1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. İnsanlar Kıyamette Bencil Olacaklar
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

İnsanlar Kıyamette Bencil Olacaklar

A+A-
Hem dinimiz, hem normal akıl bencilliği kötüleyip onun zıddı olan diğerkâmlığı övüyor. Bencillik; “kendini diğerlerinin üzerinde ve diğerlerinden öncelikle düşünmek demektir. Yalnız kendini düşünen, kendi çıkarlarını herkesinkinden üstün tutan, hodbin… Bencilliğin zıt anlamlısı: “altürizm, ya da İslam’daki karşılığıyla “isar” dır. Yeni Türkçede özgecilik, diğerkâm, başkalarını seven… “ dir.

Dünyevi konularda, aile ilişkilerinde, cemiyette, sosyal hayatta elbette diğerkam olmak güzel, bencil olmak ise kötüdür. Benim burada kast ettiğim bencillik aslında dünyevi diğerkamlığı önermekte. Şöyle ki “İnancımızda bu dünya geçici, bu alem sonludur. Ezelden ebede akan zaman ırmağının ahiretteki uzantısının sonu yoktur. Yani Ebedi bir hayata doğru adım adım koşan insanlık ve mahlukat sonu olmayan ahiret yurduna her gün bir adım daha yaklaşmakta. Öyle bir aleme gidiyoruz ki orada bu alemde yaşadığımıza benzer ne zaman var ne mekan. Oradaki zamanın sonu olmayacak. Yani sonsuzluk olacak. Düşünün kıyamet koptuktan, haşr yaşandıktan, Mizan kurulup cennetlikler cehennemlikler ayrıldıktan cennetlikler cennete cehennemlikler cehenneme araftakiler de ikisinin arasına yerleştikten sonra sonu olmayan bitemeyecek olan ebedi olan bir milyon yıl değil bir milyar yıl değil bir trilyon yıl değil bir katrilyon yıl değil, katrilyonlarca yıl değil… Bitmeyen bir zaman başlayacak. O, sonu olmayan zaman da, yerimizin cennet olmasını isteme konusunda bencil olalım diyorum. Çünkü orayı kazanmak demek ebedi saadeti elde etmek demektir. Kalıcı, ebedi, sonu olmayan ahiret hayatını elde etme mevzuunda bencil olmak, geçici ve ahirete göre çok küçük, öbür alemdeki sonsuzluğa göre bir hiç hükmünde olan dünya hayatımızda kazanacağımız gerçeğini unutmayalım.

Mahşer de dünyadaki tüm ilişkiler orada kopacaktır.. Orada herkes kendi yaptığının hesabını kendi verecek ve bu dünyada dostluk, akrabalık, hısımlık orada bir işe yaramayacak herkes yaptıkları ile kazandıkları ile günahları ve sevapları ile baş başa kalacaktır. Kitabımız Kur’an’dan öğreniyoruz ki, kişi o gün eşini-dostunu, oğlunu-kızını bırakıp kendi derdine düşecektir. İnsan o gün öz kardeşinden, anasından, babasından, karısından, oğlundan kızından kaçacaktır. “Aman bunların derdi de beni bulmasın. Aman bunlar yüzünden bana bir dosya daha açılmasın” diyecektir. Çünkü o gün herkesin derdi kendine yetmektedir. O gün herkesin kendine yetecek meşguliyeti vardır. Herkes kendi başının derdine düşmüştür. Kimsenin kimseyi düşünecek mecali de yoktur, zamanı da yoktur. O gün kimse kimsenin hatırını soramayacak, kimse kimseyle ilgilenemeyecektir. Bu mevzuda rabbimiz buyurmuş: 1-“Ama [unutmayın ki] ne akrabalarınız ne de [hatta] kendi çocuklarınız Kıyamet Günü size bir fayda sağlar, [çünkü o Gün] Allah aranızda [yalnızca erdemli davranıp davranmadığınıza göre] karar verecektir…( Mümtehine 60/3) . 2-"Suçlu, o günün azabından kurtulmak için, oğullarını, arkadaşlarını ve kardeşini, kendisini barındıran, içinde yetiştiği tüm ailesini ve yeryüzünde bulunanların hepsini fidye versin de, tek kendisini kurtarsın ister." (Mearic: 11-14) . 3- "İşte o gün, kişi kardeşinden, anasından, babasından, eşinden, oğullarından kaçar. O gün onlardan her birinin kendisine yeter derecede işi vardır." (Abese: 34-37). 4-“ Malları ve oğulları onlara bir faydavermez. Mücadele58/17” 5-Size ne hısımlarınızın ne de evlatlarınızın asla faydası olmaz, onlar sizi yaptığınız günahın cezasından kurtaramaz. Kıyamet günü Allah aranızı ayırır…” Ayetleri, insanların isteseler de, istemeseler de orada “bencil” olacaklarını, anne, baba, kardeş, evlatlarına hiçbir yardım yapmayacaklarını, daha doğrusu başlarındaki derdin büyüklüğünden dolayı kendilerinden başka hiç kimseyi düşünemeyeceklerini çok güçlü, çok vurgulu bir şekilde bizlere anlatmakta. Öyleyse bu kaçınılmaz, bu mutlak, bu kesin, bu sonsuz zamana doğru hızla ilerleyen bizler, şimdi fırsat elimizde iken hazırlığımızı yapalım.
Devletten, milletten, paradan, mevkiden, anneden, babadan, yardan, evlattan… Faydanın olmayacağı o günde sadece ve sadece yaptığımız hayırlı amellerin, işlediğimiz sevapların bize fayda sağlayacağı gerçeğini görerek yaşamalıyız hayatımızı. Ramazan günleri, oruç ibadeti bu iş için büyük fırsat. Hayırlı Ramazanlar hayırlı oruçlar.
Bu yazı toplam 160 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.