1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. İmandan Sonra Küfrün Afetleri ve İlacı
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

İmandan Sonra Küfrün Afetleri ve İlacı

A+A-
Her şeyin bir sebebi olduğu gibi, imanın da elbette sebebi veya sebepleri vardır. 0 da Bari Teâlâ’nın varlığına ve kemal sıfatlarıyla muttasıf, noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna delalet ve şehadet eden tekvini ve semavi delillere nazar etmek ve onlar üzerinde teemmül ve tefekkür etmektir. “Nazar” demek bilinen şeyleri usulüne uygun bir şekilde tertip edip, bilinmeyen neticeye varmak demektir. Bu, mükellefe ilk vacib olandır, yani her şeyden önce büluğ çağına ermiş bir insana farz olan, bilinen delillere bakarak, henüz görmediği Rabb’isini bilmektir.
“Teemmül” de aynı manadadır. Bu kelime aynı zamanda tefekkür ve tedebbür manasında da kullanılır. ”Delalet” ise, o öyle bir ifadedir ki, onu bilmekten bir başka şeyi bilmek lazım gelir. Mesela: Âlemin hudusunu veya imkânını bilmekten muhdisini bilmek, yani ihdas edenini bilmek neticesine varılır. Buna ”Eserden müessire intikal” ismi verilir
Küfrün birçok zararları yanında en büyük zararı da cennete girmekten mahrum edişi ve ebedî azablarla muazzeb oluşudur. Bu kat’î naslarla sabittir ve Ehl-i Sünnet’in icmaı da budur. Çünkü küfür cinayetlerin en büyüğüdür. Elcezaü min cinsilamel” fehvasınca, yani ceza, yapılan suçun cinsinden olmalı ve ona denk bulunmalıdır ki, adalet tahakkuk etsin!
Hz. Hadimi, küfrün en büyük afet olduğunu, küfrün hükmü, ilacını ve nefsi hevasına tabi olmanın nasıl bir afet olduğunu şöyle açıklamaktadır:
Evvela imandan sonra, küfrün ciddi bir afet olduğunu bilmektir. Yani onun mefasidini (taatı batıl edecek şeyleri) bilmiktir. Mesela: Nikâhı gidermek ki, nikâh olmadımı veledi zina olur. Ve nesiller bozulur.
Saniyen, lisan afetlerini bilmek lazım. Bahsi yakında geçecek İnşaalah. Ama şu hadisi şerifi burada zikretmeden geçmeyelim. Müslim de geçen h.şde: “Sizden biriniz Allaha c,c, ve ahıret gününe inanıyorsa hayır konuşsun. Veya sükût etsin. Eğer hayır konuşmuyorsa ona susmak vaciptir” buyurmuştur.
Sükût ve susmak, lisanı yerine göre afetlerden korur. Ciddi olmak, boş sözlerle latıfeyi, ciddiyetsizliği terk etmek, bundan sonra Allah c.c.ya duâ ve tazarru da bulunmak lazımdır. (b.s.472)

KÜFRÜ HÜKMi’NİN MUKABİLİ İMAN SEBEBİ VE İLACI

Küfri hükminin ilacı ve iman sebebi, Malum emirlerin tertibini tarif edici bir nazar veCenabı Hakkın varlığına delalet eden şeyleri tefekkürdür. Cenabı Hakkın noksan sıfatlarından münezzeh, kemal sıfatlarıyle muttesıf olduğunu tefekkür etmektir.
Mesela: Onun varlığına delalet eden eserlerden, gece gündüz, güneş ve ay gibi, lisanlarımızın ve renklerimizin muhtelif olduğu gibi. Kemal sıfatlarından kudret, iradet ve ilim sıfatları, Hz. Muhammed Mustafa s.a.v. üzerine cereyan eden mucizatı teemmül, tefekkür, iman sebeblerindendir. Küfür üzere inkârla ölenin ebedi cehennemde kalacağına ve cennete girenler için, cennetin Darı karar yani ebediyyen çıkmayacakları bir yer olduğuna ilme’l-yakın kad’ıyyetle inanması da sebeblerdendir.
İmanın faidesi: Cehennemden ebedi kurtuluş ve imandan lezzetlenmektir. İmanın faydalarından yazılmış şeyler cennete girme sebeblerindendir. Cenabı Hak sizleri ve bizleri cehennemden necat ve cennetinde lezzetlenmekle rızıklandırsın.
Denilmiştir ki; Her kemalat bizim istidadımıza layıktır. Allah c.c. kerimdir. Yani fazl ve kerem sahibidir. Gafurdur, kullarını cennete girmeye mani günahlarını mağfiret edendir. Âmin (b.s.473)

