1. YAZARLAR

  2. Mustafa KARGA

  3. Hüsnü Bozkurt ve sivil olmayan toplum
Mustafa KARGA

Mustafa KARGA

Mustafa KARGA
Yazarın Tüm Yazıları >

Hüsnü Bozkurt ve sivil olmayan toplum

A+A-

CHP’nin Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt çıktı, bir milletvekiline yakışmayan laflar söyledi. Siyasetçi dediğiniz adam lafının nereye varacağını bilmeli… Zira konuşmasını dikkatle dinleyen biri olarak söyleyebilirim ki, ‘evetçileri, AK Partilileri denize dökeriz’ anlamı da taşıyor cümleleri; ‘emperyalistleri denize dökeriz’ da. İkincisi biraz daha zayıf bir ihtimal tabiki…

Sonra eleştiriler başladı Bozkurt’ karşı. Siyasilerden gelen ve abartılı sert bulduğum eleştirileri referandum sürecinde belli ölçülerde anlayabiliyorum. Ama Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ve Konya iş dünyasını temsil eden Konya Ticaret Odası, Konya Sanayi Odası ve Konya Ticaret Borsası’nın eleştirilerini ise hiç anlamadım…

***

Mesela Konya iş dünyası adına KTO, KSO ve KTBO şu ortak açıklamayı yaptı:

Ülkemiz çok özel bir dönemden geçiyor. Dünyanın yeniden kurulduğu, dengelerin yeniden tesis edildiği bir geçiş sürecindeyiz. Tüm dünya ekonomik krizlerle boğuşurken, üretimini, ihracatını, yatırımlarını, istihdamını artıran bir Türkiye, tehdit olarak algılanıyor, çeşitli ekonomik, siyasal saldırılara maruz kalıyor. Geleceğe umutla bakan bir Türkiye için yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız olduğu bir dönemdeyiz. Önemli olan; gelecekte nerede olacağımızı şimdiden belirlememiz, adımlarımızı kararlı ve hızlı bir biçimde atabilecek gücümüzün olmasıdır. Türk özel sektörü olarak devletimizle birlikte bunu yakalamak için çalışıyoruz. Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınması ve kalıcı istikrarının birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde, halkı kin ve düşmanlığa sevk edecek söylemlerden uzak durulması gerekir. Geçtiğimiz günlerde, CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt’un bu ülkenin kadim geleneğini, irfanını, bilgeliğini, basiretini temsil eden necip milletimizi ‘denize dökmek’le tehdit eden açıklamasını talihsiz buluyor, her zaman hoşgörü ve sevgi şehri dediğimiz Konya’dan bir milletvekilin böyle bir açıklama yapmış olmasını asla kabul etmiyoruz. Konya, tarihin her döneminde milli ve manevi değerlerine bağlı, devletinin ve milletinin yanında olan, iki asırdan fazla başkentlik yapmış bir şehirdir. Böylesine kadim bir şehirde, milletin oylarıyla seçilen bir milletvekilinin milletin iradesini yok sayan, adeta millete meydan okuyan açıklamasını Konya iş dünyası olarak kabul etmiyor, kınıyor ve aklıselime davet ediyoruz. Başta seçilmiş milletvekilleri olmak üzere sandıktan çıkacak olan sonuca herkes saygı duymalı, sorumlu davranmalıdır.

Bu açıklamadan sonra Konya ihracatı yüzde 30-40 arttı. Sanayicinin bütün sorunları çözüldü. Konya, 2023 hedeflerine bir adım daha yaklaştı. Bir milletvekillinin saçma sapan, ciddiye bile alınmayacak konuşmasından sonra linçe katılıp memleketin sorunlarını tamamıyla çözdük.

***

Sonra Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu ilginç bir eyleme imza attı. CHP İl Başkanlığı’nın bulunduğu iş merkezinin kapısına siyah çelenk bıraktı. Bir anlamda şov yapıldı orada.

Koca koca adamlar, geçti siyah çelengin önüne ve şu açıklamayı yaptı: “Konya Sivil Toplum Kuruluşları olarak, insanların hür iradesini hiçe sayan ve iradesinden dolayı on milyonlarca insanı cezalandıracaklarını ifade eden CHP milletvekili Hüsnü Bozkurt ve halen bu konuda resmi bir işlem yapmayan CHP yönetimini en üst perdeden kınıyoruz. Bu tavrın, artık tarihte kaldığını milletvekiline ve CHP yönetimine hatırlatıyoruz. 16 Nisan CHP'ye ve Hüsnü Bozkurt'un bu faşist çıkışına rağmen halkın iradesinin tecelli edeceği bir referandum olacaktır.”

Bu açıklamadan sonra ne oldu biliyor musunuz? 80 milyonluk Türkiye’ye huzur ve barış geldi. Toplumsal sorunlarımız bir bir çözülmeye başlandı. Şehrimizdeki ve ülkemizdeki milyonlarca göçmenin dertleri çözüldü. Toplumda artan fuhuş, uyuşturucu bağımlılığı, TV bağımlılığı son buldu. Güçlü sivil toplumumuz bu sorunlar, meseleler için hiçbir proje üretmeden bütün toplumsal dertlere çare buldu, bir kınama ile…

Yanlış anlaşılmasın… Sivil Toplum Kuruluşlarının ve iş dünyasının açıklamasının içeriğine itirazım yok. Tamamen şekli bir duruma itiraz ediyorum. Ve özlüyorum…

28 Şubat’tan önceki ve sonraki dönemi özlüyorum… Evet eziliyorduk, maddi gücümüz yoktu, sessimiz pek duyulmuyordu. Ama üretiyorduk, fikir üretiyorduk, insan üretiyorduk, vicdan üretiyorduk. Derdimiz toplum idi, insan idi…

Şimdi tek derdimiz güç… Tek derdimiz devletin yüce menfaatleri ve büyük büyük stratejisi… Tek derdimiz kazandığımız gücü kaybetmemek ve bu yolda her şey mubah…

Bu kadar yanlıştan bir doğru çıkar mı?

Allah sonumuzu hayreylesin…

Bu yazı toplam 322 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.