1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. İKTİDAR VE MUHALEFET İŞBİRLİĞİ
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

İKTİDAR VE MUHALEFET İŞBİRLİĞİ

A+A-

Bir memleketin ve milletin idare sistemleri tarih boyunca farlılıklar göstermiştir. Yani geçmişten günümüze bir millet olarak yaşayan insanlar bir arada yaşayabilmek için çeşitli yöntemler icat etmiş ve uygulamışlardır. Geçmişten günümüze bir milletin değişik idari uygulamalar yaptığı da bir gerçektir. Yani başta krallıkla idare edilirken sonra bu sistemin değiştiği ve başka bir uygulama şekli benimsendiği de olmuştur.

         Günümüzde ise en iyi idare sisteminin demokratik yönetim olduğu konusunda neredeyse ittifak vardır. İttifak yoksa bile çoğunluk böyle düşünmektedir. Fakat buna rağmen bütün milletlerin ve devletlerin yönetim şekli demokratik değildir.

Demokrasiyi benimseyip uyguladıklarını söyleyenlerin bile aralarında hiç de hoş görülemeyecek derecede ayrılıklar ve hatta aykırılıklar bulunmaktadır.

Nitekim günümüzde bile demokratik idareye sahip çıkan ve yönetimin seçimle işbaşına geldiği bilinen devletlerde bile, hâlen kraliyet ailesinin varlığı ve etkinliği bilinen bir gerçektir. Demokrasinin beşiği kabul edilen İngiltere bunun en güzel örneğidir. Hollanda, Belçika…gibi diğerleri de ‘caba’sı.

Biz de İmparatorluğu kaybettikten sonra kurduğumuz yeni devletimizi demokratik yöntemle idare etmeyi benimsedik ve o günden beri böyle bir sistemle yönetiliyoruz. Tabii iniş ve çıkışlarımız bir tarafa elimizden geldiği kadar, demokrasiyi benimsemiş bir millet olarak yönetimimizi devam ettirmeye çalışıyoruz.

Bilindiği gibi, demokratik ülkelerde yönetimi eline alacak olanlar seçimle işbaşına gelenler olacaktır. Yani demokrasinin olmazsa olmazı, halkın seçtiği kimselerin işbaşına gelmesidir.

Bunun da tabii olarak neticesi farklı partilerin kurulmasıyla alınabilir. Bu da aynı yolda hareket etmeyi ve bu sebeple aynı ideali paylaşan kimselerin bir araya gelmesini ister. Dolayısıyla partilerin varlığı demokrasilerde kaçınılmazdır. Bir diğer deyişle partiler demokrasilerin olmazsa olmazıdır.

Bugün memleketimizdeki durum da böyledir. Farklı ideal ve düşüncelere sahip kişilerin bir araya gelerek kurdukları partiler belirli aralıklarla yapılan seçimlerde milletten alabildikleri oylara göre ya iktidara gelir icraatı üstlenir veya muhalefette kalarak yapılan icraatı denetler ve yanlışları halka duyurarak yapılacak ilk seçimde iktidara gelmeye çalışır.

Nazari olarak sistem böyledir.

Fakat geçmişten günümüze baktığımızda bizde ortaya konan uygulamaların hep böyle olduğunu söylememiz pek mümkün gözükmemektedir. Çünkü muhalefette kalan partilerimiz, bugüne kadar, iktidar partisinin her türlü icraatına karşı çıkmayı bir muhalefet görevi ve iktidara gelebilme yolu ve yöntemi olarak görmüşlerdir.

Ancak son günlerde bu durumun bir istisnasını görmek beni çok sevindirmiştir.

Memleketimizin çevresinde cereyan eden ve öteden beri bizim büyümemizi ve başkalarına örnek olmamızı istemeyen batılı ülkelerin kışkırtmaları ile gelişen huzursuzluğa karşı iktidarın davranışlarını destekleyen bir muhalefet partisi görmemiz bu sevincin kaynağı olmuştur.

Bir muhalefet partisine düşen görev sadece iktidara gelmek için çalışmak ve her şeyi kötülemek değil, gerektiğinde de memleketin hayrına gördükleri noktalarda icraatı desteklemektir.

Bu açıdan bakarak MHP’yi kutluyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 374 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.