1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hz.Mevlana’nın 740. Vuslat Yılı
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hz.Mevlana’nın 740. Vuslat Yılı

A+A-
Bugünlerde Hz. Mevlana’yı anma törenleri yapıyoruz. Keşke andığımız kadar onun 740 yıl önce söylediklerinden kendimize bir ders çıkartabilsek. Onun hoşgörüsü ve insanlığa bakış açısını çözebilsek.
Heyhattt ki, onun ne engin sözlerini, ne de bakış açısını zerre kadar anlamış değiliz. Anlamadığımız içinde Dünya’ya anlatamıyoruz.
Klasik, basmakalıp, her yıl bir öncekinin benzeri dogmatik programlarla Hz. Mevlana’yı anıyoruz. 17 Aralık günü ise zaten tam bir karmaşa, kargaşa ve siyasi gösteri alanı haline gelecektir.
Eğer O, ulu insanın söylemlerinden, fikirlerinden, mesnevisinden ders çıkartabilsem, bugünkü kavga, bugünkü kargaşa, bu günkü çekememezlik ve dünya’daki savaşlar, katliamlar yaşanır mıydı?
Hz. Mevlana’nın Mesnevisini bilmeyen yoktur. Atalarımız O’nun için demişler ki:
“O, bir Peygamber değildir ama, kitabı var!”
Anadolu 13. Yüzyılın başlarında aydınlığa açılıyordu. Hz. Mevlana poz vererek resmini yaptırmıştı. Kadınların aşırı örtünmesine karşı çıkmıştı. Hz. Mevlana’nın oğlu Sultan Veled bir gün babasına:
“Sen” demişti., bir başka ülkede yaşasaydın, Hallac-ı Mansur gibi derini yüzerlerdi.”
Anadolu demek, Konya demek Mevlana demekti…
İsmet Zeki Eyüpoğlu’nun Türeye çevirdiği birkaç dörtlük Hz. Mevlana’yı bize anlatmaya yeter mi bilmem!..
Gül bahçesinde geziniyordum sevgilimle,
Birden takılmış gözlerim bir güle
Sevgilim “utan biraz” dedi bana.
Yanağım yanında, sen güle bakıyorsun.
Güzel değilsem de güzele taparım,
Şarap değilsem de şarapla sarhoşum,
Yalvaran, yakaran değilsem ne çıkar
Senin meyhanene serili postum.
Hz. Mevlana Celalettin’i Rumi 1207 de doğdu 1273 yılı 17 Aralık günü Konya’da Hakk’a yürüdü. Mevlevi tarikatının babasıdır. Sufi ve şairdir. Yaşarken Konya ve çevresinde halkla bütünleşmiştir.
İsterseniz bir dörtlük daha size aktarayım :
Yıkılmadıkça bu medreseler, minareler,
Mutlu olmaz gönül dilinden anlayan,
İman küfür olmadıkça, küfür iman,
Olmaz bir Tanrı kulu Müslüman…
Yaklaşık 750 yıl önce Konya’da halk bu dörtlükleri tartışıyordu.
750 yıl sonra, Milenyum çağını aşmamıza rağmen Konya ve Türkiye’de olup bitenlere bakanlar şaşmaz mı?
Ne demişti Hz. Mevlana :
Gene gel, gene,
Ne olursan ol.
İster kafir ol, ister ateşe tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
İster yüz kere bozmuş ol tövbeni.
Umutsuzluk kapısı değil, bu kapı,
Nasılsan öyle gel…
Nedir bugünkü hoşgörüsüzlüğümüz. Bir birimize saldırmamız. İnsanları katletmemiz. Hakka razı olmayışımız, küfürde koşuşumuz, dedikodu, yalana kapılmamız, hak-hukuk tanımaz halimiz? Şu veya bu şekilde karanlığa gömülmemizi kim ister.
Hz. Mevlana’nın bir dörtlüğü ile yazımı noktalayayım:
Topluluk bizim yanımıza geliyor.
Susacak olsak, incinirler.
Bir şey söylesek onlara göre söylemek lazım.
Geldiğinden o zaman bizde inciniriz.
 
Bu yazı toplam 61 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.