Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

İlmi Nücum

A+A-
İlim ve amel birbirinin mütemmimidir, ayrılmazlar. Salik, Allah’ı bilmek, iman yolunda onun rızasına kavuşmak isterse sulukun hangi merhalesinde olursa olsun ilim tahsil etmelidir. Tahsili lazım gelen ilimIerin başında akaid ilmi ile ibadet ve muamelatların sıhhatına dair fıkıh ilmi yer alır.
Şeriat ilmini ve tasavvuf ilmini cem eden âlim hakikate ulaşır. İlim amellerin esası ve tashih edicisidir. Amelsiz ilimde fayda olmadığı gibi, ilimsiz amelde de fayda yoktur. Bu ilimlerin lüzumundan bahseddikten sonra Hz. Hadimi, İlmi nücum’n lüzumuna binaen şöyle izahlarda bulunmaktadır:
Nucum ilmide böyledir. (Astronomi). Savap olanı yani doğruyu izhar için münazara ilmi (İlmi mücadele) hacet mikdarının verasındadır (ötesindedir üzerindedir). Bu itikadı tashıh ve hasmın şüphelerini red için olmalıdır. Bunda dikkat edilecek husus, yapılan münazarada hatayı büyütecek hatadan kaçınmaktır. Zira bazı hatalar insanı küfre götürür. Ama her hataya küfür denemez.
Nücum ilmini biraz daha açalım. Ayeti celilesinde Rabbimiz c.c.(Mülk s.a. 5) de: “Onlarla Şeytanların taşlanmasını sağladık” buyuruyor. İzah: Yani yıldızları, müneccimlerin yalanı için sebep kıldık yani yıldızlara bakarak gaipden haber verenler.) Müneccimin üstüne Şeytan ismini itlak etti ve onun hezeyanında gaybı bildiğini zannederek konuştuğundan ona rahmeti ilahiden kovulan manasında recim ismini verdi.
Şeyh Ebu Davud da hadisi şerif de: “Kim nücum’dan (yıldız ilminden) bir ilim öğrenirse, sihirden bir şubeyi öğrenmiş olur. Ziyade ettikçe günahı ziyade olur” buyurulmuştur.
Nücum, yıldızlar demektir. Bunda sihir, fal dâhildir. Süneni Ebu Davud da ibni Abbas ra. Hz. Peygamberimize izafeten: “Kim Nücum ilminde istifade ve teallüm eder yani yıldız ilminin göya gaipden ona bakarak haber vermek ve gelecekten haber vermek, çalıntılardan, gizli hazinelerden, definelerden, emin, selamet yani fala bakarak, şöyle yaparsan emin olursun, şöyle yaparsan selamet bulursun gibi, fitneden, musıbetlerden haber vermek, yani yakında bunların olacağını bu manada haber vermek, şu racüller iman edecektir,
Şu zaman kıtlıklar olacaktır, hadde tecavüz edenlerin pahalılık ve ucuzluk ve maişet genişliği bolluğu olacağını, yıldız ilmiyle ve fala bakarak söyler ve bununla alakalı bir şey yaparsa bu sihirden bir şubedir ki, bu ziyadenin üstünde bir ziyadeliktir.
Menavi de: Nücum ilmi, sizi kehanete götürür. Yıldız ilmine bakan müneccim kâhindir. Kâhin ise sihirbazdır. Sihirbaz ise kâfirdir. Kâfir ise cehenneme atılacaktır, diye izah etmektedir. Her iz’an sahibi bundan alacağını almalıdır. Vesselam.
Hulasa da: Nücum ilminde ihtiyaç olanı öğrenmekte mahzur yoktur. Mesela, namaz vaktini bilmek, kıbleyi öğrenmek gibi. Bustanü’l-Arifin de: Kıbleyi öğrenmek ve hesap işlerinde lazım olanını öğrenmekte beis yoktur. Zira Rasülullah s.a.v.: “Siz kendisiyle yol bulacağınız nücumu öğreniniz” buyurmuştur.’
Enam s.a. 97 de: “Karada ve deniz de kendisiyle yol bulacağınız kadar öğreniniz”. Buyurulmaktadır. Vallahü âlem beşeriyyet için lazım olan astronomi ve bunu yıldızlara tealluk eden hususları öğrenmekte beis yoktur.
Talimi Müteallim de: İlmi nucum bir maraz (hastalık) menzilindedir demişlerdir. Çünkü kalbi rahatsız eder. Allah Tealanın gayri şeylere tesir ederek itikat da şüphelere ve bir takım bozukluklara sebebiyet verme vardır. Onun talimi haramdır. Çünkü o dine zarar veriyor.
Muhaşşi demiştir ki: Hal ilmi gıdadır. Kelam ilmi devadır. Nücum ilmi marazdır. Ve zehirdir. Bundan kaçınmak vaciptir. Bundan kaçınmak, Allah Tealanın kazasından ve kaderinden kaçmak değildir.
İlim ve amelle nefsi insanın ( insanın zatının ) kemalatını isteyen felsefe ve mantık ilmi kelama dâhildirler. Hiç kimse İslamı kendi mantığına göre ayarlayamaz. Ama İslamın her şeyi akla ve mantığa uygundur. Akli ve Nakli şeyler imanın kuvvetlenmesini temin etmelidir.
Fi itkanı Süyuti de: Kuranı Kerimin, bütün mantıklı huccetlere de müştemil olduğunu yazmaktadır. Mantık ilmi kelam ilmine dâhildir. Tarifi: Bir kaidevi alettir, zihni düşüncedeki hatadan korur.
Amma bu gün ehlisünnet büyüklerinin arasında dolaşan mantığa gelince; Zahir olan onun şeriat da yardım etmesidir (yani mantık ilmi şeriâtı anlamaya yardımcı olmasıdır). (b.s.329) (Devam edecek)
Bu yazı toplam 872 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.