1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Hz. Yakub ve Hz. Yusuf (a.s)
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Hz. Yakub ve Hz. Yusuf (a.s)

A+A-

Yakub peygamberin oğlu Hz. Yusuf’un kıssasını birçok kişi bilir. Yani hasetlikten mütevellit kardeşleri Yusuf’u kuyuya attılar, kurtlar yedi diye babalarına yalan söylediler ve sonra da bir kervana ucuz, cüzi bir parayla sattılar. Allah’ın ilediklerinden süal olunmaz, ayeticelilşedir. Lakin Rabbimiz sebepsiz zerre dahi yaratmamıştır. Hz. Yakub’un gözlerinin kör olmasının, Hz. Yusuf’un ucuza satılmasının, hapishanede beş fazla yatmasının vs. sebep ve hikmetleri vardır elbette. Bunları kısaca sizlere izah edelim de herkes alacağı mesajı alsın:

 

Hz. Yakub, devenin yavrusunu keserken annesi onu gördü ve dayanamadı. Ağlaya ağlaya ana devenin gözleri ama oldu. Hz. Yakub’u da, en çok sevdiği Yusuf’unu kaybettirerek ağlaya ağlaya gözleri görmez oldu. Hz. Yusuf’a gelince çocukluğunda aynaya bakar ve kendi kendine “Ben satlığa çıksam, bu güzellikle bana kimse kıymet biçemez” dermiş. Sen misin bunu diyen? Kardeşleri tarafından geçen bir kervana beleş denecek kadar ucuz bir fiyatla satılmıştır. Satılmakla kalmadı, bir de saraya gelince, zindanda Züleyha validemiz sebebiyle hapse atılıp,7+5- 12 yıl kaldı. Zindan arkadaşlarından birinin rüyasını tabir ettiğinde, hükümdara hizmetçi olacağını tabir etmiş, arkasındanda!” Beni, hükümdarın yanına varınca hatırlarsın” demiş. Yani zindandan çıkmak için şefaatçi olmasını kastetmiş. Lakin bu söz Rabbimizin hoşuna gitmemiş. Hz. Cebrail’i göndererek “Yusuf bize itimat etmemiş ki de böyle söyler” diyerek beş sene daha zindanda kalacağını söyler Hz. Cibril meseleyi idrak eden Hz. Yusuf Cebrail (a.s.)’a “Ya Cebrail, bu takdirde Rabbim benden memnun mu, değil mi” deyince Hz. Cibril;

  “Evet ya Yusuf Rabbin senden çok memnun” der. Hz. Yusuf, “Ya kardeşim Cebrail, rabbim benden memnun olduktan sonra beş yıl daha yatarım gam yemem der ve teslimiyetini beyan eder. Hz. Yusuf orada da boş durmamış, Allah’ın kullarına kitabullahı ve dinini öğretmiştir. Yani sende ben d e boş durmayacağız. Herkes üzerine düşeni yapacak vesselam.

       Züleyha validemiz ile evlenmesi de manidardır. Şöyle ki: Hz. Züleyha kız iken, Mısır Melikine hanım olmak için dua eder. Melikin rüyasını da görür. Gün gelir, Melik kendisine talip olur ve evlenir. Lakin rüyasında gördüğü melik bu değil. Bu Melik çok çirkin biriymiş. Hâlbuki Züleyha’nın rüyasında gördüğü Melik, yakışıklı ve çok güzelmiş. Her şeye rağmen o melik ile evlendi. Evlendiği Melikin, rivayete göre racüliyeti yokmuş. Hz. Yusuf, gün gelir zindandan çıkar. Mısıra, Mısır Azizi öldüğü için Melik olur. Züleyha ise, günden güne çökmüş, zayıflamış, güzelliği kaybolmauş. Aşkından gözleri görmez. Bundan haberdar olan Hz. Yusuf; Cenacı Allah’ın emri üzere kendisiyle nikâhlanmayı teklif eder. Hz. Züleyha ise bu teklife karşı;

