin temizlenmesi ve devletin demokratik sistemi içerisinde tekrar çalışır hale getirilebilmesidir. Türkiye'nin en önemli sorunu bugün budur.Burada öncelikle bir siyasal sorumluluk var. Çeşitli uzun süreçler içerisinde çeşitli dönemlerin siyasal sorumlularının ciddi sorumluluğu var. Bugün geldiğimiz noktada mesele kriminal bir boyut haline de geldi ve hukuki cezai sorumluluklar... Tüm bunlar, hukuk içerisinde temizlenirken devletin kurumsal yapısının güçlendirilmesi öncelikle demokratik bir devletin hukuk sisteminin, hukukun üstünlüğünün şekillendirildiği bir devlet yapısının mekanizmasının kurulması, işler hale gelmesi bugün TBMM'nin siyasi iktidarın tüm siyasi sorumluların ve aktörlerin öncelikli meseledir. Bu öneme göre hareket edilmesi gerekir. Yani, millî bir dava ile millî bir sorunla karşı karşıyayız. Yeni senaryolardan bahsediliyor. Efendim Kasım’da doğu’da darbe- kanlı ihtilal olacakmış. Bunlar iyi araştırılmalı, varsa gereği yapılmalıdır. Millet ve Türkiye bir an önce korku tünelinden çıkmalı veya çıkartılmalıdır.
Bu da Türkiye'nin en öncelikli meselesi. Türkiye'nin demokratik sistemin güçlendirilmesi demokratik kurumsal yapılarına derinlik kazandırılması kurumsallaşma ve burada milletin bekasını korumak için milletin bütünlüğünü korumak için gerekli olan adımların geciktirilmeden atılması meselesi. Tabii ki sonuç olarak siyasi sorumluluk ön plana düşüyor.
    
Bu yazı toplam 168 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.