HEVA’YA TABİ OLMAK

Kalbin afetlerinin yedincisi, heva’ya tabi olmak (bunların cümlesi 60 adettir). 6. sı itikadi yönden Bidatlardır.
Bu azaların, heva’ya tabi olmasının, kalbin afetlerinden olması Rasülullah s.a.v.in şehadeti iledir. Çünkü o, ceset de bir parça vardır, o salih olursa cesedin her tarafı salih olur. O fasid olursa, cesedin her tarafı fesada uğrayacağını söylemiştir. Ve işaret buyurarak o parçanın (ağah olun) diye uyararak Kalb olduğunu beyan etmiştir.
Sad süresi a.26 da: “Heva’ya tabi olma ki, o seni Allah yolundan saptırır.” Kim Allah c.c.den korkar, nefsini hevadan nehy eder (yani nefsini hevaya meyl ettirmezse) muhakkak cennet onun varacağı yerdir” buyurmuştur.
İzah: Dini hükümlerde nefse tabi olmak, sıratı müstekımden uzaklaştırarak, seni hayret ve senin kalbiyin Allah’tan kayması gibi bir uçuruma götürür. Bundan dolayı nefsi hevana tabi olmamak, muhalefet etmek ibadetlerin başıdır demişlerdir.
Risalei Kuşeyriye de: Meşayih’e islamdan sû’âl edilmiş. Cevaben: Nefsi, muhalefet kılıncıyle kesmektir demişlerdir.
İbni Ata demiştirki; Nefsin yaradılışı edepsizlik üzeredir. Kötü edep üzeredir. Kul ise edepli yaşamaya devamlı me’murdur. Nefis, tabiatı icabı muhalefet meydanında cereyan eder. Kul ise mücadele ile onun kötü taleplerini red eder. Kim nefsin dizginlerini serbest bırakırsa, fesadında onun şeriki olur. Onun için Rabbimiz c.c.Araf süresi ayet 176 da:
“Habibim sen, hevasını mabud ittihaz edeni, hevasına tabi olanı kelp misli gibi görmedinmi. O kelp ki, sen onu eğer tard edersen (üstüne varsanda) susuzluğundan dilini çıkarıp solur. Terk edersen o yine dilini çıkarıp susuzluktan soluyor. Böyle bir kelp gibidir” buyurmuştur. Onun, köpeğin misali gibidir; Üzerine gitsen de solur, terketsen de solur...”
Köpek her hale göre dilini çıkartıp soluk alır. Köpek dışında her hayvan, yorulmaktan ve susamaktan dolayı dilini çıkartmadan soluk alır denildi. Köpek ise her halükarda, şiddetden ve rahattan dilini çıkartarak nefes alır. Aynı şekilde, hevasına tabi olan kimsede, nefsinin garazı üzerine dilini çıkartarak soluk alır. Yani dünya’ya susanır, acil hazza da susanır. Ne nasihatlere ve nede bunların dışındakilere iltifat eder. Yani hiç birine iltifat etmez demektir.
Necat yolu Minhac isimli eserde ifade edildiğine göre; Dünya muhabbetinin uğursuzluğuna bak, hassaten Ulema ne yapıyor? Böylece uyan kendine gel. Gafletten sıyrıl, aklını başına topla. Çünkü durum tehlikelidir. Ömür kısadır. Amellerimiz eksiktir. Bir an bile hakiki kulluğu bırakmamalıdır. (b.s.474) (Devam edecek) 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.