1. HABERLER

  2. KONYA

  3. İcra davaları arttı
İcra davaları arttı

İcra davaları arttı

Konya’da İcra Hukuk davalarının artış gösterdiğini bildiren Avukat Cemile Eser, icra takibine düşenlerin taksitlendirme yaptığını, ancak daha sonra da taksitlerini ödeyemediğini söyledi.

A+A-
Hukuk mahkemelerindeki dava sayısı yüzde 48.9, idari yargı mahkemelerindeki dava sayısı ise yüzde 36.4 oranında artış gösterdi. Konya’daki Hukuk Mahkemeleri’ndeki dava sayısıysa 2015 yılında artarak toplam 3 milyon 391 bin 249’a ulaştı.

KONYA’NIN YARGI İSTATİSTİKLERİ
Ceza ve yargılama sisteminde yaşanan değişiklikler ceza mahkemelerine gelen dava sayısını azaltarak 2006’da ceza mahkemelerindeki dava sayısı 2 milyon 709 bin 769’dan yüzde 5.7′ lik azalışla 2015 yılında 2 milyon 556 bin 185 oldu. Bu sayı Konya’da ise Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerindeki dava sayısının 639 bin 988 rakamına ulaşmasını sağladı.
2015 yılı Adalet istatistiklerine göre Konya Ağır Ceza Mahkemelerinde toplam 3 bin 599 tane dava, Asliye Cezada 50 bin 614, İcra Ceza Mahkemesi’nde 11 bin 549, çocuk mahkemeleri ise 3 bin 631 dava açıldı. Ceza mahkemelerindeki açılan davalardaki suç sayısıysa toplamda 101 bin 715. Bunlardan 90 bin 106’sı erkek, 11 bin 321’i kadın, 95’i bilinmeyen ve 193’ü tüzel kişi olarak kayıtlara geçti.
Konya’da Mahkeme türüne göre hukuk mahkemelerindeki dava sayısı geçen yıla oranla artış gösterdi. Türkiye genelinde toplam 3 milyon 391 bin 249 dava sayısı açıklanırken bunların 77 bin 147’si Konya’dan. Konya’da toplam 26 bin 793 tane Asliye Hukuk, 18 bin 943 Sulh Hukuk, 7 bin 668 aile, 6 bin 688 İcra Hukuk, 5 bin 985 iş, 5 bin 345 Asliye Ticaret, 4 bin 178 tüketici ve 544 kadastro davası görüldü. Bu davalardan sadece 49 bin 187 si karara bağlandı.

TAAHHÜDÜ İHLAL İCRA DAVALARI ARTTI
İcra Hukuk davalarının Konya’da bu kadar artış göstermesinin nedenini Avukat Cemile Eser, “İcrada daha çok şikayet ve taahhüdü ihlal cezaları var. Taahhüdü ihlal yani icra müdürü kanalı aracılığıyla söz veriyor ama sözünü tutamıyor. İcra memurlarının yaptıkları işlemler taraflarca beğenilmediği için şikayet sayısı artıyor. İcra Hukuk Mahkemelerine yapılan şikayet dosya sayısı arttıkça dava sayıları da artıyor. Bol bol taahhüt alıyor, insanlar taksitlendirme yapıyor ondan sonra da taksitlendirmeyi yerine getiremiyor icra cezaya şikayet ediyor.” dedi.

Davaların her geçen yıl artmasına ise Eser, insanların karşılıklı olarak sorunlarını çözme noktasındaki yetersizliklerinden kaynaklandığını belirtti. Eser: ”Karşılıklı bir araya gelip ortak bir çözüm bulamadıkları için bir noktada sorunları kendi aralarında kutuplaştırdıkları için bunu dava yoluyla aşmaya çalışıyorlar. Tüketici mahkemeleri açısından düşünürsek, Tüketici Kanunu’nda yapılan değişikliklerle beraber tüketici bilinçleniyor ve bu dava açmaya etki ediyor.” ifadelerini kullandı.

HUKUK TOPLUMA GÖRE ŞEKİLLENİR
Avukat Cemile Eser, iş mahkemelerinin büyük bir yoğunluğunu işçi alacakları olduğunu söyledi. Sözlerine “Kıdemli ihbar tazminatı, ücret alacağı vs. işten çıkartılan işçiyle alakalıdır. Konya’da ki iş mahkemelerindeki yoğunluk işçi alacaklarına ilişkindir. Nedir işçi işten çıkar, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ister, fazla çalışma ister, ulusal bayram, tatil bunları ister. İkinci bir sıralama yaparsak buna Sosyal Güvenlikle ilgili dava türleri gelir. SGK’ya karşı açılan davalar ve SGK’nın kişilere açtığı davalardır. Daha sonra sendikal neden dediğimiz davalar gelir. Konya’da sendikalaşma yeni yeni başlıyor. Özellikle sendikal faaliyetlerin engellenme düşüncesiyle davalar açılıyor.” diye devam etti.
Hukukun insanlardan bağımsız olmadığını toplumun sorunları ve şikayetleriyle davaların şekillendiğini vurgulayan Eser aile mahkemeleri hakkında şunları kaydetti: “Aile mahkemelerinde özellikle evlenme ve boşanma istatistikleri dikkate alındığında, yeni evliler arasındaki en büyük problem bir arada yaşayabilme yetisini bilmemeleridir. Bir diğer etken de kadınların ekonomik özgürlüğe sahip olduğu için kendi ayakları üzerinde durmayı başarabileceklerini düşünüyorlar. Okur yazarlığın yükselmesi, kendi kazançlarını ve geçimlerini sağlayabilmeleri evlilikten beklentinin 40-50 yıl öncesi gibi olmamasına neden oluyor. Bireysel özgürlüklerini sağladıkları için bireysel mutluluğun peşinde olmalarından kaynaklanıyor.”/Nagihan Çapkın

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.