1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. "İNEK ETİ YESE KENDİNE GELİR"
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

"İNEK ETİ YESE KENDİNE GELİR"

A+A-

Milletimizin en büyük şansızlıklarından biri de gerçek anlamda  “Aydın” sınıfından mahrum oluşudur. Aydın kimdir? Kime aydın denir? Osmanlının münevver dediği sınıfın karşılığı mıdır Aydın?  Aydının özellikleri nelerdir? Cevabi zor sorular bunlar.  Tanımdan önce birkaç özelliğini yazalım Aydının: “İçinde bulunduğu toplumun önünde olan, hakikatleri toplumdan, devletten, bağlı olduğu din ve ideolojiden, siyasi ailevi ve sosyal  çevresinden… Çekinmeden söyleyip, savunabilen kişidir.  
Şöyle bir tanım yapmış bir araştırmacı: “…Doğmalardan  kurtulmuş,  yeniliklere açık, bir sorunun nedenini araştıran, bilgi toplayan, öğrendiklerini çevresindekilere yaymaya çalışan ve onlarla paylaşan, düşüncelerini özgürce savunan, baskılara boyun eğmeyen, zulme karşı uygarca ve cesurca karşı koyabilen, toplumun çıkarını kendi çıkarlarından önde tutan …” kişidir. 
Türk Aydını 200 yıla yakındır (gerçi daha öncesi de aynı) Aydın olma özelliğini kaybetmiş görünüyor. Çünkü Tazimattan sonra hem devlet, hem de Aydın sınıfı Batıyı dokunulmaz, eleştirilmez, geçilemez, üstün, ileri, modern,… Olarak görüyor.  Emperyalist, ikiyüzlü, zalim Batı, ülkemizde Aydın sıfatını taşıyan kişiler tarafından kutsandıkça kutsanıyor. Batılılar gibi giyinmek, onlar gibi yemek, onlar gibi konuşmak, onlar gibi düşünmek, mimaride müzikte, siyasette onları taklit etmek… Bulaşıcı bir hastalık gibi sardı bizi ve batılı olmayan toplumların çoğunu. Müzik deyince batı, Bilim deyince batı, spor deyince batı,  edebiyat deyince batı, moda deyince batı… Hâlbuki Aydının tanımında doğmalara, ön yargılara, cehalete,  popülizme… Karşı hakikati ve gerçeği savunmak yok muydu?
BATIYI KUTSAMAK MI AYDINLIĞIN ŞARTI?  
Siyasette faşizmin, komünizmin, ırkçılığın, ayrımcılığın, savaşın;  sosyal hayatta acımasızlığın, adaletsizliğin, sömürünün sembolü olan Batı bizim müstağriplerin gözünde hala peşinden gidilmesi gereken bir rehber, ulaşılması gereken bir Nirvana .  
Kendini yani kendi kültürünü, kültürünün ana kökleri olan tarihini, dinini, dilini… Bilmeyen bazı nadanlar, son günlerde yine deve kuşu gibi arzı endam etmeye başladılar. Kendi müziğinden bihaber olan,  batı müziğini kutsal bir müzik olarak değerlendiren biri ( ki o kişi kendini sanatçı, aydın zannediyor)  Cumhurbaşkanına Mozart dinlemesini tavsiye ediyor. Niye batı müziği? Anladık, Türk’ten, İslam’dan, Anadolu’dan; Bağlamadan, ud’dan, curadan, kanundan, kemençeden… Türkçeden, (mesneviden, bostan gülistandan, Fuzuliden…) Türk tarihinden, ( Dünyayı 400 yıla yakın idare etmemizden, Avrupa’yı yıllarca kapı kulu yapmamızdan ) Türk müziğinden, ( Dede Efendiden ıtriden, hafız posttan seyyid Nuhtan ) haz etmiyorsun, bunlardan bihabersin; O zaman Hint müziğini, Afrika müziğini tavsiye et! Niye Batı, niye Mozart? Batı denilen şeytanın Afrika’ya, Asya’ya yaptıkları ayan beyan bilinirken, Kaşıkçı cinayetinde, Mısır darbesinde, Terör konusunda takındıkları ikiyüzlü, zalim acımasız tavırları ortada apaçık gözükürken Niye batı? Mozart’ı dinleyenler katliam, sömürü yapan batılılar değil mi?     Batı, çünkü Mozart’ı tavsiye eden kişi “eçhel” biri. Tıpkı Cumhurbaşkanına bira içmesini öğütleyen, tıpkı Cumhurbaşkanına karşı üstü kapalı “darbe” çağrısı yapan zavallılar gibi. Hindistan’da yönetimden memnun olmayan birisi ülkenin cumhurbaşkanına  “inek eti yese kendine gelir” dese nasıl bir tepki alır toplumdan, yöneticilerden? Böyle diyen bir Hintli aydın mı sizce?
KENDİNİ BİLMEYEN AYDIN OLAMAZ 
Aydının en önemli özelliklerinden biri de kendini (yani insanı),  ait olduğu toplumun kültürel değerlerini (din dil tarih gelenek…), Dünyanın kısa tarihini, kültürünü, sosyolojisini bilmesidir. Var mı bu sıfatlarla mevsuf, münevverimiz aydınımız? Heyhatki heyhat. Âlimlerimiz dünyadan bihaber, bilginlerimiz hem dinimizden hem kültürümüzden hem de dilimizden cüda… Siyasilerimiz tecrübesiz ve ufuksuz, sanatçılarımız batı karşısında ezik…   
Rabbim toplum olarak hepimize yardım etsin! Bu ülkede yaşayan bizler hiç olmazsa hoşgörüde birleşelim.

Bu yazı toplam 489 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.