1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. İSLAM MEDENİYETİ’NİN TEMEL ÖZELLİKLERİ!
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAM MEDENİYETİ’NİN TEMEL ÖZELLİKLERİ!

A+A-

a- İslam Medeniyeti, vahiy, akıl ve duygunun harmanlanmış bir şekli üzerine bina edilmiş bir medeniyettir.
b-İslam Medeniyeti, İnsanı merkeze alan ve tüm insanlığa karşı hoşgörüyü esas alan bir medeniyet temelini kurar.
c-İslam Medeniyeti, bir ilim medeniyetidir ve ilim verileri üzerine medeniyeti bine eder.
d-İslam Medeniyeti, terkipçi bir medeniyettir.
e-İslam Medeniyeti evrensel bir medeniyettir.
f- İslam Medeniyeti bir fıkıh(hukuk) medeniyetidir. Adalet temelli bir medeniyettir.
g-İslam Medeniyeti, anti sömürgeci bir karektere sahip mir medeniyettir ve köleliğe ta baştan karşı çıkan bir yapıya sahiptir.
ğ- İslam Medeniyeti bir dene medeniyetidir ve insan ilişkilerinde dengeyi ön plana alan bir medeniyet tesis eder.
h-İslam Medeniyeti, çeşitli ırk ve kültürlere mensup ulus milletlerin bir arada kardeşçe yaşayabilecekleri ahenkli bir temel üzerine inşaa edilir.
İslam Medeniyetini oluşturan liderlerde aranan bir takım özellikler de vardır. Bunlarda şu özelliklerdir:
1-Lider affedici olmalı, 9-Tatlı dilli, doğru sözlü olmalı,
2-Cömert olmalı, 10-Dikkatli ve ihtiyatlı olmalı,
3-Sabırlı olmalı, 11-Zalim olmamalı ve zalimlere karşı dik
4-Vefâkar olmalı, duruşlu olmalı.
5-Faziletli olmalı, 12-Öfkesine yenik düşmemeli,
6-Mütevazi olmalı, 13-Adil ve adalet sahibi olmalı,
7-Tok gözlü ve haya sahibi olmalı, 14-Tebasını evlat bilmeli.
8-Kötü alışkanlıklardan uzak olmalı,
Meşruiyet, genel ahlak ve hukuka uygun olmak manasına gelir. İslami yönetimde meşruiyet, dini, ahlaki, hukuki yönden olumlu bir değer taşıyan ve dini’nin onayladığı düzenlemelerdir. 
Meşruiyet, İlahi kanunun üstünlüğüne dayanır. Yani İslam Dini’nin üstin temelli kanunları üzerinde yeşeren bir medeniyeti oluşturur.
Bu konuda Kur’an-ı Kerim’in beyanı gayet nettir:
“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Peygamber’e itaat edin ve sizden olan Ulu’l-emre(idarecilere)de itaat edin. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştüğünüz taktirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlü’ne arz edin. Bu daha iyidir, sonuç bakımından da daha güzeldir.”(Nisa:59).
Müslüman yöneticiler, yetki bakımından Allah(c.c) hükümlerinin uyğulayıcılarıdırlar. Yöneticiler, yasama, yürütme ve hükümde(yasama) keyfilik yapamaz; herhangi bir ferde yahut zümreye ayrıcalıklı davranmazlar.
İslam kültür ve medeniyeti, oluşturmak istediği faziletli toplum için esaslar belirlerken, bu toplumun yönetim anlayışının esaslarını da ortaya koymuştur. 
İslam Medeniyetin de yönetici, kendisine verilen görevle toplum ve topluma ait olanın kendisine emanet olduğunu bilir.
Emanete hıyanet etmemeyi, emin-güvenilir yönetici olmayı kendisine şiar edinir. Güvenilir yönetici, toplumu adaletle yönetir. En azından bu şekilde yönetmek için ellerinden geleni yapmaya gayret ederler. 
kanun karşısında bütün fertlerin eşitliğini sağlar. Liyakat sahibi olana yöneticilik verilir. Emanet ve adalet esaslarını yerine getiren liyakatli yöneticinin seçimi istişare ile yapılır. Şuara denilen meclis istişaresi ile yapılabilir. Yapılan istişareler neticesinde seçilmiş olan yönetici meşruiyet kazanmış olur.
Meşruiyet kazanmış olan ulu’l- emre (yöneticilere) uymak zorunludur. Yönetim esaslarındaki bu uyum sağlandığında huzurlu bir tolum oluşur. 
Hz. Peygamber(s.a.v) müslümanlara şurayı emrettiği gibi kendisininde genel yada özel işlerde ashabı ile görüş alışverişinde bulunduğu bilinmektedir.
Nitekim Resûlü Ekrem(s.a.v), ilk Müslüman toplumun var olma mücadelesinde belirleyici önemdeki her kararı ashabı ile istişare ederek almıştır.
bunlar arasında Bedir, Uhud ve hendek savaşlarının çeşitli aşamaları, Bey’atürrıdavân ve Hudeybiye antlaşması örnek verilebilir. 
Hz. Ömer(r.a ): “Kadınlarınıza hediyelerinizi azaltın, çünkü onlar hediyeleri çoğaldıkça İsalmi yaşantılarında azalmalar görüyorum” demişti. Mecliste bulunan bir bayan, ayağa kalkarak; Allah’ın bize verdiği hakkı nasıl olur da bizim elimizden alırsın. Sizi Kur’an’a davet ediyorum. Çünkü Kur’an: Kadınlarınıza atiyelerini(hediyelerini) bol bol verin buyuruyor “deyince de Hz. Ömer sözünü geri almış ve kadınlara verilen hediyenin kısıtlanamayacağını beyan etmiştir.
Fi Emanillah!...
 

Bu yazı toplam 2284 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.