1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hz. Mevlana
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hz. Mevlana

A+A-
Bugün size Hz. Mevlana’dan Divan-ı Kebir’den bahsetmek istiyorum.
İşte Divan-ı Kebir ve Hz. Mevlana’dan sözler.
Nerede o padişaha himmet?
Şehzadeye içirilen saadet sütü ne oldu?
O sütle damarlarına karışan padişahça huy, kâmil insan huyu ne içtiğin ilk süt kana, pisliğe karışmaz.
O padişahlar padişahı bizim çamurumuzu eliyle yoğurdu da, o himmeti, o ululuğu, o yüceliği sen onun elinden tattın.
Allah’a yemin ederim ki, elest sesinin duyulduğu o dergâhta padişah sana şeyhliği de, müritliği de öğretti. Gönülle sevgilinin bir olduğunu, ayrı olmadıklarını bazen kilit olduğunu, bazen anahtar kesildiğini o sana haber verdi.
O bazen öğüttür, bazen kayıttır, bağdır. Bazen zehirdir, bazen şekerdir, bazen tazeleşir, boy atar, bazen eskir köhneleşir, kurur gider.
Ey sel bu yolda bazen yukarılardan aşağı doğru koşarsın, aktığın yerlerin rengine boyanırsın ! Fakat denize kavuşunca artık renklerin kalmaz.
Ey yeryüzü!
Seni çok hırpaladılar. Durmadan seninle uğraştılar. Seni kazıp durdular. Paramparça ettiler.Fakat bütün bu işkenceye rağmen yaralanmadın, şikayet etmedin.
Ey gökyüzü!
Seninde bu ağır yük altında belin bükülmedi mi?
Ey hakikatler denizi!
Yeryüzü, varlıklar senin dalgan ve köpüklerindir. Hem gizlisin, hem meydandasın. Her işte ve güçtesin, her an sayısız varlığı öldürürsün.
Ey ışıklar saçan güneş!
Sende o denizde coştun, Karanlıklar perdesini ışıklarla yırttın. Ortaya çıktın, ondan aldığı göz kamaştırıcı ışıkları, nurları saçıyorsun.
Ey aziz varlık !
Eline aldığın her toprak altın kesildi. Hangi taşı seçtiysen lal oldu, zümrüt oldu.
Nice acılar, nice ekşiler senin yüzünden helva oldu, şekere döndü. Seçtiğin meyve güzelleşti, olgunlaştı. Kokular aldı, renklere girdi.
Kimin talebesi olabilirsin ki, bütün kainatın yaratıcısı, ustasısın. Sen alet olmadan bu güzel sanatları, eserleri yaratmak, ortaya koymak kimin elinden gelir?
Ey dudakları helva gibi tatlı olan sevgili!
Acı söz söyleme!
Lütfen kerem et, başını eğ, alçak gönüllü ol!
Zaten sen acıda söylesen tatlı da söylesen, onlar tatlı dudaklarından çıktığı için hoştur. Gözünde, gönlünde nurusun. Sen cana canlar katarsın.
Ey güzel varlık !
Yüzünü gördüğüm günden beri can da, gönül de mest oldu. Akıl da sevdalara düştü. Sen aşkın ta kendisisin. Bizse, senin gölgeniz. Bir an beni çirkinleştirirsin, bir anda beni süslersin, güzelleştirirsin.
Bana öyle geliyor ki, dün gece rüyamda seni gördüm de, o yüzden bugün bende bir hal var. Dünyalara sığmıyorum.
Aklını başına al da sus!
Çünkü nefis ile gönül ateşi alevleniyor. Şu anda yükselen alevler, nefes almaya başladı. Sen ne buyurursun?
Konuşarak alevleri artırmak mı istiyorsun?
+++ +++
Fazla söze hacet yok.
Okuyan okur, içinden kendisine lazım olanı alır.
 
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.