1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İmamların İzinleri
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İmamların İzinleri

A+A-
Bizim çocukluğumuzda bir türkü vardı.
“Evlenmeyin bekârlar naylon kızlar çıkacak…”
Şimdilerde naylon kızlar çıktı.
Yine bizim çocukluğumuzda köylerde özellikle ramazan aylarında veya yıllık olarak imam tutulur, imamın ücreti yıllık olarak köylü tarafından karşılanırdı.
O, imamlar beş vakit namazı kıldırır, vaaz eder, cenaze yıkar ve imamın yapacağı görevleri yerine getirir, köyde bulunan çocukları okutur, namazlıklarını öğretir, Kur’an-ı kerim belletirdi.
Şimdi bizim imamların pek çoğu cenaze yıkamaktan kaçınıyor.
Biz ve bizim yaşımızdaki kişiler din ile ilgili bilgileri, namaz surelerini bu imamlardan, bu mekteplerden öğrendi.
Zaman değişti.
Devletimizin gücü arttı,
Dine olan ihtiyaç gerekli olunca da zaman zaman bazı hükümetler tarafından sekteye uğratılsa da bu eğitim, öğretim verildi.
Büyükşehir’lerde durum biraz daha farklı idi.
Şimdi Allah’a şükürler olsun, Devletimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı bırakınız büyükşehir, ilçelerimizi, köylerimize kadar camilerimize imamlar, müezzinler artıyor. İnsanlarımızın dini konularda eğitilmesini, aydınlatılmasını sağlıyorlar.
Şimdi sıkı durun.
Günümüzde sadece para için, imamlık, müezzinlik yapanları görüyoruz, duyuyoruz.
Tabi ki burada gerçek imamlık yapan, görevini önce Allah için yapan imam ve müezzinleri tenzih ediyorum.
Ne yazık ki, bunlarda azalmış durumda.
Şimdi imamlar, müezzinlerde devlet memuru kadrosunda. Maaşlarını alıyorlar. Görevi yapanlara helal olsun, alsınlar.
Ya tam yapmayanlar, İmamlıkla birlikte tüccarlık, esnaflık, hayvancılık yapanlara ne demeli?
Haydi, onu da yapsınlar. Ama görevlerini de tam yapsınlar.
Ancak maalesef birçok camimizde özellikle Pazar günleri imam, müezzin bulunmuyor. Sebep ne ?
Devlet memuru oldular. İzin hakları var.
İlk bakışta haklı gibi görünmektedirler.
Hani meşhur bir fıkra vardır. Yine görevini yapanları ayrı tutuyorum.
Çiftliğe alınan inek hikâyesi.
Önce kilolarla süt veren ineğin, çiftliğe alınmasıyla süt veriminin düşmesini görenler kendisine sorunca,
“Eeeee bizde memur olduk!”
Sallabaşını, yap izinini, al maaşını…
Hatta zaman zaman duyuyoruz. Bizim zamane imamlarımız devletten fazla mesai ücreti bile istemektedirler.
Hani hak, hukuk, adalet…
İmam böyle yaparsa…
Günlük olarak imamların görev süresini toplasanız 2 saati geçer mi?
Günlük çalışma mesaisi kaç saat ?
İmam efendiler tam 8 saat, 8 saat !..
Elinizi vicdanınıza koyup, hak, hukuk anlatırken bu mesainizi dolduruyor musunuz?
Fazla mesai nereden çıkıyor?
Elbette onlar da insan, onların da ev ve başka ihtiyaçları olacak ve izin kullanacak. Ancak namaz vakitleri arasında bunu değerlendirebilirler diye düşünmekteyim.
Ama pek çoğu ya dükkân çalıştırıyor, ya başka işler yapıyorlar. Köyde kasabada olanlar, hayvancılık, koyunculuk, tavukçuluk yapmaktadırlar. Ondan sonra da izin…
Ooohh, suyundan da koy…
Bir dostum anlattı. Geçtiğimiz bir Pazar günü Konya’da öğle vakti camide cemaat toplanıyor. Sünnet kılınıyor. Farz kıldıracak hoca yok. Kamet yapılıyor. Hoca yok. Muktedir olan birisi de çıkmıyor. Cami de bir tatsızlık, bir sinir harbi.
Sonunda iş tatlıya bağlanıyor ve birisi çıkıp namazı kıldırıyor.
Bunların önüne geçilmeli. Cemaat tedirgin edilmemeli. İmam yoksa mutlaka bir vekil bırakılmalıdır.
Günümüz imamları da izinlerini ihtiyaç varsa kullanmalıdır.
 
Bu yazı toplam 837 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum