1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. İSLÂMA GÖRE NİKÂH DİNİ MİDİR?
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

İSLÂMA GÖRE NİKÂH DİNİ MİDİR?

A+A-

         Müftülerin de nikâh kıyma işlemini yapabilmesi konusu gündeme gelince çoğumuzun ilk olarak aklına gelen husus nikâhın dini olduğu ve bir din görevlisi tarafından gerçekleştirilmesi gerektiği düşüncesidir. Fakat durum gerçekten böyle midir?

         Konuyu incelediğimizde herkesin bildiği şu husus ortaya çıkmaktadır: İslâm’a göre nikâh bir akittir ve bu akdin gerçekleşmesi ve varlığını koruyabilmesi için de bazı şartları vardır.

         Bir akit olduğuna göre de normal olarak, bu akdin sahih olabilmesi için bazı şartların olması tabiidir.  

         Her şeyden önce İslâm, bu akdin, evlenecek kimselerin birbirleriyle evlenilmesini caiz gördüğü kişiler arasında gerçekleşmiş olmasına dikkat eder. Yani İslâm evlenecek kişiler arasında evlenme yasağının bulunup bulunmadığına bakar. Çünkü bazı kimseler arasında gerçekleşecek evlenmeyi meşru kabul etmez.

         Eğer bir yasak durumu varsa bunlar arasında yapılacak akdin sahih olmayacağını ve eğer yapılmışsa bunun da sahih olmadığını söyler. Örneğin bir kişi kendi kız kardeşiyle halası veya teyzesi ile evlilik yapamaz. Eğer yapacak olursa bu akdi nerede ve kimlerin huzurunda yapmış olurlarsa olsunlar geçersiz sayar. Hukuki ifadesiyle böyle bir akit bâtıldır, yani İslâm Hukuku açısından hiçbir hükmü yoktur. Hukuki bir anlam ifade etmez.

         Bununla birlikte bu akit yapılırken şâhitlerin bulunup bulunmadığını da arar. Bunların sayısı ise iki kişidir. Yani birbirleriyle evlenmeleri caiz olan iki kişinin birbirleriyle evlendiklerini ifade eden sözleri söylerken bu sözleri en az iki kişinin duyması şarttır. Bunların özel olarak şahit olmaları için seçilmiş olmaları da gerekmez.

Ancak bu kişilerin şahit olabilme özelliklerini taşıması gerekir.

Akdin yapıldığı yer önemli değildir. Nikâh salonunda, camide veya parkta olması akdin gerçekleşmesine engel olmadığı gibi, bunlardan birisi akde bir özellik de katmaz.

Ayrıca bir üçüncü şahsın ‘ben de sizi karı-koca ilân ettim’ demesine de ihtiyaç yoktur.

Ancak şu husus önem arz edebilir: Müslümanlar güzel bir iş yapmak istediklerinde önce o işi Allah’ın kendilerine kolay kılması ve sonunda da hayırlı eylemesini dilerler. Yani bu konuda dua ederler. Ancak bu da akdin sahih olma şartlarından değildir.

Evlilik de İslâm’ın benimsediği ve teşvik ettiği bir davranıştır. Bu sebeple de ‘kıyılan’ değil, yapılan bir evlilik akdini akdi yapanlar ve bu akdi yapanların yakınları için hayırlı olmasını yine Allah’tan temenni ettikleri de bir gerçektir.

Bu sebeple de yapılan nikâh akdinden sonra bir duayı uygun bulurlar.

Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere İslâm’da ‘nikâh kıyma’ diye bir şey yoktur, ‘nikâh akdi yapma’ söz konusudur. Bu da akdi yapacak olan iki kişi arasında gerçekleşir. Tıpkı bir alış-veriş yapan iki kişinin kimseyi aracı yapmadan bu akdi gerçekleştirdikleri gibi, evlenecek iki kişi de akdi gerçekleştirecek sözleri iki şâhit huzurunda söylemeleri yeterlidir ve bu geçerlidir. Bunların resmiyete intikali ise tescille görevli kimselerin bu duruma vakıf olmaları ile ve akdi yapanların müracaatları ile gerçekleşir.  

Bütün bunlardan sonra şunu söyleyebiliriz: Müftülerin nikâh akdine şâhit olmaları dini olmayıp, tıpkı muhtarların köylerinde aynı akdi gerçekleştirmelerine şâhit olup yetkili belediye memurlarına bildirmesi ve tescilini sağlamasından ibaret olur. Durum bundan ibarettir.

 

Bu yazı toplam 245 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.