1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. İnşaat sektöründe KDV indirimi plastik sektörünün de önünü açacaktır
İnşaat sektöründe KDV indirimi plastik sektörünün de önünü açacaktır

İnşaat sektöründe KDV indirimi plastik sektörünün de önünü açacaktır

Plastik sektörünün ülkemiz için göz ardı edilemeyecek sektörlerden bir tanesi olduğunu belirten Konya Tesisat ve İnşaat Malzemecileri Derneği (KONTİMDER) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Barış Özcan, inşaat sektöründe KDV indirimi yapılmasının hem ülkemiz

A+A-
Plastik sektöründe üretilen malzemelerin yüzde 25’inin ülkemizin lokomotif sektörlerinden birisi olan inşaat sektöründe kullanıldığını hatırlatan Özcan, plastik kullanımının gıdadan sağlığa, inşaattan otomotive kadar birçok sektörde her geçen gün arttığını kaydetti. Özcan, sektörün, 1950’de öküz boncuğu imalatı ile başladığını ve dinamik yapısı ile Türkiye’nin en hızlı büyüyen sektörleri arasında yer aldığını ifade ederek, sektörün, geçtiğimiz yıl yakaladığı üretim grafiği ile Avrupa’daki ikinciliğinin devam ettirdiğini, dünya sıralamasında ise yüzde 2,7 pay ile 6. sırada yer aldığını vurguladı.

Konya’nın Türkiye’nin 6. büyük plastik üreticisi olduğunu belirten KONTİMDER Başkan Yardımcısı Barış Özcan, Konya’daki toplam plastik üretiminin 1 milyar dolar, ihracat miktarının 70 milyon dolar olduğunu ve 10 bin kişilik bir istihdam oluşturduğunu belirtti.

2015 yılında mamül üretiminin, bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 3,2 artış ile 3,6 milyon tona yükseldiğini dile getiren Özcan, “Üretim, değer bazında ise yüzde 6,6 azalış ile 32,9 milyar dolara geriledi. İhracatın ise miktar bazında yüzde 1,6 düşüşle 1,58 milyon ton, değer bazında ise yüzde 12,8 düşüşle 4,34 milyar dolar olarak gerçekleşti. Değer bazındaki söz konusu gerilemede, petrol fiyatlarındaki düşüş ve Euro/Dolar paritesindeki dalgalanmaların etkili oldu.“ dedi.

Geçen yıl plastik sektörünün en çok ihracat yaptığını ülkeler arasında Irak, Almanya ve İngiltere’nin yer aldığını kaydeden Özcan, şöyle konuştu: ”Plastik sektöründe çoğu küçük ve orta ölçekli firmalardan oluşan 11 bin üretici faaliyet gösteriyor. Sektörde 250 bin kişi istihdam ediliyor. Plastik sanayi 2015 yılında ülke ekonomisine 13 milyar dolarlık katkı sağladı. Kapasitesinin yüzde 73’ünü kullanan plastik sektörünün üretimi içinde inşaat malzemeleri 1,9 milyon ton ile ikinci sırada yer aldı. Sektör ihracat performansıyla Türkiye ihracatından yüzde 3,6 pay almıştır. Yurt içindeki plastik tüketimi ise sektörün yüzde 4,1 büyümesini sağlamıştır.”

Hammaddenin yüzde 86’sı ithal ediliyor
Sektörün bugün için en önemli sorunlarından birinin, plastik hammadde ihtiyacının yüzde 86 düzeyinde ithalatla karşılanması olduğuna dikkat çeken Özcan, hammaddenin yüzde 14’ünün yerli olarak temin edildiğini söyledi. Özcan, “ Plastik sektörü, hammadde ihtiyacının büyük bölümünü Orta Doğu ve Avrupa ülkelerinden temin etmek zorundadır. Sektör, ihtiyacının sadece yüzde 14’ünü yerli üretimle karşılamasına rağmen, yerli üretimin korunması amacıyla, daha ekonomik fiyatlarla hammadde temin olanaklarından, ithalata vergiler konularak mahrum edilmektedir. Bu durum, yerli hammadde üreticisinin korunması adına, sektörün küresel piyasalarda rekabetçi ihracat olanaklarını azaltmaktadır. Yerli üretici, hammadde ithalatına vergiler konulması yerine, üretim ve yatırım maliyetini arttıracak teşvikler uygulanarak korunmalıdır. Plastik hammadde üretimi ihtiyacı karşılamıyorsa, ithalatın önündeki engeller kaldırılmalıdır.” diye konuştu.

Türkiye’de plastik sektörünün hızla gelişmekte olduğunu ve global pazarlardan daha fazla pay aldığını ifade eden Özcan, dünya ve Türkiye ekonomisindeki olumsuz gelişmelerin, plastik sektörünün yerinde sayan hatta gerileyen satış fiyatları ile rekabet etmeyi zorlaştırdığını ve kar marjlarını daralttığını vurguladı. Sektörün yeterli katma değer sağlayamamasının çözülmesi gereken bir sorun olarak ele alınması gerektiğini belirten Özcan, “Üretim ve ihracatta daha yüksek katma değer sağlamanın başlıca iki yolu vardır. Katma değeri yüksek innovatif ürünler imal etmek veya kaliteden ödün vermeden global pazarda rekabetçi üretim ve ihracat olanaklarını arttırması için Avrupa standartlarında ve çevreye uyumlu üretim yapması kaçınılmazdır. Rekabetin artması nedeniyle fiyatlarındaki değişikliklerle rekabet edemeyen firmalar artık, karlılık için “maliyet rekabetini” ön plana çıkarmak zorundadır. Rekabeti başarılı kılacak maliyet farkı oluşturmak için, bilinen yöntemlerin dışında değişen dünyanın değişen tasarruf tekniklerini uygulamak gerekmektedir.” diye konuştu.

Sektör stratejik planı hazırlanmalı
Sektördeki tüm sivil toplum örgütlerinin işbirliği yaparak plastik sektörü için stratejik plan hazırlamalarının gerekliliğine işaret eden Özcan, “Bu stratejik planı kamu otoritelerine sektörün vizyonu olarak kabul etmeleri gerekmektedir. Türkiye’nin, hayatı kolaylaştıracak ileri plastiklerin üretim merkezi olması için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Sektörde katma değer sağlamayan geleneksel üretim modelinin ileri plastiklerin üretimine dönüştürülmesi sağlanmalıdır” diye konuştu. Özcan, plastik sektöründe ürün standardının ve denetim mekanizmasının olmaması, tahsilat problemi, nitelikli ve niteliksiz personel ihtiyacı, haksız rekabet, kayıt dışı, iş ve işçi sağlığı yasası gibi sorunların yaşandığını belirtti.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.