1. YAZARLAR

  2. Ahmet ÖZER

  3. İslam’a göre nafaka caiz mi?
Ahmet ÖZER

Ahmet ÖZER

Yazarın Tüm Yazıları >

İslam’a göre nafaka caiz mi?

A+A-

İslam’a göre boşanma gerçekleştikten sonra akrabalık hukuku bittiğinden taraflar birbirlerine yabancı hale gelirler dolayısıyla da nafaka söz konusu olamaz.

Bu cümleler bize ait değil Profesör Doktor Hayrettin Karaman’a ait.

Yani nafaka İslam’a göre caiz değil cebri nafaka ise alan için haram. Bir meselenin haram olup olmaması sözde değil özde Müslüman olan için geçerlidir. Şayet bir kişi Müslüman olduğunu iddia ediyor ve buna rağmen nafaka talep ediyorsa haram yemeyi hedef haline getirmiş demektir. Bu cümlelerde bize ait değil nafaka konusunda hüküm koyan âlimlere ait.

Kemalist rejim de yaşıyoruz İslam’ın kaideleri geçerli değil. Kamu hukukunda İslam’ın kaideleri geçerli olmasa da Müslüman olan şahıslar kendileri İslam’ı Kanuna uyuyabilirler zaten uymak zorundalar. Heyhat ki bu konuda zaten sınıfta kalmışız.

İsviçre’den aldıkları Medeni hukukta süresiz nafaka yoktu. Batılıdan daha batıcı yönetimlerimiz 1988 yılında süresiz nafaka getirdiler. O gün bugün süren bu zülüm ne yazık ki pek çok kişinin hapse girmesine cinayetleri ve bazılarının da ruh sağlığını kaybetmesine neden oldu.

Elbette kimse boşansın istemeyiz istenmemeli boşanma son çare olmalı. Zaten boşanma İslam’ın pek hoşnut olmadığı helallerdendir. Ancak günümüzün insanı bu helali diğer Haramlardaki hoyratlığı gibi hoyratça kullanıyor. Üstelik süresiz nafaka zulmüne rağmen demek ki aile düzenini sürdürmeye yönelik pek çok şahsi ve topluma dair sıkıntı var.

Bunlar üzerinde durup çare üretmek kimsenin umurunda değil ne şahısların ne ailelerin ne toplumun ne de devletin. Aile düzenini yıkmaya yönelik kadına öncelik veren ve ona pozitif ayrımcılık yapan bu yeni düzen ne yazık ki kabul edilebilir bir sistem olmadığı gibi İslam’ın da tasvip ettiği bir şey değildir.

Kadının ekonomik özgürlüğü adlı masal aile düzenini yıkmaya yönelik en önemli sinsi proje. Özellikle çalışan kadınlar makyaj ve giyim endüstrisi için çalışa dursun erkek işsiz kapı kapı arayış içerisinde.

Karısı çalışıp kendisi işsiz gezen bir erkeğin Ruhi durumunu ailesi ve toplum içerisindeki halini bir düşünün. Peki, böyle bir yapıda aile birliği kalır mı erkeğin toplumun ona yüklediği fıtratının icabı ve İslam’ın ondan beklediği mükellefiyetlerini yerine getirebilir mi?

Getiremiyorsa aile düzeni kalır mı? Zaten işsiz olan bir kişi boşandığı kişiye neden niçin ve hangi hakla ödeme yapmak mecburiyetinde bırakılır ve de hapse atılır?

Ya bunlar süre dursun Ankara yeni bir kanun hazırlığı içerisinde. Adalet Bakanlığı’ndan, “Nafaka süresi 6 yılla kısıtlansın, alt sınır 2 yıl olsun” yönünde gelen teklif hazırlamış. Boşandığı eşine 30 yıldır nafaka ödeyenler için sevindirici bir gelişme lakin meseleye İslam’ın nazarından bakınca şüphesiz utanılacak bir durumda yine karşı karşıyayız.

Bu sözlerimiz bazı kadınları ve Ankara’yı kızdırmış olabilir ama bunların kızıp kızmaz mısın mühim değil mühim olan Allah’ın hukukuna aykırı davranıp davranmamaktır.

Sorarım size1hafta, ya da 10 yıl evli kalsanız, hiç bir kabahatiniz olmadığı halde ayrıldığınız eşiniz sizden nafaka istese rıza ayın sadaka olarak verebilirsiniz hiçbir mani hali yok ancak sizin iktisadi gücümüz olmadığı halde cebri olarak sizden alınıp veriliyorsa ve bu devlet eliyle yapılıyorsa burada açık seçik bir zülüm vardır.

Yeni eşiniz ve çocuklarınızın nafakasını boşandığınız ve hiçbir hukukumuz kalmayan eski eşinize ölene kadar vermek bırakınız başka kuralları hiçbir akıl sahibinin iyi niyetle icra edebileceği bir durum olamaz.

Dediğimiz gibi varlıklısınızdır geçmişte bir hukukumuz vardı onunda geliri yok ben ona yardımcı olayım diye gönül rızasıyla yaparsanız bu zaten mani bir halde yok.

Nafaka ödenmediği takdirde hapis cezası var.

Bakınız bu ülkede %92 engelli yatağa mahkûm bakıma muhtaç bir erkeğe boşandığı eşi için mahkeme kadına nafaka bağlanmasına hükmetmiştir.

Buna benzer birçok örnek varken hala iki ila altı yıl arasında ısrar etmek şüphesiz ki hem yanlıştır hem de hala İslam’ın hükümlerini çiğnemeye devam etmektir. 

Kimi feminist İslamcılara göre İslam’ın o hükümleri geçmiş zaman için geçerliymiş bugün için şartlar değişmiş yani bunlar kendilerini İslam’a uygulamadıkları için İslam’ı kendilerine uydurmaya çalışıyorlar.         

Nihayetinde diyoruz ki bu konuda bir düzenleme şart 30 yılı aşkındır süren mağduriyetlerin giderilmesi gerekiyor sadece onların değil bundan sonra da yaşanacak mağduriyetlerin önlenmesi. İslam çocuk için nafakayı emreder yani süt nafakasını emreder erkeklerin ekonomik durumu uygunsa kadında fakirse ona sadaka olarak yardımda bulunmayı da peki Ankara’ya ne oluyor orada İslam’ın değil feministlerin taleplerine boyun eğiyor?

Bu yazı toplam 1570 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.