1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İçimizdeki Yabancılar
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İçimizdeki Yabancılar

A+A-
Tarihe bir bakarsanız görürsünüz.
Türk Milleti fakire, fukaraya, mazluma, muhtaca her zaman her ortamda kucak açmıştır.
Mesela Kurtuluş Savaşı sonrasında Balkanlardan soydaşlarımıza kucak açmışız.
Mesela rahmetli Özal zamanında yine Balkanlardan, Bulgaristan’ın zulmünden kurtulmak isteyenlere kapılarımızı açtık.
Irak’da Saddam zulmünden kaçanları, peşmergeleri kucakladık. Bunlar içinde çoğu terörist çıktı.
Açlık nedeniyle Güney Afrika ülkesinden gelenlere yuva verdik, yemeğimizi, evimizi, lokmamızı paylaştık.
Son olarak da Suriye’de Eset’in zulmünden kaçanlar Türkiye’yi ve şehirlerimizi adete yurt edindiler ama, biraz palazlandılar mı her çirkef işleri onlardan görmekteyiz.
Kayseri’yi karıştırdılar.
Kilis öyle.
Gaziantep’te cinayet işlediler…
Bu kent adeta barut fıçısı gibi…
Yurdumuzda bir çok vilayette durum farklı değil ama, bazı masum, Suriyelilere de saldırılmasına, onların rahatsız edilmesine de doğrusu gönlüm razı olmuyor.İçim sızılıyor.
Şimdi bir bakıyorum Konya’da yaklaşık 50, Maraş’ta 45, Ankara’da 30, Batman’da 20, İzmir’de 13, Antalya ve Kayseri’de 10 binden fazla Suriyeli yaşamaktadır. Türkiye genelinde 3 milyon’a yakın Suriyeli yaşamaktadır.
Keşke adam gibi yaşasalar…
Suriyeli Sorunu Meclis'te!
CHP’li Atilla Kart, İçişleri Bakanı’na Suriyelileri sordu. Kart, “Suriyelilerin yoğunlaşmaya başladığı illerde ciddi asayiş sorunları yaşanmaya başladı. Ayrıca Suriyeliler ‘ucuz işçi ihtiyacı’ için kayıt dışı olarak çalışmaktadır. MHP’li Mustafa Kalaycı bunların durumunu meclise taşıdı.
Savaş şartları sonucunda Türkiye’ye sığınmak durumunda kalan Suriyelilere, en başta insani sebeplerle yardımcı olmak gerektiği tartışmasızdır. Türkiye, bu amaçla Suriye sınırında bütçesini zorlayarak kamplar açmıştır. Ancak bu kamplara gelen Suriyelilerin, gerçekten sığınma amacıyla mı yoksa başka sebeplerle mi geldikleri konusunda soru işaretleri vardır. Ben diyorum ki, kendi vatanlardan kaçan, kendi memleketlerine faydası olmayanların bize ne faydası olacak? Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili mercileri, bu anlamda üstüne düşen denetim görevini yapmamış ve bu konuda özen göstermelidirler.
Konya’da bir bakıyorsunuz,
İstisnaları bir kenara bırakırsanız hırsızlığı onlar yapıyor.
Fuhuş sektörü onların elinde,
Kent merkezinde söyleyenlerin vebalı boynuna akşamın belli saatlerinde fuhuş pazarlarının kurulduğu iddiaları var.
Bütün bunlardan başka bu kimselerin içinde Türk’e, Türk bayrağına, Türk devletine sövenleri de görmekteyiz.
Türk Devleti kendi imkanlarını, kendi gerçek vatandaşlarına vermesi gerekirken, insani düşüncelerle bunları besliyoruz ama, ne yazık ki, bu kimseler bizim düzenimizi bozuyorlar. Konyalı tabiri ile ekmek veriyoruz, karınları doyunca bilmem ne yapıyorlar, bacağımıza sarılıyorlar. Elbette yukarıda söylediğim gibi bu kimselere kucak açalım. Bu Türk’ün hasletlerindendir. Ancak kendi vatanına hayırı olmayanlar acaba bize ne kadar faydası olacaktır?
Şems-i Tebrizi diyor ki:
Güzel bir gülü,
Güzel bir geceyi,
Güzel bir dostu herkes ister.
Önemli olan gülü dikeniyle,
Geceyi gizemi ile,
Dostu tüm derdi ile sevebilmektir.
Bu yazı toplam 95 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.