1. YAZARLAR

  2. Ümit ÖZEL

  3. İcat Etmemeye Ve Üretmemeye Bahane Kalmadı
Ümit ÖZEL

Ümit ÖZEL

Ümit ÖZEL
Yazarın Tüm Yazıları >

İcat Etmemeye Ve Üretmemeye Bahane Kalmadı

A+A-
Son günlerin en çok gündeme gelen konularından biri şüphesiz ki; Avrupa Birliği(AB) ülkeleri dışındaki ülkelerden yapılacak ithalat ürünlerinin bazılarında uygulanması planlanan gümrük vergisi zammı. Bana göre bu konuyu iki taraflı olarak ele almakta fayda var.
Önce kötü tarafından başlayalım. Konya gibi tarım şehri unvanı almış, tarım aletleri ve traktör satışlarında Türkiye’de öncü konumda bulunan bir şehirde devasa firmalar, ithal ettikleri söz konusu ekipmanlarda Türkiye’de söz sahibi konumdalar. Bu firmalar için uygulamaya alınan vergi düzenlemesi piyasada bu firmaları bir süre sekteye uğratabilir. İş değişikliğine gitmek isteyenler ya da satışını yaptığı ithal markaların gücüne inanıp işine zamlı tarifeden devam etmek isteyen firmaların yapacağı hamleleri zaman içinde göreceğiz. Ancak kötü olan tarafı bu firmaların sekteye uğraması ihtimali. Eğer böyle bir durum söz konusu olur ve yüzlerce personel ve şubeye sahip firmalar zarar görürse bunun yansımaları işçi istihdamı noktasında Konya’da geniş bir kesimi etkileyebilir.
Tabi ki kötü taraflarının olduğu kadar iyi tarafları da var ve bana göre bu yönleri daha fazla. Doların 4 lira sınırına dayandığı, Euronun 4 lira barajının üzerinde seyrettiği bu dönemde, yurt dışından ürün ithal etmek için milli kaynakların döviz olarak yurt dışına aktarılması, ekonomiye büyük zarar verecektir. Konya kadar bile toprağa sahip olmayan, İstanbul nüfusunun yüzde 30-40’ı kadar nüfusa sahip ülkelerden ürün ithal etmek ve kaynak akışına seyirci olmak kesinlikle kabul edilemez bir durum değildi.
Uygulamanın savunduğum kısmı buradan sonra başlıyor.

Konya dedik… Tarım şehri ve tarım ekipmanları imalatında öncü, traktör yedek parça imalatında yine öncüler arasında ve Traktör fabrikasına sahip bir şehir. Böyle bir şehrin vatandaşı gözüyle baktığımda, örneğin bir traktörün tüm yan ürünlerini üretebilen bir şehir neden o ürünlerin birleşiminden oluşan traktörü ve diğer ekipmanları üretemesin. O traktörün motorunu neden üretemesin? Bunun şuana kadar bir açıklamasına şahit olamadım. İmkan yok çalışma yapılamıyor, AR-GE yapamıyoruz ürün geliştiremiyoruz denilecek dönemler bana göre ve görüştüğüm kurumlara göre geride kaldı. Buyrun KOSGEB’in AR-GE için firmalara verdiği teşvik ve hibelere bakın. Buyrun yine KOSGEB ve diğer kurumların yeni ve patentli ürün için ayırdığı bütçelere bakın. Böylesine destekler hibeler de dahil olmak üzere devlet bütçesinden üretici ve girişimciler için devlet tarafından ayrılırken, neden üretmemek için bahanemiz olsun. Ya da ne bahaneyle üretmekten kaçıp ithalat zammına itiraz edebiliriz. İnce eleyip, sık dokuyup düşünmekte fayda var. Her zammı hatta her vergi zammını savunan biri değilim, ancak bu defa yapılan hamlenin doğru olduğunu düşünüyorum.
Başta söylediğim kötü tarafın çözümü de tam olarak burada yatıyor. Üret üretirken istihdam sağla, sat satarken istihdam sağla, ihraç et ihraç ederken istihdam sağla. Formül basit. Yabancı sermayelerle iş yapılmadan da bu ülkede istihdam yapılabilir. Burada sektörlerinde söz sahibi firmaların rolü büyük. Onlar üretirse sadece kendileri değil Türkiye kazanır.

Büyümek istiyorsak yerli ve milli olmalıyız. Bunun en somut örneklerini neredeyse yüz yıldır ithal ettiğimiz, savunma sanayiinde gördük. Destek olduktan sonra, istek olduktan sonra bu ülkede yapılamayacak, üretilemeyecek tek bir şey dahi göremiyorum. Umarım ki bunun ilk meyvelerini yerli otomobil ve zaten mevcut olan yerli traktör üretiminde çeşitlilik olarak toplarız. 
Bu yazı toplam 283 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum