1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. İNSAN ÖLÜNCE DİRİLERİ DUYARMI?
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

İNSAN ÖLÜNCE DİRİLERİ DUYARMI?

A+A-

Ölüm gerçekleştikten sonra insanın bilinci hala açık olur mu? Ölen kişi ölümün ardından etrafında ne olup bittiğini anlar mı? İnsan kendisinin öldüğünün ilan edilmesini duyar mı? ve benzeri sorulara asırlardır cevaplar aranıp durmuştur. Bu cevaplardan tespit etmeye çalıştıklarımızı sizlerle paylaşalım istedim.
İnsanların merak ettikleri konuların başında ne zaman öleceği ve ölürken neler hissedeceği sorusunun cevabı gelir. Bilim insanlarının yapmış olduğu bir araştırmada ölüm anı ile ilgili sırları/gizemi bir adım öteye götürerek çözümleme için bir adım daha attılar. Bu bulgular ise Resûlüllah(s.a.v)ın hadisi şerifleri ile bire bir örtüşmesi ile dikkate şayandır.
Ölüm gerçekleştikten sonra insanın bilinci vücudunun aksine hala açık olur mu? Ölen kişi ölümün hemen ardından etrafında ne olup bittiğini anlar mı? İnsan kendisinin öldüğünün ilan edilmesini duyar mı? İşte tüm bu soruların cevapları:
Yeni bir araştırma, öldükten sonra bilincimizin hala açık olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmacılar, kalp durduktan sonra dahi bilincin çalışmaya devam ettiğini açıklamışlardır. Bu da klinik olarak ölü kabul edilseniz de bilincin hala açık olduğuna işaret ediyorlar. 
Kalp durduğunda beyne giden kan akışı hızla kesilir ve bu an, hastahanelerde ki ölüm zamanı olarak kaydedilir. İşte tam bu noktada Dr. Sam Parnia, Amerika ve Avrupa’da ki kalp durması olarak bilinen kardiyatik arrestleri inceledi. Dr. Parnia kalbi duran, klinik olarak ölü kabul edilen ancak hayatta kalmayı başaran kişilerin etrafında ne olup bittiğini anladıklarını, hatta kendi ölümünün ilan edilmesini bile duyduğunu gösteren bazı kanıtlar olduğunu gösteren bir kısım delillerin varlığını tespit ettiklerini duyurmuştur. 
Dr. Parnina ve ekibi, türünün en büyük çalışmasını yürütüyorlar. Araştırmacılar, beyni ölüm eşiğinin ötesinde gözlemlemek için daha kesin metotlar geliştirmeye odaklandıklarını vurgulamıştır.
Resûlüllah(s.a.v)’in hadisi şeriflerinden konu ile ilgili örnekler verelim. 
Peygamber(s.a.v): “Ölen adam kendisini yıkayanı, taşıyanı, tekfin edeni ve kabire indireni(uzatanı) tanır.” buyurmuştur.
İbn Abbas’tan rivayet edilen ama zayıf olarak nitelenen ve Ebu’l-Hasan bin Berra’nın(Ravda) adlı eserinden: “Peygamber(s.a.v) :”Her ölen gaslini(yıkayanını) tanır. Eğer cennetle müjdelenirse, mevtayı taşıyanlara yalvarır, beni acele görtürün der. Eğer cehennemle müjdelenirse acele etmemelerini rica eder. 
İbn Ebi Dünya; Mucahidden şunu rivayet etmiştir:” Kişi ölünce bir melek, ruhunu alır, onu kabre koyuncaya kadar o her şeyini; yıkayanını, taşıyanını görür.”
Müslüm ve Buhâri, Enes(r.a)den şöyle rivayet etmişler: “Peygamber(s.a.v) Bedir ölülerinin yanı başlarında durdu. Onlara seslenerek: “Ey filanın oğlu filan. Rabbinin size vaad ettiğini hak olarak buldunuz mu? Çünkü ben Rabbimin bana vaad ettiğini hak olarak buldum.”
Ömer(r.a):” Ey Alla’ın Resûlü, nasıl ruhsuz cesetlerle konuşuyorsunuz, deyince Resûlüllah(s.a.v): “ Siz onlardan daha fazla işitici değilsiniz. Yalnız onlar bana cevap veremezler.” buyurdu.
Ebû Şeyh Mürsel olarak Abid bin Merzûk(r.a)’dan rivâyet ettiğine göre şöyle demiştir: Medine’de, camiye bir kadın vardı; öldü. Peygamber(s.a.v)’in haberi olmadı. Kabri yanından geçerken “Bu kabir nedir(kimindir)?” diye sordu. O’na “Ümmü Mihcen’in kabridir” dediler. Resûlüllah(s.a.v): Camiye bakan kadın mı?” dedi. Evet dediler. Resûlüllah(s.a.v) hemen milleti saf tutturdu, cenaze namazını beraber kıldırdı. Sonra ölen kadına seslenerek “Hangi ameli daha hayırlı buldun?” deyince, sahabeler :”O işitir mi yâ Resûlüllah(s.a.v)? “dediler. Peygamber(s.a.v):” Siz ondan daha fazla işitir değilsiniz.” buyurdu.
Buhari ve Müslüm; Ebû Hireyre(r.a.)’den rivayet ettiklerine göre; Resûlüllah(s.a.v) şöyle buyurdu: “Cenazeyi acele götürün. Salih ise onu hayra götürüyorsunuz. Salih değilse de o boynunuzdan atılacak bir şeydir.”
Kabirleri ziyaret ettiğiniz zaman: “Esselamü Aleyküm yâ ehlel kubur” diye selam vererek giriniz. Çünkü siz onları duymazsınız da, onlar sizi duyar ve selamınızı alır.” buyurur.
Selam ve dua ile!.

Bu yazı toplam 2006 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.