1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. İklimlerde Yaşanan Değişim
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

İklimlerde Yaşanan Değişim

A+A-
Son yıllarda yorgun dünyamızda meydana gelen değişiklikler çeşitli kesimler tarafından farklı yorumlanmaya devam ediyor. Ama asıl ürkütücü olanı yorumların genellikle bu gidişatın pek hayra alamet olmadığı yönünde olması size bu yazıyı yazmamda en önemli etken oldu. Birçok açıklamalar, belgesellerde işlenen konular, TV’lerden işittiğimiz haberlerde sıkça küresel ısınmadan bahsedilir. Küresel ısınmanın da günden güne dünyamız için felaket hazırladığı işlenir. En sonunda Amerikan filmlerinde izlediğimiz yok oluş efsanesine dayalı sanal yapımlar realiteye dönüşmeye başlıyor.
Gördüğünüz gibi şu an yaz ayında olduğumuz halde mevsimlerde değişen gelişmeler sebebiyle yağışlarla ve soğuk gecelerle bizi muhatap etmektedir.
Ekoloji Magazin’den edindiğim bilimsel verileri buradan paylaşmak ve sizleri bilgilendirmek arzu ettim.
Küresel iklim değişikliğinin nedenlerinin incelendiği bir çalışmada temas edilen konular iç karartıcıdır. Bakınız tespitlere;
Yeryüzünün ikliminin tabii olarak neden değiştiği tam olarak bilinmemektedir. Birçok teori değişen iklimi açıklamaya çalışsa da hiçbiri tek başına geçmişte yaşanan birçok dalgalanmayı yeterince açıklayamamaktadır. Bunun en önemli nedeni iklim değişikliğinde etkili olan faktörlerin çok fazla oluşu ve bunların birbiri ile olan karmaşık ilişkileridir. Şimdi iklim değişikliğini açıklamaya çalışan teorilerin ortaya attığı faktörlere göz atalım:
1. Kıta Hareketi ve Dağların Oluşumu
Geçmişte dünyanın yüzeyi büyük değişikliklere uğramıştır. Kıtaların hareketi teorisine göre, şu anki kıtalar eskiden tek bir anakara halinde bitişik idi. Anakaranın parçaları zamanla dünyanın yüzeyinde yavaşça hareket ederek kıtaların ve okyanus sahalarının değişmesine sebep oldu. Bazı bilim adamları karaların yoğun olduğu bölgelerin daha soğuk olacağını ileri sürmektedir. Ayrıca kıtaların hareketi okyanus akımlarının yollarını da etkileyebilir. Bu da değişik bölgeler arasındaki ısı taşınmasını ve küresel rüzgârları etkileyebilir. Bu etkiler bölgesel ve küresel iklim değişikliklerine sebep olabilir.
2. Dünyanın Yörüngesinde Değişiklik
Gökbilimci Milutin Milankovitch’in ortaya attığı Milankovitch teorisine göre dünya uzayda hareket ederken yaptığı üç devirli hareketin bir sonucu olarak yeryüzüne düşen güneş enerjisindeki dalgalanma iklim değişikliğine sebep olabilir. Yani bu teoriye göre iklim değişiklilerinin nedeni yeryüzüne gelen güneş enerjisindeki değişimlerdir. Dünya güneş etrafında dolanırken yörüngesindeki değişiklikler dünyaya gelen enerjide değişime neden olur. Yörünge eliptikten yaklaşık dairesel bir şekle kadar değişebilir. İkinci değişim dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönme eksenindeki sapmadır. Teoriye göre bu sapma 23.000 yılda bir olmaktadır. Üçüncü değişiklik ise dünyanın güneş etrafındaki dönme ekseninin eğimindeki sapmadır. Şu an yörüngesel eğrilik 23,5 derece iken 41.000 yıllık döngü içerisinde bu eğrilik 22 ile 24,5 derece arasında değişir. Eğrilikteki değişim ne kadar az olursa, yaz ve kış arasındaki mevsimsel değişiklikler de o kadar az olmaktadır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalarda bu teorinin geçerliliğini kuvvetlendirecek yönde tespitler yapılmıştır.


3. Atmosferik Parçacıkların Etkisi
Tabii kaynaklardan ve insanların neden olduğu mikroskobik katı ve sıvı parçacıklar atmosfere karışıp iklim üzerinde etkili olurlar. Parçacıklar atmosferin aşağı kısımlarına değişik yollarla girebilirler. Fabrikalardan ve araçlardan gazlar, tarımsal yangınlar, orman yangınları ve toz bulutları bunlardan bazılarıdır. Bazı parçacıklar (toz ve sülfat parçacıkları gibi) güneş ışığını dağıtıp yansıtarak havanın soğumasına neden olurken bazıları da (dumandaki kurumlar gibi) güneş ışığını emer ve etrafındaki havayı ısıtır. Sülfat parçacıklarının en önemli kaynağı fosil yakıtlarıdır. Okyanuslarda önemli bir sülfat parçacığı kaynağı ise dimetilsülfat (dms) üreten mikro bitkilerdir (plankton). Dms atmosfere karışıp oksitlenerek sülfür dioksit oluşturur ve bu da sülfat parçacıklarına dönüşür. Volkanik patlamalardan da önemli ölçüde sülfür atmosfere karışmaktadır. Volkanik patlamalarda atmosfere bırakılan CO2 miktarıyla sera etkisi artacağından bu, küresel sıcaklıkta artışa neden olabilir.
4. Güneşten Gelen Enerjide Değişiklik
Geçmişte güneşten gelen enerjinin yıllar boyunca yüzde 0.1’den fazla değişmediği düşünülmekteydi. Fakat uydulardaki ölçüm aletleriyle yapılan ölçümlerden anlaşıldığına göre güneş enerjisi sanıldığından daha fazla değişim göstermektedir. Ayrıca güneşten gelen enerji, güneş patlamalarıyla biraz daha değişmektedir. Patlamaların en çok olduğu zamanlarda yayılan enerji de daha fazla olmaktadır. Küçük buz çağı zamanında güneş patlamalarının çok az olduğu ve ortalama küresel sıcaklığın 0,5 derece kadar düştüğü gözlenmiştir. Bazı bilim adamları güneşteki parlaklığın azalmasının bu sıcaklık azalmasında kısmen etkili olduğunu düşünmektedir.
Benimde çoğunu anlamakta güçlük çektiğim bu bilimsel verilerden anladığımız kadarıyla atmosferimizde büyük değişiklik söz konusu ve dünya, eski dünya değildir.
“O halde eskiye dönüş olmayacağına göre kaynakların kullanımında daha dikkatli olunmalı ve tehdit olabildiğince ileriye ötelenmelidir.” diyeceğim ama sonuçta değişen bir şey olmayacak. İnsanoğlu olarak hoyratça kullandığımız tüm kaynakların aleyhimize yazacağı felakete doğru koşar adım gidiyoruz.
 
Bu yazı toplam 83 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.