1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. Hz ÖMER’İN İMANI.
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

Hz ÖMER’İN İMANI.

A+A-

Bir gün Rasûlullah(s.a.v) ashâbına hitaben:
‘’-Ben içinizden birine babasından, anasından ve diğer bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça o kişi(hakkıyla) iman etmiş olmaz. ’buyurdu.
Ömer (r.a) bu sözü duyunca:
‘’-Allah’a yemin olsun ki ya Resûlullah, sen bana kendi canım dışındaki her şey den çok daha sevimlisin.’’dedi.
Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
‘’-Hayır ya Ömer!.. Öyle olmalı ki, ben sana kendi canından bile daha sevgili olmalıyım.’’
Bunun üzerine Hz Ömer (r.a)
‘’-Vallahi, şu an, Sen bana kendi canımdan çok daha sevgilisin. ’deyince Resûlullah (s.a.v)  buyurduki:
‘’-İşte şimdi oldu, ey Ömer!’’
RABBENA DUASININ MUHTEŞEM SIRRI
Namazların sonunda okuduğumuz “Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve gınâ azâbennâr” duası, bir Müslümanın şu dünyada yapacağı en kapsamlı dualardan birisidir.
Bu duanın anlamı şöyledir: “Allah'ım! Bize dünyada da iyilik ve güzellik, ahirette de iyilik ve güzellik ver. Ve bizi ateş azabından koru.”
Bu duanın “Bize dünyada da iyilik ve güzellik ver” kısmı:
* sâliha bir eş,
* hayırlı bir evlat,
* iyi bir arkadaş,
* faydalı bir ilim,
* konforlu bir araç,
* rahat bir ev ve insanın hoşlanacağı her türlü güzel şeyler gibi tüm iyilik ve güzellikleri kapsar.
“Bize ahirette de iyilik ve güzellik ver” kısmı ise:
* kolay hesap,
* korkulardan emin kılınmak,
* kitabın sağ taraftan verilmesi,
* sırattan kolay ve hızlı geçilmesi,
* Rasulullah’ın Havz-ı Kevseri’nden içilmesi ve Cennet’e girilmesi gibi her türlü ahiret saadetini içine alır.
Bundan dolayıdır ki, Rasulullah (s.a.v.)’in en çok yaptığı dualardan birisi bu olmuştur. (Buharî)
Yine Ömer ve Abdurrahman İbn-i Avf (radıyallahu anhumâ) da tavaflarında en çok bu sözleri telaffuz ederlermiş. (ed-Durru’l-Mensûr, 2/450)
Ey Müslüman, sen de bu hayırlara erişmek istiyorsan, bu duayı sık sık okuyarak her türlü hayrı dileyebilirsin.
4 DİRHEM’E, 4 DUA. 
Kendisini içkiden kurtaramayan bir müslüman, hizmetçisine dört dirhem verir. İçki almasını söyler. Hizmetçi giderken Mansur bin Ammar isimli bir zatın, bir fakire yardım topladığını görür. Mansur, (Bu fakire 4 dirhem verene 4 dua ederim) der. Hizmetçi, fakire 4 dirhemi verir. Mansur der ki:
- Hangi duayı etmemi istersin?
- Hizmetçilikten kurtulmak istiyorum.
- İkinci isteğini söyle!
- Fakire verdiğim dört dirhem benim değildi. Benden bunu isterler. Dört dirhem isterim.
- Üçüncü isteğin nedir?
- Efendimin tevbe edip içkiyi bırakmasını istiyorum.
- Dördüncü arzun nedir?
- Allahü teâlânın beni, efendimi, seni, kavmimizi affetmesini istiyorum.
Mansur bin Ammar, hepsi için gerekli duayı yapar. Hizmetçi evine gidince, efendisi, geç kalmasının sebebini sorar. Hizmetçi durumu anlatır. Efendisi sorar:
- Sen neler istedin?
- Hizmetçilikten, kölelikten kurtulmayı istedim.
- Peki seni azat ettim. Başka ne istedin?
- Dört dirhem istedim.
- Al şu dört dirhemi. Başka ne istedin?
- Tevbe edip içkiyi bırakmanı istedim.
- Tevbe ettim. Başka ne istedin?
- Allahü teâlânın hepimizi affetmesini istedim.
Efendisi duraklar, (İşte bu benim elimde değildir) der. O gece rüyasında, (Sen elinde olanı yaptın da, biz elimizde olanı yapmaz mıyız? Seni de, hizmetçini de, Mansuru da ve orada bulunan hepinizi affettik) denir.
Her müslüman da elinde olanı esirgememeli, daima affedici olmalıdır!

Bu yazı toplam 482 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar