1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İSLAM İLE OYNAYANLAR
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAM İLE OYNAYANLAR

A+A-

Adını ne koyarsanız koyun,
Kim yapıyor, kim dinimizle oynuyor, onları iyi izleyin.
Bundan yaklaşık bin 400 yıl önce İslam’a karşı olanlar, bugünde görülüyor ki, dimdik ayakta ve İslam’ı en iyi savunan, en iyi anlatan Türk Milleti’nin içeride ve dışarıda her türlü hilekarlığı, her tüplü iblisliği ve her türlü hainliği yaparak Türkiye’yi yok etmek, İslam’ı yok etmek için  kimi zaman  sinsice, kimi zaman satılmışlarla yok etmeye çalışıyorlar.
Onun için Türk ve İslam Milleti olarak uyanık olmalıyız. Dinimize, bayrağımıza ve vatanımıza her zamankinden daha çok sahip çıkmalıyız. Son örnek 15 Temmuz ama, bu yetmiyor olabilir. Çünkü her alanda sinsice hainlikler devam ediyor gibi görünmektedir.
İslam dinini  Yüce Allah’ın  emirlerine göre yine Yüce Peygamberimiz  insanlara tebliğ etmiş, yine Kutsal kitabımızda  son din, son peygamber, son kitap olduğunu bildirmiştir. İslam dininin çerçevesi budur. Bunun bazı açılımlarını da Hz. Peygamber ümmete anlatmış, hadislerle pekiştirmiştir. Gerisi laf-ı güzaf.
Ancak zaman zaman ortaya çıkan, türeyiveren kişiler “Yok dinde reform” yo şu, yok bu gibi  sama sapan şeylerle insanların kafasını karıştırmak, Yüce dinimizi sabote etmek istemektedirler.
İslam dini tektir. 
Yok şu İslam, yok bu İslam, Ilımlı İslam laflarını,safsatalarını duyduk. Bunlara inanmamak lazım. İtibar etmemek lazım. Tek İslam var yeryüzünde, Hz. Muhammed'in "Allah'ın resulü" sayıldığı "gerçek İslam…"
Ancak ortada dini yorumlamak, hadisler üzerinden farklı iddialar ileri sürerek tarikatlar-cemaatler yaratmak, diğer yandan Müslümanlar arasına nifak sokacak kadar ırk-mezhep ayrımcılığıyla bağnazlık sergilemek gibi gerçek İslam'ın anlatılması önünde engeller varken, fitne çıkarmak isteyenler ve insanları bölmek isteyenleri de görüyoruz. Diyanet bunları iyi anlatmalı. Kutsal Dinimizi başka şeylere alet etmemeliyiz. Merhum Demirel’in dediği gibi siyaseti :
Okula, 
Kışlaya,
Camiye sokmamak gerekir. Bunu herkes bilmeli, herkes kabul etmeli. Bunun aksine  çalışanlara da fırsat verilmemelidir.

Bazı dini bilgiler üzerinde yalnızca din alimleri arasında değil, toplumda da bir tartışma başladı ki, asıl bunun üzerinde durmak gerekiyor... Din adına, İslam adına cinayet işleyenleri bu insanlar unutmadı. Bunlar sinsice yine aynı eylemlerini yapıyorlar.
Aşağıdaki satırları ve soruları yazar Mehmet Faraç soruyor, bende katılıyorum
Bazı yerlere dayanarak  ve bazı  hainlerin dürtüsüyle sahte fetvacılık anlayışı son zamanlarda zirve yapmaya başladı.Bunların gereğinin yapılmasını da Cumhurbaşkanı Erdoğan söyledi. Bunların önüne geçilmelidir.Tam da sahte fetvacıların, sözde "dini yorum"larını "asansörde halvet" saçmalığına kadar getirmelerinin ardından toplumda infial uyanınca, Cumhurbaşkanı Erdoğan;Gerekli talimatı vermiştir. Bunun arkasında durulması gerekir.
Biz dinde reform aramıyoruz ama kadınlarla ilgili, ileri geri konuşmaların İslam'a getirdiği lekeyi görmezden gelemeyiz. İslam'ı değişime kapalı bir din gibi göstermeye çalışan zihniyet ile İslam'la uzaktan- yakından alakası olmayan zihniyet aynı gayeye hizmet etmektedir. Her iki yanlışın önüne geçmek için Türkiye'de din eğitiminin sağlıklı bir temelde yaygınlaştırılmasına ihtiyaç vardır. İşte bizim Diyanetimiz, meydanı FETÖ gibi alçaklara bıraktılar, bu duruma geldi. Kitabımızın İslam'ın hükümlerini sağa sola evirip çevirmeye hakkınız yok. Bu tür gözlüklerle bakarak dinimize fatura kestirmeye hakkınız yok."
Bağnazlar ve kendilerine "hocaefendi" ya da, şeyh payesi biçenler, molla medrese-mürit rant tezgahında kendilerine imparatorluklar kuranlar, paralı konferanslarda peygambere ait olduğu ileri sürülen eşyaların sözde kopyalarını pazarlayacak kadar haddini aşanlar da ders almalı bu çıkıştan...
Bir zamanlar, PKK ile savaşmak iddiasıyla sokaklarda cinayetler işleyen, "mezar ev"lerde infazlar yapan, hatırlarsanız bu mezarla evler Konya’da da bulunmuştu., satır-kezzap terörüyle genç kızlara terör estiren Hizbullah'ın savunduğu İslam mı?..
Irak'ta, Afganistan'da camilere ve türbelere bile intihar saldırıları düzenleyen, 100 yaşındaki din adamlarını infaz edecek kadar zıvanadan çıkan, Ortadoğu'nun her köşesinde toplu katliamlar yapan, ABD ve Avrupa'da uçaklarla, kamyonlarla binaları ve metroları bombalayarak insanlık cinayeti işleyen El Kaide'nin savunduğu İslam mı?..
 Irak, Libya ve son olarak Suriye'de insanlık tarihinin göremeyeceği büyük katliamlara imza atan, insanları canlı canlı yakan, kafeslere koyarak havuzlarda boğan, sokaklarda el-kol, kafa kesen, yüzlerce asker ve sivili aynı anda kurşuna dizen ya da boğazlarını kesen IŞİD'in savunduğu İslam mı?.." Ya da "asansörde halvet"i tartışan, 9 yaşındaki kızlarla evlenilmesini isteyen, çalışan kadına "fahişe" diyebilecek kadar terbiyesizleşen "din adamı" kılığındaki zavallı kışkırtıcıların yaymaya çalıştığı İslam mı?..
İslam'ı kendi kafasına göre yorumlayarak kargaşa çıkartmasının önüne geçilmeli, inanan insanların kafalarının karıştırılması ve sömürülmesi acilen önlenmelidir...
Bunun da kuşkusuz tek çaresi vardır; gerçek İslam'ı anlatan hocalar yetiştirecek "diyanet" sistemi ve kesintisiz laik eğitim... Aksine, "tekbir" getirerek din adına katliamlar yapanlarla uyduruk fetvalarla dindarları sömüren bağnazlar yüzünden Müslümanlar yara almaya ve tepki çekmeye devam edecekler...

 
 

Bu yazı toplam 269 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.