1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. İlim Amel Ve İlimin Fazileti
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

İlim Amel Ve İlimin Fazileti

A+A-
Bilgi güzeldir. Daha da güzeli, bilginin hayata ve uygulamaya dönüşmesidir. Kur’an-ı Kerim’de, pek çok yerde “iman eden ve salih amel işleyenler için cennetler vardır” denilmesi düşündürücüdür. Bu ayetlerde, sadece imanın kâfi olmadığına, iyi amellerin bu imanı süslemesi gerektiğine işaret vardır. İman, bir iddiadır, ameller bunun ispatıdır. Amelsiz iman, meyvesiz ağaç gibidir.
Yahudiler hakkında şu İlahi tespit, ne kadar manalıdır! “Kendilerine Tevrat verilip de, sonra ona göre yaşamayanların hali, kitap yüklü merkebin haline benzer.” Kıymetli kitapları taşıyan merkep, sırf bunları taşımakla bir değer kazanmadığı gibi, bilgisini amele dönüştüremeyenler de, bilgi hamallığından kurtulamazlar.
Hz. Hadimi, amelin lüzumunu delilleriyle izah ve isbat etmektedir. Ve devamında da ilmin faziletinden şöyle açıklamalar yapmaktadır:
Necim süresi a.39 da: “Dikkat ediniz, insan için çalışıp kazandığından başka bir şey yoktur”. Kehf süresi a. 10 da ise: “Kim rabbisine mülakı olmayı murat ederse ameli salih işlesin”. Secde süresi a.17 de: “İşledikleri amellere karşılık mükâfat vardır”.
Tevbe s.ayet.82 de: “onların mükâfatları işledikleri şeylerdir”. Kehf s.ayet 107 de: “Ol kimseler ki, iman ettiler, ameli salih işlediler, onlar için Firdevs cenneti vardır Menzil olarak”. Furkan süresi a.70 de: “Ancak tevbe edip ameli salih işleyenlerin seyyiatlerını hasenata çevireceğinin beyanı vardır.
Fatır süresi a. 10 da : “Kelime-i tayyibe onu yükseltir ve ameli salih derecelerini yükseltir” buyurulmaktadır. Fakat bilinmelidir ki, amelsiz ilim insana menfaat vermez. Bir kimse ilim sahibi olabilir ama ameli yoksa onun değeri yoktur.
Zira Efendimiz aleyhisselam: “Kıyamet gününde, insanlardan azabı en şiddetli olan, Allahın kendine verdiği ilimle başkalarına faydası olmayan âlimdir” buyurmuştur.
Hasan r.a dan rivayetle bir hadisi şerif de: ”Allah Teala kıyamet gününde rahmetimle cennete giriniz. Cenneti amellerinizin mikdarına göre taksim ediniz” buyurulacaktır.
Yine Hasan r.a.dan rivayet edilen h.ş. de: “Amelsiz cennet istemek günahlardan bir günahtır”.buyurulmuştur.
İmamı Gazali r.a. Nesayihi Velediye’sinde: Mücerred ilim, elle tutulmaz. Bir kişi, ilmi mes’elelerden yüz bin mes’ele okusa, okuduğu ve öğrendiği ile amel etmedi ise hiç faydasını göremez. Ancak amel etmekle faydasını görür. Velev ki, yüz sene ilim okusun. Bin kitap cemetsin. Allah Tealanın rahmetinden müstefid olamaz. Ancak amelle müstefid olur,” buyurmuştur.
Cüneydi Bağdadi K.s.: Vefatından sonra rüya da göründü ve kendisine halinden soruldu.
Dedi ki: İbareler yayılmış, saçılmış, menfaatımızdan işaret fani olmuş. Ancak gecenin boşluğunda kıldığım iki rekât ve emsali şeyler teyid edildi ve onlar fayda verdi” diye nakledilmişdir. (b.s.356)

İLMİN FAZILETLERİ
Bakara süresi a. 31-32 de: “Cenabı Allah Âdem (as.)a her şeyin ilmini talim etti. Sonra Meleklere arzetti. Haydi, bakalım eşyanın isimlerini sayın, eğer sadık iseniz. Onlar, Ya Rabbi; Seni tesbih ederiz. Bizim için ilim yoktur. Ancak sen öğretirsen biliriz. Sen âlim ve hâkimsin” dediler.
İzah: Cenabı Hak Âdem aleyhisselamı yaratmayı murat ettiği zaman “Ben yeryüzünde Halife kılacağım” buyurmuştu. Yani yaratacağı Halifesinin faziletini anlatmış oldu. Fakat Melaike-i kiram taaccüp ettiler. İstizan ettiler.
Ve dediler ki: Ya Rabbi, sen yeryüzünde kan dökecek fesatlık yapacak kimselermi yaratacaksın. Hâlbuki biz sana Tesbih ederiz” demişlerdi.
Bunun üzerine C. Allah icmalen cevap verdi ve evvela ”Ben sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi. Saniyen ve tafsılen, Hz. Âdeme eşyanın ilmini talim etti. Halifesine ilim sebebiyle onun fazlının beyanı hâsıl oldu. Yani onlar, Âdem as. ın fazlını (üstünlüğünü) bilemiyorlardı. Ona secde emrine kadar. Bu durum ilmin faziletine delildir.
Burada Arzetti’nin manası bir şeyi izhardır(açıklamaktır). Onun içinde, bana eşyanın isimlerinden haber verin buyurmuştur onların acziyeti için.
Meleklerin: Ya Rabbi bizim ilmimiz yok, ancak sen öğretirsen biliriz, demeleri ile acziyyetlerini ifade-i itiraftır. İtiraz değildir. İnsanın faziletini beyan vardır. Bu nimetin şükrünü izhar etmek ve tevfizi ilmin (ilmin yayılmasının) edeplerine riayet etmenin beyanıdır. Meleklerin hepsi birden, Ya Rabbi sen her şeyi bilici ve her şeye hâkimsin dediler, ben sizin bilmediklerinizi bilirim, kelamına karşı. Yani senin her fiilinin bir hikmet ve bir maslahatı vardır demek istediler.
Yine ayeti celilede: “Ya Âdem (s.a.v.) eşyanın isimlerini haber ver dedi. Âdem as. Onlara eşyanın isimlerini haber verdi. Ondan sonra: Ben size dememişmi idim; Ben arz ve semanın gaybını iyi bilirim. Ve sizin açıkladığınız ve gizlediğiniz her şeyi bilirim” buyurmuştur.
İzah: Ya Âdem onlar aciz kaldılar o ilimden. Ve ilmi kusurlarını itiraf ettiler. Bu kusur, ayıplık manasında kusur değil, yani Allahın halifesinin mertebesinde olmadıklarını itirafdır.
“Gizlediginiz şeyleri bilirim”den kast, şeytanı aleyhillanenin küfrünü gizlediğidir. Elbette Âdem babamız a.s. Meleklerden efdaldır (üstünüdür). Yine ilmin faziletini beyan eden bakara s.269 ayetinde Rabbimiz: “Kime hikmet verilirse ona çok hayır verilir” buyurmaktadır.
İzah: Yani ilmi hakikat ve ameli itkan (muhkem, sağlam ve sebat gösterilen bir amel) kime verilir ise demektir. Hikmet de murat, ilmi ledün’dür. İlham ve vesveseyi tefrik eden (ayıran), tefrik edebilme, nübüvvet, Haşyet ve Vera gibi hasletlerdir denildi. (Devam edecek)
 
Bu yazı toplam 123 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.