1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İSLAMA SAHİP ÇIKALIM
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAMA SAHİP ÇIKALIM

A+A-

Dünya’nın nüfusu yaklaşık 7 milyar. Bu  7 milyar içinde;

Belirlemelere göre dünyada yaklaşık 2,2 milyar Hıristiyan (yüzde 32), 1,6 milyar Müslüman (yüzde 23), 1 milyar Hindu (yüzde 15), 500 milyon Budist (yüzde 7) ve 14 milyon Yahudi (yüzde 0,2) yaşıyor. Bunlara ek olarak Afrika, Amerika, Asya ve Avustralya'da geleneksel dinlere inanan 400 milyon kişi (yüzde 6) var.

Bunu biraz daha açarsak, dünya nüfusunun, rapora göre dünyada yaklaşık 2,2 milyar Hristiyan (yüzde 32), 1,6 milyar Müslüman(yüzde 23), 1 milyar Hindu (yüzde 15), 500 milyonBudist (yüzde 7) ve 14 milyon Yahudi (yüzde 0,2) yaşıyor.

Bu nüfusa göre dünyada Müslüman sayısı hırıstiyanlığın gerisinde, Budizm ve hinduizmin ile önündedir.

Ne yazık ki, İslam  bundan yaklaşık 1400 yıl önce Hz. Muhammed ile başlamış ve istenilen düzeyde olmasa da ciddi bir topluluk olmasına karşın, özellikle  İslam ülkeleri dışındaki Hıristiyan ve  Musevilerin açıktan ya da gizliden saldırısı  altındadır.

Genelde dünyada özellikle de Avrupa'da çok güçlü ve ciddi bir İslam düşmanlığı nüksetmiş durumdadır. Soğuk Savaş sonrası  İngiliz Margaret Teacher'in 'Komünizmi yendik yeni düşmanımız İslamizm' anlamına gelen sözleriyle başlayan Müslüman düşmanlığı giderek yaygınlaşmaktadır.Buna karşında İslam sevenler ve dine inananlarda İslamı yaymak için çabalarını sürdürmekte olduğunu sevinçle görmekteyiz.

Bugün dünyada terör dahil bütün kötülüklerin kaynağının Müslümanlar olduğuna başta Hıristiyan ve   Museviler olmak üzere inanan çok ciddi bir kesim var. İslam düşmanlığı sanıldığı gibi birtakım ırkçı fraksiyonların işi de değildir. İslam düşmanlığı kurumsallaştırılmıştır.Maalesef yine son dönemlerde Avrupa ve ABD’gibi bir ülkede İslam düşmanlığı bir çeşit devlet politikası haline getirilmiştir. Sanıldığı gibi İslam düşmanlığı marjinal unsurların değil çoğu örgütlü ve arkasında çok ciddi bir siyasi güç bulunan grupların işidir.

Türkiye/AB ilişkileri ya da Türkiye/ABD ilişkileri yaygınlaşan İslam düşmanlığından ciddi biçimde etkilenmekte ve bence zarar görmektedir. Uyum yasaları ile bazı dini konuları ve geleneklerimizi yok ettik. Bunu görmek ona göre pozisyon almak şarttır.Avrupa’da Avusturya'da 15 Ekim'de yapılan seçimlerde yüzde 26 oy alan aşırı sağcı ve yabancı karşıtı Avusturya Özgürlük Partisi  iktidar ortağı olmuştu. AB, mülteci ve İslam karşıtı söylemleriyle bilinen FPÖ, dışişleri, içişleri ve savunma gibi önemli bakanlıkları da elde etti.Bu gelişmeyle birlikte artık diğer AB ülkelerinde de bu tür partilerin iktidara ortak olması ve hatta tek başına hükümet kurmalarının yolunu açmıştır.Fransa, Almanya, İtalya ve Belçika gibi AB ülkelerinde de aşırı sağcı ve AB karşıtı partiler seçimlerde oldukça yüksek oy alıyorlar.Partinin lideri Henz  İslam'ı Avusturya'ya ait görmüyor. Yani ülkede yaşayan yaklaşık 700.000 Müslüman'ı Avusturya'nın parçası olarak kabul etmiyor. Strache, Türklere "Avusturya'yı terk etmeleri" çağrısından bulunmuştu. Bu durum İslam/Türk/yabancı düşmanlığının ulaştığı boyutu göstermektedir.

Kamu kurumlarında ve okullarda başörtüsünün yasaklanmasını talep eden Strache, İslamcılığın "21. Yüzyılın faşizmi" olduğunu ve bu ideolojinin sembollerinin camiler ve minareler olduğunu söyleyerek İslam'a ve Müslümanlara hakaret ediyordu.

Sorun Avusturya'daki gelişmelerden ibaret de değildir. Avrupa'nın faşist/ırkçı/yabancı düşmanı liderleri arasında İslam düşmanlığı konusunda çok yoğun bir iş birliği söz konusudur.

Maalesef sözde Müslüman olan Orta doğuda ki  ülkeler ise bir biriyle savaşmaktn çatışmaktan İslam’ı düşünür, savunur halde değildir. Yine en sağlıklı biçimde İslam’ı Türkiye ve Türk halkı yaşamakta ve savunaktadır.

Eski güzellik kraliçesi Anke Van Dermeersch, yazdığı kitabın kapağında topuklu ayakkabıyla kutsal kitap Kur'an-ı Kerim'in üzerine basan bir kadın fotoğrafını kullanmış ve Ku'ran-ı Kerim'den "askeri el kitabı" diye bahsetmişti.

Durumun ne denli vahim bir hal aldığı ortadadır. Çoğu zaman Avrupalı demokrat görünümlü siyaset adamları kendi yapamadıkları ve söyleyemediklerini marjinal fanatik gruplar marifetiyle söylemektedir. Her zamankinden daha uyanık ve tedbirli olmak zamanındayız. İslam düşmanlarına hem fikren, hem fiilen izin verilmemeli ve bunlara gerekli cevaplar verilmelidir

Bu yazı toplam 531 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.