1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. İlim Bir Kuştur Eza Etmeye Gelmez
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

İlim Bir Kuştur Eza Etmeye Gelmez

A+A-
Bilgi kadar zenginlik yoktur. Cehalet kadar yoksulluk yoktur. Dil bir ölçüdür; cehalet onu hafiflettiği gibi akıl da onu ağırlaştırır denilmiştir.
Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol. Cahil olanların merhameti ve lütfu azdır der Mevlana Celaleddini Rumi. Karl Markx da Cehalet, ayrıcalıklı sınıfın ustaca kullandığı bir silahtır der. Biz ise Hz. Hadimi’nin görüş ve izahlarına şöyle devam edelim:
Cenabı Hak, her şey üzerine hayır ve rahmeti ilmin berekti ile tevfiz eder. Onun semeresi, bereketi amelinden ve iktisabı salihattandır (salih amelleri kazanmaya çalışmak ve onu istemeye çalışmaktandır).
Bunda hikmet: Âlemin salahı âlime menuttur, sözünde mevcuttur. Yani, âlemin düzelmesi âlimlerin düzelmesine bağlıdır demektir.
Şu takdirde! İlim bir kuştur ki, eza etmeye gelmez. Öldürülmez. Ancak yenir. Ama kesip eti yenilmez. Kendisine azap edilmez. Sonuna kadar acıktırılmaz. Ve susuz bırakılmaz.
Onun fazileti şu hadisi şeriflerden de gayet güzel anlaşılmaktadır. ”Âlimin abid üzerine fazileti, ayın diğer yıldızlar üzerine fazileti gibidir.”buyurulmuştur.
Ayın on dördün de ay nasıl farklı görünüyorsa, Âlim de abid’e karşı onun gibidir. Onun için ay misal verilmiştir. Kamer nurunu Şems’ten alır. Âlim ise nurunu Neyyiri Azam s.a.v. den alır Peygamber Efendimizden).
Yine hadisi şerif de: “Âlimler Nebilerin varisleridir” buyurulmuştur. Çünkü miras, yakınlık derecesine göredir.
Diğer bir h. şerif de“Ulema yeryüzünün kandilleridir. Nebilerin halifeleridir. Benim varislerim ve aynı zamanda nebilerinde varisleridirler”buyurmuştur.
Dine nisbetle ümmete yakınlık âlimlerledir. Öyle âlimler ki, dünyadan yüz çevirmiş ahirete ikbal etmiş ve nebilerden bedel olmuşlar. Öyle bedel ki; İlmin ve amelin güzelliklerini yaydılar ve yayıyorlar. İki fazilete yani kemal ve tekmil faziletine sahip oldular. İşte onlar mirası ekber’dirler, yani büyük mirasın en büyük varisleridirler.
Çünkü veraset ancak dünyadan dünya malının mirasına varis olmaktır. Rasüllerin varisliği ise Hükmü Rabbanidir. Bil ki Nübüvvet rütbesi bütün rütbelerin fevkindedir. Onlara varislik rütbesinden üstün de bir rütbe, bir şeref yoktur. Varisle muris beyninde (arasında) sadece Nübüvvet derecesi farkı vardır.
Enbiya ( a.s.) mın cümlesi Dinar ve Dirhem’e varis olmadılar. Ancak ve ancak ilme varis oldular. Kim onu alırsa yani talim ederse, kemalatta haz alacağı nasibi çok olur. Çünkü onlar dünyadan yüz çevirdiler ve ona iltifat etmediler. Kemalat ve fezail ile meşgul olmak için.
Taberaninin İbni Ömer r.a.dan rivayet ettiği h.şerif de: “Rasülullah s.a.v buyurdu ki, ibadetin efdalı fıkıhtır. Dinin efdalı Vera’dır”. Yani İmamı Azam ındinde, fıkıh leyh de ve aleyh de nefsin hallerini marifetlendiren islah edicidir buyurulmuştur.

DİNİN TARİFİ

Din Allah tarfından vaz edilmiş, akıl sahiplerini kendi ihtiyarları ile sonu sırf hayır olan Cennet ve Cemalullaha sevk edendir. İtikadiyat ( inanılan hususlar) ve ameliyyata ( inanılan şeylerin işlenilmesi, hayata geçirilmesine) nail kılar.

VERA

Hadimi k.s.) Vera’yı şöyle açıklamaktadır: Yapılmasında beis olan şeyden kaçındığın gibi, beis olmayan şeyi terk etmektir. Şüpheli şeyleri terktir diye tefsir edilmiştir.
Taberani’nin El-Mucemü’l-Evsat’ında ibni Abbas hz.den rivayetle: Rasülullah s.a.v. buyurdu ki, “İlimden az şey ibadetin çoğundan hayırlıdır.”
Yani amel edilen ilim sahibi, iki faziletin sahibi olur. Amel sahibi ve birde fazilet sahibi olur. İlim müteaddidir ( yani sırf failin nefsinde değil de, başkalarına da taalluk eden, başkalarınıda faydalandıran demektir). Amel ise kasırdır. İlimsiz ibadet kusurdan hali değildir.
Yine Taberani’nin El-Mucemü’l-Evsat da, ibni Abbas r.a. dan rivayetle: “Rasülullah s.a.v. kim ilim taleb eder olduğu halde eceli gelirse Allah Tealaya mülakı olur (kavuşur). Ve Nebilerle onun arasında, ancak Nebilik derecesi olduğu halde kalır buyurdu”.
Yani Allah rızası için ilim tahsil ediyor amel etmekle beraber, o kişiye Nübüvvet derecesi hariç çok büyük dereceler verileceği beyan edilmektedir.
Taberani’nin Kebir’inde Hz. Salebeden rivayetle: “Rasülullah s.a.v. buyurdu ki, kıyamet gününde Cenabı Allah, Âlimlere kullarını fasl (ayırmak) için Kürsüsüne oturduğu zaman, Ulemaya diyecek ki; Ben ilmimi ve hilmimi sizlerde, sizi mağfiret etmekten başka bir şey için kılmadım”. Yani benim muradım ancak sizi mağfiret etmektir.
Burada murat edilen Ulema, ilmiyle amil olanlardır. Allah Tealanın kürsü üzerinde oturması, gökler ve yerlerden Azamet ve Ceberutunu izhar etmekten ibarettir.
O âlimler ki, ilimlerinin mucibince amel ettiler. Allahın hakkına riayet ettiler. Hadde tecavüz etmediler. İlimlerinin hakkının verdiler. Onları, Hz. Allah sema ve arz genişliğinde kürsüye oturtacak. Azametinin kemalini izhar için. Muharebe vaktin de, adalet terazisinin kurulduğu vakitte, ilmini ve hilmini benimseyenlere;
Siz benim ahlakımla ahlaklandınız. Sizin hakkınızda ancak mağfiret murat ediyorum. Bütün günahlarınızı mağfiret ettim” diyecek. Bu hadisi şerif de Hilm kelimesini İlim kelimesinin yanında getirmesine sebep, ilmin şerefi amelle olacağına işaret içindir. (b.s.356) (Devam edecek)
Bu yazı toplam 65 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.