1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İhanet Ve Bedeli!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İhanet Ve Bedeli!

A+A-
Yarın sandığa gideceğiz. Yerel anlamda yeni yasalar sonrası ilk yöneticilerimizi seçeceğiz. Ancak bu seçim hiçte yerel seçim gibi değerlendiremedi.
Gerek iktidar, gerekse muhalefet ortalığı toz- dumana kattı. Tapeler, kasetler, dinlemeler, yolsuzluk iddiaları insanları bir birine kattı, insanların bir birine kuşku ile bakmasına sebep oldu.
Şimdi söz sırası Millet’te. Bakalım yüce Türk Milleti bütün bunlarda sonra nasıl karar verecek, sandığa bu olaylar nasıl yansıyacak?
Ancak şunu bilmemiz gerekir. Akıl bilim ve sanattan mahrum insan şaşkındır.
Bugün insanlarımız din, millet, vatan, üçgeni içinde kimin ne yaptığına bakmaktadır.
İslam dünyasında; liderler, krallar, tuzu kuru olanlar zenginlik içinde yaşayan dini önderler, sefaleti yaşayanlar, açlık sınırı altında geçim derdinde olanlar, emekliler, halk yığınları var.
İslam tarihi boyunca; istisnalar bir kenara bırakılırsa, İslam alimi denen kişiler birbirlerini tekfirlikle suçlamışlar. Hz. Peygamber ve 4 halife döneminden sonra sırf kendi egolarını tatmin etmek için Mezhepler kurmuşlar, tarikatlar kurmuşlar, insanları böldükçe bölmüşler. Bugün yaşananlar tarihte yaşananların devamıdır. Müslümanlar; kim doğru, kim haklı, kim gerçekçi soruları arasında boğuluyor, bunalıyor.
Tarihe bakın, Osmanlı tarihi inceleyin. Liderlerin bir çoğu yandaş alim fetvalarıyla da katlettikçe katletmişler, Geçmişte ilahi mesajları kendi ve yandaşlarını çıkarlarına uygun yorumlatmışlardı. Şimdi de aynı anlayış sürmektedir. Dün devletten nemalananlar, bugün devletin var olmasını değil, yok olmasını göz önüne alarak, devletimizin çok gizli sırlarını dinleyip, dinletip dünyaya afişe ediyorlar ama, maalesef onların bu davranışını hazırlayanlar hiç mi suçlu değildir? Çevrenize bakınız. İşte Suriye ve yaşananlar.İslam dünyasındaki katliamlar, İslamcıların kardeşlerini öldürme cehaleti içindeler.
Müslümanları katledenler yanında katlettirenler de sözde Müslüman’dır. Müslüman Müslüman’ın katili, suçlayıcısı, itham edicisi, soyucusu, aldatıcısıdır.
Kimisi hırsızlığın meşru olduğuna,
Kimisi servetine servet katmanın arka planını araştırmaya gerek olmadığına,
Kimisi bağışın hırsızlık olmadığına,
Kimisi yalan söylenebileceğine,
Kimisi emeksiz, sebepsiz zenginleşmenin haram olmadığına,
Kimisi kardeş katlinin caiz olduğuna,
Kimisi takiyye nin caiz olduğuna fetva veriyor.
Bunlar kendilerini Müslüman diye yansıtıyor. Öylesine ki İslam bunların tekelinde kendilerinden olmayanları Müslüman bile görmüyorlar.
Mağdur-mazlum, haklı-haksız kavramları içiçe geçmiş durumdadır.
Övenler-yerenler, suçlayanlar-suçlananlar sürekli dini kavramlar üzerinden yapılmıştır.
Güç, makam, şöhret, servet için çatışan, takiyye yapan, değişen dönüşen dönekler var.
Müslümanlar arasında, tuzu kuru olanlarla, yoksullar ilişkisi; biat-itaat-sorgulamama odaklı dengeye oturtulmuştur. Çelişkiyi sorgulayanlar; nefrete, öfkeye muhatap oluyor. Müslümanlar; olan bitenleri analiz edemiyorlar, akılcı değerlendiremiyorlar.
Samimi Müslümanlar; Maddi hayatla manevi hayat konusunda ikilem yaşıyorlar. Samimi Müslümanlar; Gerçeklerle yüzleşemediler, yüzleşemiyorlar. Samimi Müslümanlar; Beyana güven duyma saflığı, Müslümanları bunaltıyor.Samimi Müslümanlar; Her seferinde güvendikleri kişilerce, hayal kırıklığı yaşıyor.Samimi Müslümanlar; önderleri olanları sorgulamadılar. Görmek istediklerini görüyorlar, duymak istediklerini duyuyorlar, çelişkileri, istismarı yok sayıyorlar.
İslamcı önderlerdeki döneklik; bir kişilik zafiyetidir ama Müslümanlar derindeki kişilik zafiyetini göremiyor, anlayamıyor, yakıştırmıyorlar.İslamcı önderler; dinî üslubu ve motifleri, iktidar tekelinin tutkalı olarak kullanır.İslamcı önderler; iktidarı bırakmazlar. Gerekirse çocuklarını, kardeşlerini, halkı katleder. İşte Osmanlı tarihi…
İslamcı önderlerde; servet/mal biriktirme, para/maaş, makam/koltuk, ün/şöhret gibi maddi hayat talebi, manevi değerlerden önde gelir. Nefis açlığını doyuramazlar.Gerçekleri konuşanlara, yazanlara karşı; nefret ve öç alma tutkusu ile hareket ederler.
Amaca ulaşmak için her yol mubah derler.
Peki ya İlahi mesaj ne diyor?
Bunu da siz araştırın bulun. Ancak sahte İslamcıların bu zafiyetinden, diğerleri parsayı kapıyor.



 
Bu yazı toplam 51 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.