1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. HUZURSUZ ÜLKE : TÜRKİYE
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

HUZURSUZ ÜLKE : TÜRKİYE

A+A-

Dünyada 236 ülke var. Hepsinin farklı kültürleri var. Farklı yaşam tarzları var. İnsanların düşünceleri dahi ülkenin bakış açısı ve ekonomik gücüne göre şekil alıyor. 
Kimisi mutlu kimisi mutsuz, kimisi umutlu kimisi umutsuz…
Eğer rabbimin takdiri neticesinde çok geri bir Afrika toplumunda dünyaya gelmiş olsaydınız, o toplum şartlarına göre doğup, yaşamını idame ettiren bir insan olacaktınız. Eğer Asyalı bir toplumun ferdi olsaydınız, içinde yaşadığınız toplumun inanç, gelenek ve göreneklerine göre şekil almış bir fert olarak yaşam çizginizi çizecektiniz. İstisnai durumlar farklıdır. O her zaman olur, olabilir. 
Hayatın bazı gerçekleri var. 
Iraklı bir toplumun yahut ta Arakanlı bir vatandaş olsaydınız, hayatınızın oldukça büyük bir bölümü karanlık ve can sıkıcı gerçekler içerisinde sürüp gidecekti. 
Hayat bu ya!
Bir şekilde yaşanılıyor, yaşlanılıyor ve veda ediliyor.
Her zaman yazılarımda gündeme getirmişimdir. Müslüman bir toplumun İslam’a tabi bir ferdi olarak dünyaya gelme şerefini bahşeden rabbime sonsuz şükürler ediyorum.  
Fakat şu konuyu da dile getirmek mecburiyetindeyim. Yaşadığımız İslam toplumlarının dış güdümlü yahut ta vatandaş güdümlü liderleri tarafından bir türlü dört ayağı üzerine düşememesi de bu toplumlar için ciddi bir bahtsızlıktır.
Bu elbette birilerinin mutlu olması için diğerlerinin huzursuz edilmesi gibi bir temele dayanıyor ki dünyayı kasıp kavuran kapitalist sistemin hegemonyası arasında inim inim inletilen bir toplumsal yarayı hep açık tutuyor. Bu yara maalesef bir türlü kapanmıyor. 
Hep acı, hep gözyaşı, hep savaş durumundan başını alamayan İslam dünyasının gündemi hep yaşam mücadelesi, geçim sıkıntılarıyla mücadele gibi badireler arasında sürüp gidiyor. 
İslam toplumları içerisinde belki de en rahat denilebilecek düzeyde iken son günlerde takip edilen yanlış politika ve siyasetlerin ceremesini de bu zavallı halkın sırtına sardılar. 
Kim ne düşünürse düşünsün. Türkiye’de insanlar umutsuz, huzursuz… Yaşam dişlileri arasında ayakta kalmaya çabalıyor. 
Bunu siyasi saplantılar yahut ta beklentiler amacıyla gölgelemek isteyenlerin zihinsel faaliyetlerinin dumura uğraması da işin farklı bir boyutu olmaktadır.
Hiç eleştirmeden hep övgüyle, en küçük bir yoruma dahi tahammül edemeyen bir yapı ya da o yapının destekçilerinin ortaya çıkması aslında toplumsal bakış açımızın ne denli köreltildiğinin bir göstergesidir. 
İnsanları tanrılaştırmanın anlamı yok. Lider olarak tanıdığınız kişilerin sözleri ya da icraatlarını övmek ne kadar hakkınızsa, yanlışlarını da ortaya çıkarmak ve gerekirse haykırmak o denli hakkınızdır. 
Biz bunlarla uğraşırken çoğu batılı ülke vatandaşları gününü gün ediyor, aylık emekli maaşlarıyla farklı bir ülkeye giderek tatilini yapabiliyor. Bizim asgari ücret zulmüne maruz vatandaşımız ise aldığı maaşla kirasını mı ödeyecek, faturaları mı kapatacak, çocuğunun harçlığını mı ödeyecek?
Nereden bakarsanız bakın, milletimiz huzursuz. Biraz huzurlu demeyeyim de bolluk yaşayanlar da o yaşamını bankalardan çektiği faizli kredilere borçlu... 
Biraz Avrupa’dan örnekler verelim arzu buyurursanız…
İsviçre'de gündem: İnekler boynuzlu mu olsun boynuzsuz mu?
İneklerin boynuzlarının kesilmesine karşı çıkan bir çiftçi hayvanların boynuzlarıyla daha iyi iletişim kurduğunu düşünüyor
Referandum için 100 bin imza toplandı. Halk geçtiğimiz pazar günü sandığa gitti.
Fransa’da akaryakıta ayın yılın başında yapılan zam karşısında halk sokaklara dökülerek hükümeti protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü. 
Yaşam standardı üzerinde oynanan bu duruma bile kayıtsız kalmayarak tepkilerini ortaya koydular.
Biz Türk toplumu olarak böylesi durumlara karşı o denli tepkisiz bir görüntü veriyoruz ki neredeyse hafta da bir kaç defa yapılan zamları dahi olağan görür hale geldik.
Her açıdan dökülüyoruz. Bunda mevcut hükümetin de ciddi payı var. Kusura bakmasınlar. Ülkede ki liseleri İmam Hatip’e çevirmekle sorun çözülmüyor. Kanayan onca yaramız var ki! sokaklarda gençlerimiz saldırgan tavırlar ortaya koyabiliyor. Camiler bomboş, ilim ve irfan sahibi gençler yetişmiyor. Faiz almış başını gitmiş, toplum huzursuzluk içerisinde kıvranıyor. Vatandaş devlete vergi yetiştirmekten işyerini idame ettiremez hale gelmiş. Birkaç aydır yanlış politikalarının faturasını da halkın sırtına yıkan hükümet, ülkenin çok huzurlu olduğu, sıkıntıların geçici olduğu saçmalığıyla halkı avutuyor. 
Yazık değil mi?
Çamlıca Camii açıldı öyle mi? Nerde cemaat?
Şişen market rafları doların düşmesine rağmen yükseltildiği noktada kaldı. Fiyatlara yüzde 50 bindirim yapan firmalar yüzde 10’luk indirimle halkın aklıyla dalga geçiyor.
Kötüye gidiyoruz…

Bu yazı toplam 633 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.