Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsan ve Din

A+A-
İnsan Allah’ın yarattığı ve diğer yarattıklarından farklı olarak kendisine akıl ve irade yani seçme hürriyeti verdiği yaratıktır. Bu yönüyle diğer yaratıklara üstünlüğü olan bir yaratıktır. Bundan dolayı kendisine ‘eşref-i mahlûkat’ yani yaratılmışların en şereflisi, en üstünü denir.
İnsan temelde böyle olmakla birlikte, Allah tarafından yaratılarak nasıl hareket edersen et diye tamamen başıboş olarak da bırakılmamış; aksine nasıl yaşarsa yaratılışına uygun bir hayat sürmüş olacağı yine kendisine Allah tarafından bildirilmiştir.
Bundan dolayı ilk insan âdem (aleyhi’s-selâm) aynı zamanda bir peygamberdir. O kendisinin zürriyeti olarak meydana gelen evlât ve torunlarına Allah’tan aldığı görevi icabı Allah’ın dinini tebliğ etmiş ve doğru ve insanca yaşama yollarını göstermiştir.
İnsanoğlu bundan sonra da çoğalarak devam etmiş ve her topluluğa peygamberler gönderiliştir. Yani İnsanoğlu yaşadığı her devir ve asırda Allah’ın varlığını ve birliğini tebliğ eden kendi içlerinden seçilmiş bir peygamber tarafından doğru olan yola çağırılmıştır.
Fakat buna rağmen içinde meknuz huy ve ahlâkının icabı o daima iyi olanı değil, Allah’ın hoşlanmadığı ve yasak kıldığı şeyleri de yapmaya devam etmiştir.
En son ve son olarak gönderilen Hz. Peygamber a.s. da bize Allah’ın kendisine indirdiği kitap olan Kur’ân-ı Kerîm’i tebliğ etmiştir. Bu bakımdan on beş asırdan beri bu kitap insanoğlunun elindedir. Bunun anlamı şudur: Bu kitapta yer alan hükümler dünya hayatının sonuna kadar gelecek insan neslinin her türlü problemini çözebileceği yolları gösteren bir kitaptır.
Gerçekten bu geçmiş yıllara baktığımızda durumun böyle olduğunu görmekteyiz. Geçmişte ve günümüzde yaşayanlar doğru ve insanca yaşamanın yollarını bu kitabın gösterdiği yolda ve biçimde yaşarlarsa insanca yaşamanın yolunu bulmuş olurlar.
Diğer bir ifade ile Kurân’ın hükümleri sadece indiği yıl ve asırlarda yaşayan insanlar için olmayıp her asırda yaşayan insanların ihtiyaçlarına cevap verecek niteliktedir.
Onun bildirdiği ve iyi olarak tavsife dip uygulanmasını istediği şeyler her asırda yaşayan insanlar tarafından iyi olarak benimsenecek şeylerdir; kötü olarak bildirdiği şeyler de her asırda yaşayan insanlar için kötü olarak görülecek ve öyle benimsenecek özellik ve niteliktedir.
Bu dinin getirdiği ve insanlara tebliğ ettiği dinde dikkatimizi çeken bir husus da şudur: İnsanoğlunun yaptığı her işin bir karşılığının bulunduğunu bildirmiş olmasıdır. Bundan dolayı bu dinin hükümlerine göre iyilik yapan bir kimse bu dünyada da öteki dünyada da bunun karşılığını göreceği gibi, kötülük yapan kimse de aynı şekilde yapmış olduğu kötülüğün karşılığını bu dünya da veya öteki dünyada görecektir.
Şöyle de diyebiliriz: İnsanoğlu dünyada iken yaptıkları her şeyden dolayı hesaba çekilecek ve bunun karşılığını görecektir.
Ancak her yapılan iyiliğin tek karşılığı yoktur; çünkü her iyilik eşit değerde değildir. Yapılan her iyi davranış farklı olduğu gibi, kötü olan davranışlar da birbirinden farklıdır. Bu sebeple her mükâfat farklı ve her ceza da farklı olmak durumundadır.
Bu sebeple dünya işlenen suçların da suça göre değişik olması mecburiyeti bulunmaktadır.
 
Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.