1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Huylu Huyundan Ne Zaman Vazgeçmiş Ki...
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Huylu Huyundan Ne Zaman Vazgeçmiş Ki...

A+A-
Ülkemizde son günlerde olan bitenleri üzülerek ve bir o kadarda hiddetlenerek izliyoruz.
Şehit cenazeleri ve terör örgütünün yakıp yıktığı araçlar ve binalar ard arda görsel basında yer almaya başladı.
Terör örgütünün destekçisi olan partiye oy verenler var bir de. Ak Parti tek başına iktidar olmasın diye gözünü karartan beyaz Türkler var.
Bazıları ile karşılaşıyoruz. Pişman olanlar da var, kuyruğu dik tutmaya çalışanlar da...
Terör destekçisi partiye oy veren beyaz Türkler, seçimden önce allanıp pullanan, eline saz tutuşturulup türkü söyletilen ve sürekli halkların kardeşliğinden dem vuran terör örgütü destekçisi partinin eş başkanını takip ediyorlar mı acaba?
Ben tatilde havuz keyfi yaparken gördüm en son. “-Yav kardeşim bu adam tatile çıkamaz mı ne var bunda?” Çıkar elbette ama kendisini destekleyen teröristler dağda Türk jetlerinin bombardımanı altında geberirken de tatile çıkması samimiyetinin en önemli göstergesidir sanırım.
Apar topar tatili bırakıp gelmiş, yaptığı siyasetin altında kalmasına rağmen kuyruğunu dik tutmak adına salya sümük herkese saldırıyor.
Dün HDP'de, Eş Genel Başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ eşbaşkanlığında MYK toplantısı düzenleniyor. MYK öncesi bir açıklama yapan Selahattin Demirtaş ise yine tehditkâr bir tutum sergiliyor.
Geçici hükümetin ülkeyi felakete götürdüğünü iddia eden Demirtaş, ''AK Parti tek başına iktidarı kaybedince büyük bir panik ile yeniden tek başına iktidar olmanın peşine düştü. Tabii ki erken seçim bir seçenek'' demiş.
Tüm ölenlere sahip çıkacaklarını da öne süren Demirtaş, kimsenin HDP'ye saldırarak temize çıkamayacağını söylemiş.
Kobani'ye göndermeye kalktıkları gençlerin cenazeleri bile daha toprağa verilmeden, denizde sefa yaptığı ortaya çıkan Demirtaş tehditkar bir dille, ''Bizim kaybedecek makamlarımız, kırmızı plakalarımız yok. Bizim kaybedecek bir şeyimiz yok. Asıl siz ne olacaksınız. O cenazelerin üzerine örttüğünüz bayrak zannediyor musunuz ki sizin pisliklerinizi örtecek'' diye konuşuyor.
''Kendilerini Türkiye'nin sahibi bizi de vatan haini gösterenler çıkıp bu ülkeyi getirdikleri yere baksınlar'' diyen Demirtaş, bütün demokrasi güçleri ile mücadele etmeye devam edeceklerini söylemiş.
Bu sözleri söyleyen kişi psikolojik olarak zaten tüm suçlamaları zaten kabullenmiştir.
Stokholm sendromu yaşayan beyaz Türklerin oyları ve malum hileler ile meclise giren bir partinin eş başkanından “-PKK bir terör örgütüdür. PKK’nın yaptığı terör eylemlerini şiddetle kınıyorum” demesini beklemek elbette fazla iyimserlik olur.
Kardeşlik ve barış sloganları ile zılgıt atan ve kendilerini Kürt Halkının temsilcisi zanneden terör yandaşlarını Hz. Mevlâna’nın Mesnevi’sinden bir örnekle anlatarak bu haftaki yazımızı tamamlayalım:
Bir bahar sabahı , yeşil bir kurbağa dere kıyısında sessiz sessiz güneşlenmektedir . Çalılar arasından bir akrep görür . Akrep , yalancı bir gülümsemeyle , kurbağaya :
-Günaydın , kurbağa kardeş ! der .
Kurbağa , akrebin dostluğuna hiçbir zaman inanmadığı için cevap vermez , susar . Akrep yapmacık bir tavırla yaltaklanmağa başlar :
-Ben , fena bir hayvan değilim kurbağa kardeş . Beni yanlış tanıtmışlar . Benim de bir yüreğim , dostluk duygularım var , inan bana . Bir ricam olacak . Ne olur , sırtına bindir de , beni şu derenin karşı kıyısına geçiriver . Çok işim var . Bana yapacağın bu iyiliği asla unutmayacağım …
Kurbağa :
-Sana nasıl güvenebilirim . İyilik edersem , karşılığında kötülük görürüm … Hayır hayır , bunu yapamam …
Akrep yalvarmaya başlar . İyilikten , dostluktan kardeşlikten söz eder . Kurbağa , akrebin tatlı diline ve göz yaşlarına dayanamaz . Sırtına alır . Yüze yüze dereyi geçer . Tam karşı kıyıya ayak basacağı sırada , akrebin akrepliği tutar .( Casss .. ) diye , kuyruğundaki zehirli iğneyi kurbağanın sırtına saplar .
Zavallı kurbağa ( Ahh !.. ) diye inler . Akrebe seslenir ;
-Ne yaptın ? Hani iyiliğime karşı bana kötülük etmeyecektin ? Öyle konuşmuştun … Senin tatlı sözlerine inanmamam gerekirdi , bana nasıl kıyarsın ? …
Akrep fısıldar :
-Kusura bakma kurbağa kardeş ! .. Elimde değil , bu benim eski huyumdur . Ne yapayım , vazgeçemiyorum …
Huylu , huyundan vazgeçmez , böylelerine güvenmemeli …
 
Bu yazı toplam 81 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.