1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İki hayati adım!
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İki hayati adım!

A+A-

Seçime  yaklaşık 1,5 ay gibi kısa bir zaman kaldı. Zaman su gibi akıp gidiyor.
Bir taraftan aday adayları, bir taraftan iktidar ve muhalefet bir birine adeta salvo atmaya, birinin söylediğini, diğerinin cevaplamasıyla süreç devam ediyor. Tabi ki bu arada YSK’da hızlı adımlarla seçim hazırlığı içinde.
Piyasalar tedirgin,
Döviz rekor üzerine rekor kırıyor. Yükselişinin önüne geçilmiyor. Altın yükselişini sürdürüyor.
Önümüzde ramazan var. Dileğim ve vatandaşın isteği budur ki, seviyeli bir seçim  yapılsın. Sandıkta millet kime oy verecekse, kimi seçecekse kararını verecektir. Seçilende, kaybeden de, kazananda, seçende sandık sonuçlarına razı olmalıdır. Kimse de aba altından opa gösterip, halkı korkutmak  gibi bir yanlışa  ve tehdite yönelmemelidir.
Kim olacak ?
Kim kazanacak ?
Bunun cevabını  24 Haziranda   vatandaş verecektir.Yalnız bundan önce  bir kesimin beklediği cevap vardır ki, bunu da liderler ve Ankara belirleyecek. Bu da kim aday olacak, kim elenecek ?
Şunu da belirteyim.
24 Haziran seçimleri öncesi görüyoruz ki,  hükümete karşı  özellikle ekonomik alanda operasyonlar hız kazandı. Özellikle ekonomi üzerinden yapılan hareketler ve algı operasyonlarına dikkat edilmesi gerekiyor.Bunlar gerçeği yansıttığı kadar, insanları yanılgıya, bıkmaya da yöneltmektedir. Bu noktada AK Parti'nin seçimler öncesi iki önemli hususta çok titiz hareket etmesi gerekiyor.
Kimsenin kandım, kaldırıldım edebiyatına ihtiyacı kalmamıştır. Herkes bin düşünüp, bir söz söylemesi, in düşünüp, bir adım atması gerekir.Kimse kimseyi kandırmaya, miletle oynamaya, bölüp parçalamaya hakkı yoktur.
Seçimde liderler  bir birine  hakaret vari cevaptan çok, yapılacak işleri ve Türkiye’nin her alanda gerçeğini anlatmalıdırlar. Bu noktada iş iktidara düşmektedir.
Ama son gelişmelerin tesadüf eseri olduğunu düşünemeyiz. Evet, ekonomide yaşananların rasyonel nedenleri de var. Ancak bu sıra algı, olguların önünde gidiyor.
Yani... Stres, dalgalanma, belirsizlik, söylenti, homurdanma, risk primi derken bulaşıcı nitelikte karamsarlık yayılmak isteniyor.
Seçim ortamı ise "Ankara'nın öncelikleri farklı" iddiası ile birleştiriliyor. Meydanı boş bulduğunu sananlar, istedikleri gibi at koşturacaklarını umuyor.
Oysa durum bu değil.
Nitekim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Külliye'de Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nu toplaması bile puslu hava avcılarının bir sonraki atağa kadar sütre gerisine çekilmesine yetti gibi görülmektedir. 
Bu güne kadar gelinen noktada içinden geçtiğimiz sürecin önemli kilometre taşlarını kısaca hatırlamakta fayda var:
 Türk Hazinesi'nin sözleşmesini yenilemediği Standart and Poor's isimli kredi derecelendirme kuruluşu, üstüne vazife olmadığı halde "not indirimi" yaptı.
 Daha Cumhurbaşkanı ve milletvekili adayları netleşmemişken,"Külliye'de Erdoğanlı, Meclis'te Erdoğansız" formüller üretilerek, fitne ateşi yakıldı.Bu ateş giderek daha da alevlenecek.
Erdoğan ile AK Parti'ye oy verme davranışı arasında makas açmaya ve Meclis çoğunluğunu zedelemeye dönük tezler pazarlanıyor. Bu  teori tutabilir mi, bilmiyorum ama, etkili olabilir diye düşünmekteyim.
Birde yine son günlerde  başta  sosyal medya üzerinden, ağırlık merkezinin ABD olduğu tespit edilen"Tamam" kampanyası başlatıldı. Yani Erdoğan ve AK Parti’nin ömrünü tamamlamak olduğu belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün makamlara milletin oyu ile geldiğini, her türlü darbe tezgâhına yine milletin gücü ile karşı durduğunu  bu günlerde açık şekilde  anlatmalı ve yine millet oyu ile gidebileceğini belirtmelidir.. Ve sadece "millet tamam derse kenara çekileceğini" ama 24 Haziran'da yine milletle birlikte yıkım ekiplerine hak ettiği dersin verileceğini  kimseye hakaret etmeden, sakin ve kendine güvenli biçimde ifade etmelidir.. 
Böyle anlarda... Soğukkanlılığı korumak esastır. Faiz silahının çekilmesinde dikkatli olmak gerekir. Barutun tüketilmesi çözüm yerine sorun çıkartabilir. "Türkiye liderliği ve Türkiye ekonomisi saldırı altındadır." Bu iyi anlatılmalıdır.Saldırılar, sürpriz karşı hamlelerle veya piyasaların ezberi bozularak püskürtülebilir.
İşte bu nedenle... İlk olarak...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Seçim Manifestosu" ile tesis ettiği güveni, "Seçim Beyannamesi" ile pekiştirmesi elzemdir. Neyin nasıl yapılacağının ipuçlarının paylaşılması bile önemlidir. Buna,ne tarz bir ekonomi yönetimi ve bakanlık dağılımı planladığının izahı da dahildir. Ekonomik Kurul sonrası verilen güvenceler, geleceği belirleyecek değerdedir.
İkinci olarak...
Seçmen, Cumhurbaşkanı'na duyduğu sempati ve verdiği desteğin, bazı AK Parti milletvekilleriyle örtüştüğü kanaatinden sanki uzaklaşmaktadır.
 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  "En ideal liste ile seçmenin karşısına çıkmalıdır"
Bilmem anlatabildim mi ?
Yukarıdaki yazı içinde bazı bilgileri Okan Müderrisoğlu’nun köşesinden aldığımı da belirterek yazımı noktalıyorum.

Bu yazı toplam 213 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.