1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

  3. Hüseynî olunmadan, Muhammedî olunamaz
Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. Dr. Ahmet KAĞAN KARABULUT

Prof. dr. ahmet kağan karabulut
Yazarın Tüm Yazıları >

Hüseynî olunmadan, Muhammedî olunamaz

A+A-
Tarihin her döneminde olduğu gibi, bundan 1332 sene önce de insanlar büyük bir sınavdan geçtiler. Yer Kerbelâ idi, zalimler de mazlumlar da namaz kılıyorlardı huzura durup. Söz vardı, vaatler vardı, yemin vardı. Sözler unutuldu, vaatler rafa kalktı, yeminlere sadık kalınmadı. Bir yanda Evlâd-ı Resul, onların temsil ettiği gerçek hilafet, bu kapsamda hak, adalet ve doğruluk, diğer yanda Yezid ve temsil ettiği saltanat, haksızlık, zulüm, işkence ve gözyaşı vardı.
Mazlumlar ve zalimler yine karşı karşıyaydı. Üç kuruşluk dünya menfaati ya da zalimlerin zulmünden emin olamama korkusu sarmıştı söz sahiplerini. Ve tarihin şahitlik ettiği en acı şekilde kaybettiler. Yarı yolda bırakmışlardı Kûfe halkı; dün biat etmek üzere davet ettiklerini, daha önce babasına yaptıkları gibi. Bir başına bırakmışlardı Hz. Hüseyin (ra) ve ailesini çölün ortasında. Yetmiş iki kişiye karşı koca bir orduydu tüm o zulümleri yapan, asırlar boyunca ve bugün dahi yüreklerimizi dağlayan. Günlerce kuşattılar mazlumları, günlerce beşikteki bebelerin çığlıkları inletti arzı ve semayı, susuz, aç, çaresiz bebelerin. Sonra kıydılar birer birer, yetmedi, başlarını kesip mızraklara taktılar, yetmedi cansız bedenlerini atlarının ayakları altında parçalattılar Evlâd-ı Resûl’un. Sonra zincire vurdular sahipsiz kalan hanım ve çocukları, aç, susuz yürüttüler üç gün boyunca çöllerde. İnsanoğlu azabını artırmaya bu kadar mı hevesli olurdu sahi, artırdıkça artırdılar azaplarını. O gün Yezid’in yolunda gidenler, onun izini takip edenler sayıca çok daha fazlaydı Hüseyin’inin (ra) yolunu takip edenlerden. Tıpkı bugün makam, mevki, saltanat, servet, hülâsa dünya ve dünyalık peşindeki, ümmetin ekserisinin hâli gibi. Tıpkı bugün haktan, adaletten, doğrudan ve mazlumdan yana tavır konulmayışı gibi. Ama onlar en acı bir şekilde kaybettiler. Hüseynîler ise o gün de kazandı, ondan sonra da. Çünkü rahmet olmuştu, rahmet vesilesi olmuştu Hüseyin efendimizin (ra) şehadeti, o zamandan bugüne kadar O’nun safında yer alanlar için. Bugün Resulullah’ın (sav) ciğerpareleri için, cennet delikanlılarının efendileri için dökülen her bir damla gözyaşı, ümmetin affına vesile rahmetler olarak her an sağanak sağanak yağmakta zira.
Kim ne derse desin, zalimlerin ve mazlumların notunu tarih vermiş, hesabı besbelli ortaya koymuştur. İslam coğrafyasının neresine giderseniz gidin, kimse çocuğuna, Yezid ya da onun babasının ismini koymamaktadır. Diğer taraftan, Ali, Hasan, Hüseyin isimleri her mezhep ve meşrepten Müslümanların evlâtlarına konulmuş, hepimizin hanelerini süslemektedir. Bu bile başlı başına, kimin haklı kimin haksız olduğuna dair sorulara tarihin ve ümmetin verdiği en güzel cevaptır. “Kişi ancak sevdiği ile beraberdir” haberi mucibince, Ali’yi (ra), Hasan’ı (ra), Hüseyin’i (ra) sevenler, onların izinden gidenler, onlarla haşr olunacaktır elbet. Diğerlerinin yerini de, iman ettikleri, izinden gittikleri, hevesleri ve amelleri mucibince, Rabbimiz en adaletli bir şekilde hazırlayacaktır elbet.
Hz. Hüseyin’in (ra) temsil ettiği değerler, rahmetli Necip Fazıl Üstad’ın “solmaz, eskimez, pörsümez yeni” diye tabir ettiği, asırlara ışık tutan Kur’anî, Muhammedî değerlerdir. Onu ve yolunu böyle anlamalı, böyle idrak etmeliyiz. Hz. Hüseyin (ra) ve mücadelesini anlamadan, Resulullah’ı (sav) ve O’nun kutlu yolunu anlayamayız kanaatimce. Yani Hüseynî olunmadan Muhammedî de olunamaz.
Son olarak bize düşen, hangi tarafta olduğumuza karar verip gereğini yerine getirmemizdir. İnandığımız, kıymet verdiğimiz ve uğruna mücadele ettiğimiz değerler ve yaşadığımız hayat tarzı itibariyle kritik soru şu; Yezidî miyiz, Hüseynî mi?
Bu yazı toplam 239 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.