1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. I. Aladdini Keykübat K.S. -2
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

I. Aladdini Keykübat K.S. -2

A+A-

Anadolu Selçuklu devleti’nin en büyük sultanlarından. İsmi Keykubat, lakabı Alâüddin, ünvanı ise Sultan-ül-Âlem, Sultan-ül-azamdır. Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in oğlu olup, doğum tarihi Babasının melik’lik devrinde 1186 dır.

Ana dili olan Türkçe’nin yanında Farsça, Rumca, arabça bilirdi. Farsça’ya şiir yazabilecek nisbette vakıf oldu. Ayrıca, yüksek İslami ilimleri ve astronomiyi öğrendi. Devlet idaresinde yetiştirilip, İslam ahlakı verildi.

Şihabüddin Sühreverdi hazretlerini çok sevip, hürmet ederdi. Sıkıştığı vakit ve haller de onu vesile ederek Allahü Teâlâ’ya dua ederdi. Ayrıca Necmeddin-i Razî ve Mevlananın babası Sultan’ül- Ulema Behaüddin Veled’in sohbetinde bulunup, istifade ederdi.
Sultan Alaaddin keykubat, samimi bir müslüman olup, Ehl-i sünnet itikadında ve hanefi mezhebinde idi. İbadetlerini devamlı ve eksiksiz yapardı. AladdinKeykubad’ın İslamiyeti tatbikini Taşdâri Celâleddîn
Karatay şöyle anlatır: “On sekiz sene Sultanın hizmetinde bulundum. Gecenin üçde birinden fazlasını, uykuda geçirdiğini hatırlamıyorum. Bilakis onu geceleri Kur’anı Kerim okumak, namaz kılmak, dua
etmekle ve çalışmakla meşgul gördüm.”

Alaadin Keykubat Anadolu'da siyasi birliği tamamen sağladı. Ayrıca zamanında, Anadolu uluslar arası ticaret merkezi haline gelmiş ve döneminde Türkiye Selçuklu Devleti en parlak dönemini yaşamıştır.

I. Alaeddin Keykubat, Akdeniz'de önemli ticaret merkezlerinden biri olan Alanya'yı (Alaiye) topraklarına kattı (1223) ve Alanya'da tersane kuruldu. Bu durum Selçukluların denizcilikte büyük bir gelişme
göstermesini sağlamıştır. Selçuklular Akdeniz'den sonra Karadeniz'de de faaliyet göstermişlerdir.

I. Alaeddin Keykubat, Konya surlarını inşa ettirmeden önce, maiyetiyle dolaşıp, şehrin büyüklüğü, zenginliği, ahalinin refahı, çevresinin bağ, bahçe ve köşklerle dolu olmasından sırayla bahsettikten sonra
şöyle dedi:

“ Cihan bizim kudretimizi biliyor. Lakin dünya bir karar üzere kalmaz ve hadiselerin ne getireceği önceden kestirilemez. Konya gibi büyük, güzel ve zengin bir şehri, surdan mahrum bırakmak akıl karı değildir.”dedi ve surları inşaettirdi.
Gerek Selçukluların, gerekse Osmanlıların en mükemmel ve en bariz vasıfları, Peygamber Efendimizin bildirdiği dosdoğru yol olan Ehl-i sünnet itikadına sarılmaları ve bunu yaymak için çalışmalarıdır.
Alaaddin Keykubat’ın iktisadi ve ticari hayatın gelişmesi hususunda takip ettiği isabetli siyaseti neticesinde, Anadolu önemli bir ticaret merkezi haline geldi. İhtimalleri de göz önünde bulundurarak, zengin ve ticari mallar taşıyan kervanların yabancı korsanlar tarafından zarara uğratılması halinde, zararları devlet tarafından karşılandı. Bu, muazzam bir teşvik ve himaye idi. Ana yollar üzerine yapılan Kervansaraylar gayet mükemmel, istirahat yerleri müstahkem binalardı. Yolcuların ihtiyaçları, hiçbir ayırım gözetmeksizin ücretsiz ve aynı miktarda yemek verilir, hayvanlarına bakılırdı. Hastalarına bakılır, ilaçları temin edilirdi.
Bu kervansaraylar zamanımızın; yolcunun rahatça istirahat edip, yiyecek ve içeceklerini hazırlayan lokanta, otel, garnizon, anbar, ahır, çiftlik ve ilaçlarını temin eden hasta haneler mahiyetinde idi. (devam edecek)
 

Bu yazı toplam 82 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.