1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. İftara Doğru Aklıma Gelenler
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

İftara Doğru Aklıma Gelenler

A+A-

Benim aklıma gelenlerden ziyade iftara doğru ifadesi sizi daha çok ilgilendirmektedir. Fakat izniniz olursa aklıma gelenleri de sizlerle paylaşmak istiyorum. Çünkü iftara doğru bilinçaltımızda önemli bir zaman dilimini ifade etmektedir.

İftar kelimesi, bilinçaltımızda yeme, içme ve ağzımızın açılmasını çağrıştırmaktadır. Bazı tercih ve davranışlarımızda, bilinçaltımız sandığımızdan daha fazla etkili olabilmektedir. Doğrudan yeme ve içmeden bahsetseydim buna ilgi göstermez ve okumaya başlamazdınız. Bu hem oruçlu olduğunuz için hem de benden yeme ve içme ile ilgili bir yazı beklemediğiniz içindir. Bu başlıktaki örtülü mesaj, bilinçaltı bilgilerinizi harekete geçirerek sizi bu yazıyı okumaya sevk etmiştir!

Muhtemelen hepimiz iftar saatini beklemekteyiz. Ben de aynı şekilde açıktan bir yeme içme yazısı yazamayacağım için böyle “iftara doğru aklıma gelenler” diyerek bilinçaltımın tuzağına mı düştüm! diye düşünmeden kendimi alamıyorum. Bir el atın da alamadığım kendimi alayım da yazıya devam edelim!

İftar sofrası fantezileri kurarak zaman geçmiyor. İftara iki saat kadar zaman kalmış ama vakit geçmiyor. Zaten bu nedenle bu yazıya başlamış olduğumuzu da belirteyim. Yoksa az sonra olmasa da yazının sonunda “bu muydu ya?” diye sitemlerinizi de işitiyor olurum. Çünkü bu adam,“Ne anlatmaya çalışıyor?”, “Neden bizimle uğraşıyor?” diye düşünmenizi de istemem! Benimki sadece vaktin çabucak geçmesi için kelimelerle oyun oynamaktır. Oyun deyince yaptığım işi küçümseyip de alay etmeyin çünkü gerçekten oruçlu iken kelimeleri zapt etmek kolay olmuyor. Biri sağa biri sola kaçışıyor, “ara ki bulasın!” daha az önce inanın “ara ki bulasın” deyimini kulağından çektim buraya getirip yerine koydum. Hatta inanmayacaksınız belki ama şimdi okuduğunuz cümledeki sözcükleri de her birini oturma odasının ayrı köşelerinden toplamak zorunda kaldım! Neticede iyi bir iş çıkarmak istiyorsanız yerinizden kalkıp biraz gayret sarf etmeniz gerekir!

Oruçlu olunca kendimizi yormaktan kaçınarak, olabildiğince kısa kelimelerle iletişim kurmaya çalışıyoruz. Neredeyse “evet” ya da “hayır” sözcükleri ile günü tamamlamaya çalışanlar var! Ama ben öyle miyim? Bakın işte, sizin için yazı yazmaya çalışıyorum ki okuyasınız. Siz de öylelerinden değilsiniz tabii ki… Neden, işte siz de yazımı okuyarak iftar saatini bekliyorsunuz. Şimdi birbirimize yeme, içme ve havadan sudan konuşup da Ramazan ayının faziletlerine değinmezsek tabii ki yanlış yaparız.

İçinden geçmekte olduğumuz mübarek günlerin üzerimize bıraktığı rahmetin gölgesinde serinliyoruz. Size uzun uzun Ramazan’ın güzelliklerini ve oruç ibadetinin sevaplarını anlatmayacağım. Bunu zaten siz hem yaşıyorsunuz hem de hocalarımız ziyadesiyle camilerden, televizyonlardan ve internetten anlatmaktadırlar. Cahil her şeyi bilirken! alim bazı şeyleri bilir, düsturundan hareketle bilmediğimiz konularda bilmediğimizi söylemekten çekinmeyeceğiz. Her şeyi bilmeye gücümüz olmadığı gibi imkânımız da yoktur. Vel hasıl siz de ben de bu satırlarda biraz daha sohbet edelim de iftar vaktine yaklaşalım diye yazıyı toparlamaya çalışıyorum.

Ramazan ayı gelince manevi bir iklimin atmosferinde nefes aldığımızı, serinlediğimizi ve feyz aldığımızı hissedebiliyoruz. Böyle günlerde hayat sanki ağır bir çekimde imiş gibi, attığımız adımların yanlışsa telafisi varmış, doğruysa zaten kendini telafi etmiş olduğundan bir sükûnet ve huzuru yaşıyoruz. Ramazan gelince toplum çapında ilahi bir nefis terbiyesinin ve eğitiminin parçası oluyoruz. Oruçlu olanların ibadet şuuru, oruçlu olmayanların ibadete ya da oruç tutanlara saygısı, çocukların yarım gün ya da tam gün oruç muhabbetleri, televizyonda sadece hocaların, hacıların değil bütün bir medya, Ramazan’ın manevi atmosferinden etkilenmektedir.

Bu eğitimin de nefsimize hâkim olmanın, açın halinden anlamamız ve yüce Allah için oruç tutmak gibi başarı ölçüleri vardır. Eğitim sonunda karnemizi aldığımızda eğitimi geçenlerden oluruz inşallah. Selam ve dua ile.

Bu yazı toplam 573 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.