    Ya Yusuf! Gençliğimi senin için harcadım. Güzelliğimi senin için kaybettim. Ben, şu anda Allah’a olan aşkımı buldum. Sen Rabbime dua edersen, gençlim, kaybettiğim güzellimi geri verirse seninle evlenirim der. Hz. Yusuf dua eder ve Züleyha’nın gözleri açılır. Bir de ne görsün, Mısır Azizi ile evlenmeden önce gördüğü rüyasındaki genç Azizizin ta kendisi! Evet, Hz. Allah (c.c.) Züleyha’nın gençliğini, güzelliğini geri verir ve Yusuf peygamberle de evlenir. Hz. Züleyha’nın duası böylece kabul omuş oluyor. Yani Mısır Azizi Yusuf peygambere hanım oluyor. Hz. Allah, Züleyha validemizi kız olarak evlendirmiştir. Zira Azizin racüliyeti olmadığından kendisiyle hiçbir zaman beraber olamamıştır, ilahi takdir böyle tecelli etmiştir. Kıssadan hisse çıkarmak size aid vesselam.     

      Hz Yusuf yıllar geçip Mısıra vezir olup, bir kıtlıktan dolayı kardeşleri Mısır’a geldiler ve onlara zahire yardımında bulundu. Oğlunun ayrılığından ağlaya ağlaya gözleri kör olan Yakub peygamber (a.s.) oğullarını affetmesine rağmen, onlar için duayı seher vakti ve Cuma gününe bıraktı. Ayrıca Hz. Yusuf ile helâlaştırıncaya kadar ve onun bunları affettiğini kendisi görünceye kadar tehir etti. Çünkü suçlunun bağışlanması mazlumun haksızlığa uğrayanın affetmesine bağlıdır.

      Hz. Yusuf’un gömleğini gözlerine sürünce, Yakup peygamberin gözleri görür oldu. Hz. Yusuf, yıllar sonra babasını saraya getirtip kavuştuklarında;

        Yusuf (a.s.) babasına saraydaki devlet hazinelerini gezdirmiş, çeşitli mücevher ve silahları, kıymetli eşyayı göstermiş. Bu sırada yazı yazılan kırtasiye kısmına geçilmişti. Dünyada ilk defa yazı için kağıt icad eden ve kağıda yazı yazan Yusuf (a.s.)’dır. Burayı gezerken Hz. Yakub oğluna, yavrucağazım bunlar burada dururken şu sekiz konaklık mesafeden bana bir mektup yazsan da, hüznümü gidersen olmaz mıydı? Bu alakasızlık ve ebeveyni hatırlamamak nedir diye? Söyledi.

      Hz. Yusuf’ta, Ben yazmak istediğim zaman Cebrail aleyhisselam mani oldu diye cevap verdi. Bunun üzerine sebebini öğrenmek için beraberce Hz. Cebrail’e sordular. O büyük melek, “Ey Yakub, sen korkarım ki, Yusuf’u kurt yer diye korkup Allahü Teâlâ’ya ısmarlamadığın için Rabbim sizi ayrılık ateşine mübtela kıldı ( imtihana tabi kıldı)” diye cevap verdi. Lakin burada önemli olan Allah’a karşı tevekkül dediğimiz itimat hakkında bundan ders almamızdır.

       Hz. Yakub ve Yusuf (a.s.) kırk yıl ayrı kalmışlardır. Mısır’da on yedi sene beraber kaldılar. Yakub (a.s.) yüz kırk yedi yaşında vefat etmiştir. Esas lakabı Abdullah yani Allah’ın kulu demek olan İsrail idi. İşte İsrail oğulları onun on iki oğlundan türedikleri için bu ismi almışlardır. Bu isimle anılırlar. (Devam edecek)

 

Bu yazı toplam 13881 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum