1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. II. Abdulhamid Han Cennetmekân
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

II. Abdulhamid Han Cennetmekân

A+A-
Sirkeci ve Haydarpaşa garları Abdulhamid hanın yaptırdığı 30 Mayıs 1906'da başlatılan önemli binalardır. Haydarpaşa Garı'nın yapımına.
Telgraf hatları döşenmesine onun zamanında hız verilmiş, hatta bu hatların her birinde meteorolojik gözlemler yapılması için talimat verilmiştir. Böylece telgraf hatlarının yaygınlaşmasıyla birlikte, hatların ulaştığı noktalardaki hava durumunun merkeze bildirilmesi imkân dâhiline girmekte, böylece bu çabalar çağdaş 'hava durumu' raporlarımızın başlangıcını oluşturmaktadır.

1899 yılında halen faaliyette olan Şişli Etfal hastanesini kurdu.

Abdülhamit,1899 yılında Japon İmparatoru Meiji'ye hediye edilmek üzere Alamet isminde bir robot göndermiştir. Bu robot tarihte bilinen ilk robot olma özeliğini taşımıştır. Fakat Alamet isimli bu robot Ertuğrul Firkateyni ile birlikte yapılan kazada yok olmuştur.
25 Mart 1906 tarihli fermanıyla Okmeydanı'ndaki Darülaceze'yi kurdurmuştur.
II. Abdülhamid 20. yüzyılın başlarında İstanbul'da Haliç'e, dahası Boğaziçi'ne birer köprü yaptırmayı düşündü, bunun için projeler hazırlattı. Fernidan Arnoden adlı Fransız mimarın 1900 tarihinde bir, Boğaziçi Demiryolu Kumpanyası'nın iki Boğaz köprüsü projesi, gerçekleştirilememiş olsa da, en azından belgeleri, çizimleri, resimleri bulunmaktadır.

Çocuğunu Satılığa Çıkaran Kadın:
Çok zor şartlar altında devleti 33 yıl dâhice idare eden Abdulhamid Hanın Osmanlı tahtından indirilmesinden sonra Osmanlı Devleti’nin başına Balkan gailesi açılıp, Sırp Yunan Bulgar ve Karadağlı çapulcuların İstanbul önlerine kadar gelmeleri üzerine, binlerce kilometre ötedeki Müslüman Hintli kardeşlerimizin, İslam’ın son hür kalesi olan Hilafet merkezi Osmanlı’ya yardım elini uzatmak için çırpındıklarını…
Genç kızların çeyizlerini, ihtiyarların cenaze masrafları için bir köşeye ayırdıkları paralara kadar neleri varsa ortaya döktüklerini, , , Bu yardım toplama kampanyası sırasında Peşaver’de çok fakir bir kadının, verecek bir şeyi olmaması üzerine kucağındaki mini mini yavrusunu halka gösterip onu satılığa çıkartıp, karşılığında alacağı parayı Osmanlı’ya yardım için vereceğini ilan ettiğini…

Japon İmparatorunun Sultan Abdulhamid’den: İslam dininin bilhassa tefekkür, gaye, felsefe ve manevi terkibi üzerinde şahsen kendisine izahat vermek için Japonca bilen yoksa tercihen İngilizce Fransızca ve Almancası kifayetli Osmanlı alimleri, istemesi üzerine. Ulu Hakanın çaresizlik içinde, karşı tarafa menfi müsbet arası, zaman kazandıran dolaylı bir cevap verdiğini…

Abdülhamid Han’ın kalbinde yara olan bu hadise hakkın da, daha sonraları(sürgün yıllarında) Ali Fethi Bey’e:“Eğer ben, Japon İmparatorunun istediği kıymette din ve maneviyat şahsiyetleri bulabilseydim evvela kendi memleketimi kurtarırdım ” dediğini…
Halkını Düşünen Gerçek Devlet Adamı. Okkası 30 paraya satılan ekmeğin fiyatına 10 paralık bir zam yapmak isteyen fırıncıları huzuruna çağıran müşfik sultan
Abdülhamid Han’ın onlara:

Siz yine ekmeği 30 paraya satmaya devam edin. Sattığınız her ekmek için istediğiniz 10 parayı ben vereceğim.
Çünkü bir memlekette ekmek fiyatına zam yapılırsa, bunu bütün zaruri ihtiyaçların pahalılaşması gibi bir hareket kovalar ki, halkımız bundan büyük ızdırap çeker” diyerek, halkını gerçek manada düşünen bir devlet adamlığı örneği sergilediğini.
Bir Siyaset Dâhisinin Ölümü
Devrinin en buhranlı döneminde devraldığı Osmanlı Devleti’ni 33 yıl süreyle dâhice politikalar takip ederek yöneten Ulu Hakan Abdülhamid Han a. Kıblesi batıya ayarlı yerli aydınlarca birçok iftiralar atılıp batılı ağzıyla “kızıl sultan” denmesine karşılık dönemin İngiltere Hariciye Nazırı Sir Edvvard Grey’in Sultan Abdülhamid’in vefatını öğrendiği zaman:
“Ne büyük kayıp! Hasmımdı ama onun ölümü ile diplomasi mesleği artık şevkini kaybetti” dediğini…
Abdülhamid’in Haremi

Yahudilerden Müthiş İtiraf
1967 yılında Paris’te düzenlenen dünya Yahudi Kongresi’nin zabıtları arasında bulunan bir belgedeki kayıtlara göre bir delegenin:
“Evet, bugün bağımsız bir devletimiz var ama mesut muyuz? Osmanlı’nın devrindeki gibi huzurlu muyuz? Samimiyetle ve hepinizin içinden geçenleri dile getirdiğime inanarak söylüyorum ki hayır! Bizim bu dünyada huzurlu ve emniyetli yaşamamız Osmanlı’yı yeniden kurmaya bağlıdır!” diyerek bir gerçeği itiraf ettiğini…
(Özfatura, Necati; “Osmanlı”, Yeşilay dergisi, Ekim/1992,s.21) (devam edecek)
 
Bu yazı toplam 94 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.