1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. İş Yapan Hatada Yapar
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

İş Yapan Hatada Yapar

A+A-
Devlet, siyaset, yöneten, yönetilen, kral, sultan, başkan, başbakan… bunlarla ilgili 3000 sene önce, 100 sene önce, 50 sene önce neler söyleniyorsa aynısı bugünde söyleniyor. İnsanla iyilik, insanla günah, insanla hata, insanla vefa, insanla fakirlik, insanla zenginlik, insanla yoksulluk, insanla hırsızlık, insanla içki, insanla hırs, kumar, hırsızlık, zina, kıtal…Hep yan yana, hep iç içedir. Dünde bu günde. Yöneticilerle, (padişah, kral, başkan, başbakan, führer, sultan, halife, papa, haham…Fark etmez) başarı, çalışkanlık, tembellik, pısırıklık, öfke, dürüstlük, yolsuzluk, başarı… hep yan yanadır. Bu olgular tüm insanlar, tüm devletler, bütün yöneticiler, tekmil zamanlar, hak, batıl tüm din mensupları, tüm ideoloji sahipleri (komünizm, faşizm, liberalizm, sosyalizm…) için geçerlidir.
Boş verin dünya tarihini, bırakın İslam tarihini, bir yana koyun Osmanlı, Selçuklu Tarihini… Cumhuriyet Tarihine baktığımızda bile bu iddialar ilk günden beri vardır. Ve inanın kıyamet kopana kadarda böyle iddialar/gerçekler hep olacaktır. Çünkü insanın ayrılmaz bir parçasıdır bunlar.
Benim bu yazı da dikkat çekmek istediğim, Cumhuriyet tarihinde en çok yolsuzlukların yapıldığı iddia edilen dönemlerle kalkınma arsında bir paralellik olmasıdır. Türkiyenin en büyük kalkınma hamlelerini yaptığı dönemlerde basının büyük çoğunluğunun iddialarına baktığımızda hep “hırsızlık” yolsuzluk” “talan” “rüşvet” iddiları tavan yapmıştır!
Menderes dönemi Türkiye'nin en fazla kalkındığı dönemlerden biridir. Ama Menderes öyle iddialarla suçlandı ki bu iddialar sonradan yalanlanmasına rağmen onun idamını engelleyemedi. (En basiti, geçen gün gazetelere düşen bir haberde 27 Mayıs günü dağıtılan bir bildiride D.P ileri gelenlerinin, tonlarca altınla uçaklarla yurt dışına kaçmak üzere oldukları yalan haberi) Demirel, 1965 sonrası döneminde Türkiye ciddi bir kalkınma hamlesi yapmış, yollar, köprüler, barajlar art arda inşa edilmiştir. Ve tabi ki O’nunla ilgili iddialarda sürekli basında tartışılmıştır. Google, “sunta” “yahya” “şevket” “aile fotoğrafı” yazın bakın nasıl onlarca iddia karşınıza çıkar. Turgut Özal dönemi Türkiye’nin hem ekonomi hem özgürlükler açısından çağ atladığı bir devredir. Fakat onun iktidarı da sürekli “yolsuzluk” devamlı “soygun” iddiaları ile zayıflatılmıştır. Yok “prensler”, yok “papatyalar”, yok “davulcu asım”, yok “tek adam olma heveslisi…” Sonra Özal gitti, Demirel Erdal İnönü ile koalisyon kurdu. Tüm iddilar unutuldu. Kurulan zayıf koalisyonlar döneminde ülke pek perişan oldu. Erbakan'ın kısa süre iktidarında Havuz projesi ile ciddi bir kalkınma başlamıştı ki hemen aynı koro bitmeyen senfoniyi yine çalmaya başladı: “Mercümek olayı”, “Bosna paraları” “Hocanın kaç kilo altını var…!” ….Sonra Ecevit ve 28 Şubat devri başladı. Batırılan bankalar, fırlayan döviz, yükselen enflasyon ve faizler, çöken ekonomi… Ecevit' le yolsuzluk, Ecevit'le hırsızlık hiç yanyana getirilmedi. İnönü içinde öyle. Ecevit dürüst, Ecevit iyi, Ecevit güzel… İnönü ile yolsuzluk hiç yan yana gelmediği gibi İnönü ile kalkınma da hiçbir araya gelmedi
Ve bu gün: Türkiye, son 10 yılda, her alanda inanılmaz başarılara imza atıyor. (Paradan sıfırlar atılıyor, enflasyon düşüyor, faizler geriliyor, milli gelir yükseliyor, Hızlı trenler, Marmaraylar, duble yollar, lüks hastaneler, modern okullar, barajlar, Tüneller, her ile yapılan üniversiteler, hava alanları, bitirilen terör, İMF’ye ödenen borç, vatandaşa ödenen Keyler, nemalar…İHL’ lerin açılması, baş örtüsü meselesinin halledilmesi, veen önemlisi KANIN DURDURULMASI…Sayabildiğin kadar say. Fakat yine tarih tekerrür ediyor. Bunları yapan bir iktidara, bunları yapan bir lidere; Menderes’e, Demirel’e, Özal’a, Erbakan’a yapılanlar yapılmaya başlanıyor: “Hırsızlık, yolsuzluk, talan, rüşvet…” Bed sesli yurttan sesler korosu bitmeyen konserlerine yeniden bir kez daha başlıyor.
Sakın yanlış anlaşılmasın. Bu yazı ne hırsızları, ne yolsuzlukları savunmak içindir.Bizim gibi normal vatandaşlar, kimin dürüst, kimin hırsız, kimin yalancı, kimin doğru , kimin haramazade olduğunu bilecek konumda değildir. Benim dikkat çektiğim Ülkenin kalkınma hamleleri yaptığı dönemlerde (ki bu dönemler genellikle tek parti iktidarlarının dönemine rastlıyor) “ hırsızlık” “rüşvet” “yolsuzluk…” iddiaları hemen devreye giriyor. O zamanda insanın aklına ister istemez, “ Yosuzlukla kalkınma arasında doğru bir orantı mı var! yoksa işin içinde iş mi var” sorusu ile “iş yapmayan hata da yapmaz olgusu” akla geliyor.  
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.