1. YAZARLAR

  2. Ahmet Balcıoğlu

  3. İlgi Alanını Abartmak Etki Alanını Kaçırmak
Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu

Ahmet Balcıoğlu
Yazarın Tüm Yazıları >

İlgi Alanını Abartmak Etki Alanını Kaçırmak

A+A-
Rahmetli Barış Manço bir şarkısında "Değerler oldu tepetaklak" diyordu. Hakikaten öyle oldu.
İnsanlar, ne yapacağını, neyi yapacağını, ne zaman yapacağını, nasıl yapacağını, kimle yapacağını karıştırmaya başladılar.
Ehemm, mühimm meselesi ayırt edilemez oldu. Önemli ile daha önemli tefrik edilemiyor.
Medya insanları kolaycılığa itiyor. Çalışmadan para kazanmak. Hemen bir yerlere gelmek. Birden yükselmek.
İnsanların, kendilerini geliştirmek için ayıracakları zaman, zaman hırsızları tarafından çalınıyor ve yeteri kadar kendilerini geliştirmeleri engelleniyor.
Çocuklarımız kendilerine hiç bir faydası olmayan konulara yönlendiriliyor ve enerjileri ile zamanları oralarda berheva ediliyor.
Tam okuma ve öğrenme çağında çocuklarımız ilgi alanlarına yönlendiriliyor. Esas geleceklerine tesir edecek etki alanlarından uzak tutuluyor.
Bunların başında ihtiyaç yokken çocuğun telefon sahibi yapılması. Akabinde sosyal medya hesapları açılması. Hiç bir eğitici yönü ve faydası olmayan bu mecralarda çocuklarımızın yüzlerce saatlerini kaybetmeleri. Ders çalışacak ve kitap okuyacakları vakitleri buralara transfer ederek gelecekteki başarılarının önünü kendi elleriyle kesmeleri.
Bir diğer ilgi alanı çocuğun ve gencin futbol taraftarı haline getirilerek zamanlarının ve beyninin esir alınması. Futbol takımı tutmayla futbol sporunun hiç bir alakası yoktur. Nihai noktada futbolun sağlığa faydalı bir spor olduğuna da inanmıyorum. Sebebi de bir çok arkadaşım futbol yüzünden sağlığını kaybetti, yaralandı ve sıkıntı çektiler.
Daha önceleri takım tutmuş biri olarak takım tutanların yaşadıkları duyguları biliyorum. Tamamen sanal bir mutluluk ve gerçek bir üzüntü, keder ve moral bozukluğu.
Futbol taraftarlığı gençlerimizin ve öğrencilerin çok önemli bir kaynağını boşa gidermektedir. Zaman ve para açısından en önemlisi de zaman kaybı hatta moral ve motivasyon kaybı.
Futbol kulüpleri birer şirkettir ve para kazanmak üzere kurulmuşlardır. Futbolcular da para kazanmak için çalışan ve oynayan oyunculardır. Futbolcuların tuttuğu takım yoktur. Hangi takım parayı fazla verirse onu tercih eder. Tüm oyunları ve tercihleri kazanmaya odaklıdır. Bir futbolcu 3 büyük takımda da oynayabiliyor. O futbolcu hangi takımı tutuyor? tabi ki para takımını. Bizim çocuklar ise kendi tuttuğu takımı tutuyor zannediyor.
Bize ne oluyor? Bir şirket para kazanıyor biz seviniyor havalara zıplıyoruz. Bir şirket kaybediyor biz üzülüyor karalar bağlıyoruz. Biz neden üzülüyoruz? Ya da biz o şirketin para kazanması için neden yırtınıyoruz? Neden bir şirket para kazanmış veya kaybetmiş diye üzülüyoruz? iz neden onlar için para harcıyoruz? Bu şirket kazansın diye neden saatlerimizi harcıyoruz?
Ben de yıllarca herşeyimi verdim bana onlar hiçbir şey vermediler. Bir forma göndermediler. Bir teşekkür belgesi bile göndermediler. Hatta daha da trajiği benim kendilerini desteklediğimden haberleri yoktu.
Bir de anlayamadığım bir husus da bu takımlar bu futbolculara bu anormal transfer ücretlerini nasıl veriyorlar? Ne adına veriyorlar? Yıllarca eğitim gören birine devletin verdiği ücret 2.500 gibi bir rakamken futbolculara bu transfer ücretlerini nasıl verebiliyorlar? Bu değirmenin suyu nereden geliyor?
Benim buradaki derdim gençlerin boşa giden imkanları ve enerjileri. En verimli zamanlarını gençlerimizin nasıl değerlendireceğine yönelik çaba göstermeliyiz.
İnterneti ve sosyal medyayı yemekteki tuz gibi değerlendirip o kadar zaman ayırmalıyız.
Kendimizi etki alanımıza yönlendirmeliyiz. Okulumuz, derslerimiz, ailemiz, arkadaşlarımız, apartmanımız, sokağımız etki alanımızdır. Bu alanlar üzerinde yoğunlaşmalıyız çünkü buralara tesir edebiliriz.
Ama ilgi alanlarımızla ilgili yapabileceğimiz ve değiştirebileceğiz hiç bir husus yoktur. Çünkü bizim dışımızda cereyan ediyor olaylar biz sadece seyrediyoruz.
Sosyal medya diyeti uygulamalıyız. İlgi alanımızı abartmamalıyız. İnternet, sosyal medya, telefon, televizyon hepsi olmaya devam edecekler ama kaçırdığımız bu zamanlar bir daha geri gelmeyecek. Eğitimimizin eksik kalan kısmını tamamlama imkanımız olmayacaktır. Üniversite sınavında daha fazla puan alabilecekken bunlar yüzünden daha az puan alıp ya istediğimiz üniversiteye gidemeyeceğiz veya sınavı kaybedeceğiz.
Lafla peynir gemisi yürümez.
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.
"İnsana ancak çalıştığının karşılığı vardır."
Bakmakla öğrenilseydi kediler kasap olurdu.
Bu ayet ve atasözleri de etki alanının önemini zaten fazlasıyla ifade ediyor.
Var mısınız ilgi alanımızdan etki alanımıza yönelmeye. Zamanımızı en rantabl şekilde değerlendirmeye.
En önemli sermayemiz zamandır. Onu heder etmeyelim, kurda kuşa kaptırmayalım.
NOT: Bu yazının da ilham kaynağı olan Ali Erkan KAVAKLI Bey'in yıllar önce yazdığı "İLGİ ALANI ETKİ ALANI" isimli makalesini okumanızı tavsiye ederim.
Muhabbetlerimle

