1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. İslam Mutlaka Hakim Kılınacak
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

İslam Mutlaka Hakim Kılınacak

A+A-
Yazımın başında hafta sonu gazetemizin sahibi Yusuf Gürbüz ağabeyimin değerli babasının vefatını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Merhuma rabbimden rahmet geride kalan kederli ailesine de başsağlığı diliyorum.

Değerli okurlarım,
Unutmayalım! Bu memleketi bize emanet eden büyüklerimize milletçe asla ihanet etmeyeceğiz. Ey içimizde ki samimi Kürt nüfusu etkilediğini zannederek kışkırtan vatan hainleri! Bu ülkenin sizin gibi kalıntılardan arınmasına oldukça az zaman kaldı. Bu vatandaş hiçbir zaman sizin gibi hainlere pabuç bırakmadı, bırakmayacak. Son leşinizi de sermeden bu vatanı gerçekten seven vatandaşlar rahat etmeyecek.

Ölümün kokusunu alıyorsunuz değil mi?
Ensenize işleyen ölümün kokusunu artık hissetmeye başladınız değil mi?
Bugüne kadar sizin gibi hain olan ya da yaptığını bilmeyen temiz kalpli Kürt gençlerinden kandırabildiklerinizi safınıza çekiyor, sahte cennet vaatleriyle ateşin içine atıyordunuz. O ateş artık içeriden tutuştu. O ateş artık sizi ve işbirlikçilerinizi yakacak. Siz sandınız mı ki bu vatan kolayca size teslim olacaktı? O işi unutun. Kökünüz kuruyana dek hepimiz ayakta olacağız. İçeride ki işbirlikçilerinizde hesap verecek. Bunların kimisi akademisyen, kimisi gazeteci, kimisi asker, kimisi işadamı kisvesi altında da olsa teker teker ayıklanarak adaletin huzuruna çıkarılacaklar.
Bu ülkenin üç beş çapulcuya meydan vermeyeceği zaten bilinen bir gerçektir. Ama yaşanan gerçekler bir takım görünmeyen çehrelerin bakış açısını net olarak ortaya koymuştur. İşte bu bakımdan bazı yaşanan olumsuz ve üzücü gerçeklere rağmen sonuçta hayra vesile olması işte böyle bir şeydir.
İçimizde ki hainler tespit edildikten sonra Yepyeni Türkiye’nin yeni çehresi ortaya konulacak. Ülkemizin yaşadığı bu zor süreçte kim dost, kim düşman, kim hain, kim dürüst ortaya çıkacak.
Bunların yapılması gelecek nesillerimizin felahı açısından önem arz ediyor. Bulanık suların durulması, münafıkların tespiti, Türkiye’mizin emin geleceği bakımından çok önemli bir şahlanışın ilk ayak sesleri böyle olacak.
Bugün bu sıkıntılar yaşanıyorsa geleceğimizin aydınlık olması içindir. Bugün içimizden hainler çıkıyorsa gelecekte onların ülke yönetiminde yerleri olmadığı içindir. Bu ülkenin içerisinde yaşayan, nefes alıp veren herkesin bu vatana bir minnet borcu vardır. Halkımızın içerisinde ki sağduyulu olanların varlığı bu ülkenin geleceğinin sigortasıdır.
Ülkemizi dışarıdan kontrol altına almak isteyen sözde güçlü ülkeler halen ateşle oynamaya devam etmekteler. Alışageldikleri gibi ülkeleri elleri altında besleyip büyüttükleri iç hainlerle kontrol altında tutmak ve gerektiğinde o ülkenin tüm idari sistemini diledikleri gibi yönlendireceklerini sanmaları bu muhteşem ülke ile sona erecektir.
Tek beklentimiz, diğer İslam ülkelerinde yaşayan kardeşlerimizin de sağduyu sahibi olmaları ve her daim uyanık olmalarıdır. Gerekirse ülkeleri için bir can borçları olduğu bilinciyle her an cihat ruhu ile bütünleşmiş bir hayatı benimsemeliler. Ben duygusunun yüce dinimizde yeri olmadığını ve hep birlikte biz duygu ve düşüncesiyle hareket etmelerinin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır. İslam âleminin bölük pörçük yapıdan kurtulmasının tek çözüm yolu bütünlük duygusundan geçmektedir. Bütünlük olmadıkça bizi daha da bölecekler.
Düşünsenize! Bir lokmayı yutmak için bile ağzımıza aldıktan sonra dişlerimizle parçalayarak yenilebilir hale getiriyoruz. Böylelikle küçük parçaları daha kolayca sindirebiliyoruz.
İşte etrafımızda oynanan oyunların temelinde de bu yatmaktadır.
Gördüğünüz gibi hiç alakasız ülkeler kilometrelerce ötelerden gelerek Suriye savaşından nemalanma hedefiyle parsa kapma çabasına kalkıştılar. Onların asli hedefi bölge halkının ve ülkelerinin güvenliği değildir. Kendilerine temin edecekleri menfaatlerdir. O halde en önemli konu İslam ülkelerinin bir kısmının başına musallat olmuş İsrail ve Amerikan güdümlü liderlerden kurtulmak için çaba sarf etmektir. Açık ifade edeyim. Mısır şu anda İsrail güdümlü bir lider tarafından idare edilmeye başlamıştır. Sisi ile başlayan yeni dönem emperyalist güçlerin Mısır üzerinde ki etkinliklerinin en önemli göstergesidir. Mursi ile halkın gazını alan bu şer odakları onun dönemini başarısız gibi göstererek halkın zihninde oluşturmaya çalıştıkları negatif eğilimde çok cüzide olsa etkin olmaya başarabilmişler ama hedeflerine o şekilde ulaşamayacaklarını ve Mısır halkının uyandığını görmüşler, bunun üzerine ikinci planı devreye sokmuşlar ve Mısır ordusunun ön ayak olduğu darbe ile halkın seçtiği bir lideri iktidardan indirmekle kalmamışlar üstüne üslük birde idamla yargılamaya başlamışlardır. Her ne kadar bunu başarmış gibi görünseler de Mısırda kaynayan kazan günden güne yeni sisteme olan net tepkiyi ortaya koymaktadır. Bu da zamanla Mısır’ın yeniden karışacağını ve İhvan-ı Müslimin’in yeniden Mısır için başrol oynayacağı gerçeğiyle yüzleştirecektir.
İşte Mısırda oynadıkları kirli senaryoyu Türkiye üzerinde de oynamak için defalarca girişimde bulunan batılı ahmaklar, günden güne kendi etraflarını sarmaya başlayan asıl ateş çemberinin tüm Avrupa’yı sardığını gördüklerinde oldukça geç olacaktır.
Evet, bir şeyler değişiyor sanki!
Acaba hakkı hâkim kılmada ki samimi duruşumuz vesilesiyle rabbimizin desteğini hak mı ettik?
Zamanla öğreneceğiz.

 
Bu yazı toplam 73 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum