1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. İnsanın iki dünyası
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

İnsanın iki dünyası

A+A-

Bilindiği gibi biz insanlar için iki dünya vardır. Birisi henüz üzerinde yaşadığımız dünya, diğeri de ikinci dünyamız olacak. Allah’ın  Hz. Peygamber as. aracılığı ile bildirdiği ve bizlere gönderdiği Kitap olan Kurân-ı Kerîm’den durumun böyle olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Yine bu yollardan öğrendiğimize ve inandığımıza göre bulunduğumuz dünya hayatının geçici olduğu ve esas itibariyle ebedi olan âhiret hayatının kalıcı ve sürekli olduğudur.

Diğer taraftan bildirilip bizim de öğrenerek inandığımıza göre ebedi olan âhiret hayatının bu dünyadaki tabi kılındığımız imtihandaki başarı veya başarısızlığa bağlı olduğudur. İmtihanı başaranlar ebedi olarak Cennete gidecekleri ve orada gerçek mutluluk hayatı yaşayacakları gibi, bu dünya hayatının tek hayat olduğunu kabul ederek âhiret hayatının olmadığını ve ölünce yok olacaklarını kabul eden kimselerin gideceği yer cehennem olacaktır.  

Bizi yaratan Rabbimiz bu dünyanın geçici ve ikinci dünyanın da ebedi olduğunu bizlere haber vermiş bulunmaktadır. Bizler de O’nun kulları olarak böyle olduğuna inanmaktayız. Durumun böyle olduğuna inanmayanlar ise içinde ebedi olarak eziyete maruz olacakları cehenneme gideceklerdir. Tabii ki, böyle bir inançta olanlar da âhirette gidecekleri cehennemde ebedi olarak kalacaklar ve dünya hayatında kazandıklarına karşılık azapları da ebedi olacaktır.

Durumun böyle olduğu ve olacağı insanlık âleminin başlangıcından günümüze kadar Yaratanımız olan Allah tarafından biz insanlara bu durumu bildirmek üzere gönderdiği bütün peygamberler tarafından insanlara tebliğ edilmiştir. Bunlardan biz de bu dünyada geçici bir hayat sürdüğümüze inanmaktayız.

İmtihanda olmak demek ise insanların tabi kılındığı ve kendilerine bildirildiği şekilde gerçekleşmektedir.

Nitekim dünyada iken kendi aramızda, çeşitli sebeplerle düzenlediğimiz bazı imtihanlar da bu durumun küçük bir örneğidir. Okula başladığımız yıllardan itibaren bir sonraki sınıfta okuyup okuyamayacağımızı veya kişiye yaptırmak istediğimiz bir işi yapıp yapamayacağını belirlemek üzere yaptığımız herhangi bir imtihan gibi. Kim bu imtihanları kazanırsa kendisini hak ettiği yer olan Cennette bulacak ve kazanamayanların ise orada yer alamayacağı bir gerçektir. Binaenaleyh üzerinde yaşadığımız dünya da bizim için bir imtihan yeridir.

Netice olarak bunun böyle olduğunu inandığımız kitapta açıkça bildirilen şu âyetten öğrenip bu bilgi ile gözlerimizi yaşadığımız hayata çevirip bakalım ve durumumuzu düşünelim. el-Bakara Sûresinin l55. âyetinde Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun ki, sizi biraz korku ve açlık; mallardan, canlardan ve ürünlerden biraz azaltma (yani fakirlik ile) deneriz (imtihan ederiz). (Ey Peygamber (!) Sabredenleri müjdele!”.

Günümüzde bütün dünya insanları olarak yaşamakta olduğumuz virüs olayı da bizim için bir imtihan olduğu muhakkaktır. İlim insanlarının bildirdiklerine göre bir insanı öldürebilmek için yetmiş milyon virüsün gerektiği ve bunların topunun ağırlığının ise bir gram bile gelmediği ve bu kadar küçük olmasına rağmen canlı olduğunu da düşünerek insan olarak âcizliğimizi ve inandığımız Allah’ımızın yüceliğini bir defa daha hatırlayıp imanımızı tazelemeliyiz, diye düşünüyorum.                   

Bu yazı toplam 1610 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.