1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İNSAN VE ÖZÜ
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İNSAN VE ÖZÜ

A+A-

Kimse alınıp, gücenmesin.

Bir çok konuda özürlü bir milletiz.

Mesela okuma konusunda çok fazla özürlüyüz.

Onlarca kitap, yüzlerce dergi ve gazete yayımlanıyor. Tirajlara bakıyorsunuz, Fransa’da yayımlanan Lefigaro  (Okunduğu gibi yazıyorum)gazetenin toplam satışına ulaşamıyoruz.

Yine Almanya’da yayımlanan Deşipigel (Okunduğu gibi yazdım) trajıda öyle. Ulusalda bir- iki dayatmacı gazeteler hariç yerli gazetelerde de durum aynı. İçim yanıyor ama, yerlerde sürünmektedirler. Eleştiri yapacak olursak çoğu zaman 15 tane gazete aynı manşetle çıkarsa, “kim alıp okur” diye de düşünmek zorundayız.

Sporcu kimliğimden dolayı yazmıyorum ama, yerel gazeteleri bence ayakta tutan spor sayfalarıdır.

Gazetemizin imtiyaz sahibi Yusuf Gürbüz bey bazen beni uyarır. Kendisine de bu konuda çoğu zaman teşekkür ederim. Neden mi uyarır? Onu da yazayım.” Her doğru her yerde söylenmez”  bu biraz bana ters geliyor.

Yine de sorayım.

Bilmem okudunuz veya gördünüz  mü ?François Georgeon’un Osmanlı-Türk Modernleşmesi adlı kitabında, Ahmet Ağaoğlu’ndan yapılan ilginç bir alıntı okudum. Tektaş Ağaoğlu’nun dedesi, Demokrat Parti döneminde bakanlık yapan yazar Samet Ağaoğlu’nun babası olan Ahmet Ağaoğlu Cumhuriyetin kuruluşunda görev almış, Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilliği yapmış önemli bir aydın, yazar ve siyasetçi idi. 1927’de İstanbul’da yayımlanmış ve Doğu’da toplum ile devleti tahlil ettiği Üç Medeniyet adlı kitabında  şöyle bir hikaye anlatıyor.

 “Amcam, Karabağ’da Aras Nehri üzerinde bulunan malikânesine gider. Nehrin öteki tarafında sakin yaşayan İran hanlarından birisi kendisini misafirliğe davet eder.  o zaman veliaht ve daha sonra şah olan Muzaffereddin o taraflara av için gelir. Doğal olarak bütün bunlar huzuruna koşarak giderler. Amcamı davet eden han da kendisini alır ve veliahdın huzuruna gider. Avdan sonra bir mevkide istirahat edilirken veliaht dürbününü ufka doğru tutup döndürür ve derhal hanlardan birisini yanına çağırarak: Şu dağın yamacında çok güzel bir at ve sırtında da çok güzel bir halı var, gel bak!’ der.

Han dürbünü alır, gösterilen yere doğru düzeltir ve derhal: Beli kurban! Ne güzel bir at ve ne güzel bir kilim’der. Sonra bütün diğer hanlar da aynı suretle davet edilir ve aynı tarzda cevap verirler. Nihayet veliaht kendisine evvelce takdim olunan amcama hitaben: Ali Bey, gelin siz de bakın’ der. Amcam dürbünü alır, ne kadar bakarsa ne dağ görür, ne at ve ne de halı!

Hayret eder, dürbünü öteye beriye çevirir, yine bir şey göremez. Ve nihayet Kurban, ben hiçbir şey görmüyorum der. Veliaht hiddet eder, başını çevirir ve amcama iltifat etmez. Bu hadiseden pek müteessir olan amcamın ev sahibi, veliaht gittikten sonra amcama biraz kızarcasına sitem eder.Ah! Ali Bey! Doğru söylemek için yer mi buldun? Zannediyor musun ki, ben de diğerleri de dürbünde bir şey gördük! Biz görmediğimiz gibi zaten veliaht kendisi de görmüyordu. O bizi imtihan ediyordu. Kendisine ne derece bağlı olduğumuzu, onun gözü ile görüp, kulağı ile işittiğimizi, hülasa kendimizden geçerek ‘o’ olup olmadığımızı imtihan ediyordu.”

Geçenlerde de yazdım. Ortak akıl diye…

Yıllardır anlatmaya çalıştığım Ortak Akıl garabetini bir ucundan açıklayan bir öykü. Despotik yapıyı, despotu ve kullarının akıl ilişkilerini pek güzel anlatıyor:

Bağlı ve tabi göreceksin, “duydum” dediğini duyacaksın, “söyledim” dediğini söyleyeceksin, “düşündüm” dediğini düşüneceksin. Bunlara olasılıklar da dahil. Şeyh uçmaz, mürit uçurur!” demişler. Aynen öyle ve böyle! Öyle ve böyle olması için aklınızı ortak akıl kasasına emanet etmeniz yeter.

Maalesef bugün yaşadığımız ülkemizde de böyle değil mi ?

Diyeceğim odur ki,

“Kendi aklın, kendi fikrin, seni eder bir gün zengin.”

Okuyunuz, araştırınız ve doğruyu yerine getiriniz.

+++       +++ 

Selam olsun

Hani bir selam beklersiniz ya,

Uzaklardan.

Kimden olursa olsun,

Unutulmamışın dersiniz ya,

O selam benden size olsun

Bu yazı toplam 484 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.