ÜSTÜN DÖKMEN'DEN GÜZEL SÖZLER
- Yüzeyde hazine bulamazsınız.
- Terbiyeli olmaya zaman ayırın,insan olabilmenin sembolü budur.
- Etrafınıza bakmaya zaman ayırın,günler bencilliğinize yetmeyecek kadar kısadır.
- İlerlemenizin önündeki en büyük engel kendinize güvensizliğinizdir.
- Mucize, enerjinizi korkularınıza değil rüyalarınıza verdiğiniz zaman baslar.
- Gerçek zenginlik vaktinizi insanlara vermektir, para karşılığı satmak değil.
- Müziği notaların arasındaki sessizlik meydana getirir.
- Kendisi ile sahip oldukları arasındaki farkı unutan, sahip olduklarını kaybettiğinde, kendini boşlukta hisseder.
- Birine aşırı fedakarlık yaparsanız bir süre sonra ona kızmaya başlarsınız!
- Hayatınızın başlangıcından değil ama finalinden sorumlu olacaksınız.
- Okumak için iki eli bir araya gelmeyen milletin iki yakası da bir araya gelmez.
- Bir deniz kabuğu veya bir çakıl taşı bazıları için çok küçük bir şey olabilir; ama o kabuk,o taş sizin koleksiyonunuzun bir parçasıysa büyük bir şeydir. Belki de asıl büyük olan şey görülenler değil, küçük şeyleri görebilme, fark edebilme becerisidir.
- İnsanın çevresi ile kuracağı iletişim, kendi içinde başlar.
- Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı. İçlerinden sadece birinde şemsiye vardı.
Bu İNANÇ tır.
Bu yazı toplam 202 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.