1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İnsan Manzaraları
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan Manzaraları

A+A-
Bizim gibi köşe yazısı yazmaya çalışan insanların bazı günler gündemi yakalamak, konu bulmak için zorlandığını, bazı günlerde de hangisini yazacağını seçmekte zorlandığını biliyorum.
Zaman zaman özel araba ile, zaman zamanda yürümek ve çevreyi daha iyi izlemek için evimden iş yerime tramvay ile gelirim. Dünde tramvay ile geldim. Biraz üzerimde kırgınlık var. Mevsimsel geçiş mi, kronik ağrılarım mı bilmiyorum ama, üzerimde bir kırgınlığı yaşıyorum.
Neyse, Tramvay’a 1. Organize Sanayi durağında bindim. Yaşlı denebilecek bir kimse de bizimle binenlerin arasında idi. Ancak elkartı olmadığı için bilet okuyucuya okutturamadı. İnanın 3-5 kişiye parasını verip, kendisi için kart okutmasını istedi ama, olumlu cevap alamadı. Vatmanda adamcağızın bu çabasını gördü ve bir şey söylemedi ve yolcu yoluna devam etti. Bir durak sonrasında yine insanlar indi, bindi. Bunlar arasında orta yaşlı ve elinde baston olan birisi bindi ve kapıdan direkt geçti. Vatman kendisini uyardı. Bunun üzerine o kimse hırçınlaştı ve “ Ben Engelliyim” diye vatmana tepki gösterdi. Vatman ise “O halde kartınızı gösterin, ben ne bileyim senin engelli olduğunu” deyince adam uzattı konuşmayı:”Neden polise sormuyorsun. Ben TC vatandaşı değimliyim” gibi laflar söyledi ve sonunda bazı kişiler araya girip olayı yatıştırdılar. Adamda engelli olduğuna dair raporunu cüzdanından çıkartıp vatmana gösterdi.
Anladığım kadarı ile adam Bolu ilindenmiş. Kendi kendine söyleniyordu.” Ben Bolu Beyinin torunuyum. Ne acayip insanlar var, Konya’da. Hastaneye gittim. Orada bayanlar tuvaletine girmişim. Görevli gelip, bağırıp çağırdı” diyordu. Kimse bu konuşmaları galeye almadı.
Biraz sonra başka bir durakta yaşlı ve engelli bir vatandaş daha bindi. O kimse’de vatmana kartını gösterdi ve tramvaydaki engelli koltuğuna oturmak istedi. Ancak bu koltuklar gençler ve engelsiz kişilerce doluydu. Bir önceki adam yine duramadı ve “ Kalkın, orası engellilerin deyip, sonradan binen adama yol gösterdi.” Bir vatandaş kalkıp, sonradan binen engelli vatandaş biraz da sıkılarak oraya oturdu.
İşte bizim insanımız.
İşte insan manzaraları…
+++ +++
Türkiye’ne her günün, her haftanın bir kutlaması ismi vardır.
İşte İtfaiye haftası başladı.
Burada çalışanlara Allah kolaylık versin. Allah kimseye yangın felaketi yaşatmasın.
Yine bu hafta Ahilik haftası.
Ahilik haftasının değeri de çok büyüktür.
Ahilik, sanat, karşılıklı dayanışma, yardımlaşma, ahlak ilkesidir.
Zenaat, meslek eskiden çıraklıkla başlar, kalfalıkla sürer, ustalıkla devam ederdi. Ahilik doğruluk, dürüstlük, başkalarının hakkını koruma, helal kazanç, kazana için kanaat gösterme ahiliğin temelidir. Yine Ahilik bu milletin üretim için, istihdam için ve birlikte yaşaması için çimento görevi yapan kurumlarındandır.
Ancak bugün aynı şeyleri söylemek ve aynı şeyleri yapanın çok olduğunu ifade etmek çok zordur.
Nerde eski o gelenekler?
Nerede o inanç ?
Nerde o sanatını hakkıyla, doğruca ve birbirinin hakkına saygı gösteren insanlar.
İnsan istiyor ki, o günleri yaşayalım.
Osmanlı’da bir dükkan sahibi sabahları sabah namazı ile dükkanı açardı. Şimdi pek çok kimse saat 10.00- 11.00 de rızık kapısını açıyor.Ondan sonra da acınıyor, dert yanıyor :
“İş yok!”
Yine bir dükkan sahibi sabah siftah yaptı mı, başka gelen bir müşteriyi siftah yapmayan komşu dükkana gönderiyordu.
Şimdi var mı?
Her şey gönlünüzce olsun.

 
Bu yazı toplam 36 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.