1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

  3. İslâmda İbadetlerin Yeri Ve Önemi
Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

İslâmda İbadetlerin Yeri Ve Önemi

A+A-
İslâm, bir dinin adıdır. Genel olarak düşünecek olursak İslâm, İnsanlık tarihi boyunca Allah’ın Peygamberleri vasıtasıyla insanlara gönderdiği bütün dinlerin ortak adıdır.
Özel olarak da Allah’ın, Hz Peygamber a.s. aracılığı ile insanlara en son gönderdiği dinin adıdır.
Çünkü bundan önce gönderilen ve hâlen inananlarının bulunduğu dinler özel adlarla anılmaktadır. Musevilik, İsevilik… gibi. Aynı zamanda bu dinlere Yahudilik ve Hıristiyanlık da denir. Bu terimlerin ifade ettiği manalar arasında farklar bulunsa da daha genel anlamda bunların hepsine birden ‘ehl-i kitap’ da denir.
Bu değerlendirmelerden de anlaşılacağı üzere İslâm Allah tarafından Hz. Peygamber a.s.’a, bütün insanlara tebliğ edilmek üzere gönderilen dinin adı, Müslüman da bu dine inanan kimse olmaktadır.
İslâm dinine inanmış olan kimseye aynı zamanda mü’min denir. Mü’min iman eden kimse demektir. İman ise kalb işidir. Yani iman kişinin içinde yer alır. Bunun dışa vurumu ise kişinin kalbinde yer alan bu imanını açığa vurması ile veya aynı zamanda dinin kendisine bildirdiği ibadetleri yerine getirmesiyle mümkündür.
Diğer bir ifade ile kişinin sadece dili ile inandığını söylemesi veya sadece “Lâ İlâhe illâllah Muhammed (a.s) Resûlullah” demesi onun Müslümanlığını sağlamaz. Yani kişi bununla cennete giremez.
Gerçek Mü’min olabilmesi onun kalbiyle iman etmesi ve kalbine yerleştirdikten sonra onu diliyle söylemesi hâlinde mümkündür. Dilinin söylediği ile kalbinin uyum sağlaması bir değer ifade eder.
Şöyle de söyleyebiliriz: Amel imana dayanmalı; çünkü imana dayanmayan amelin bir değeri yoktur. Bundan şöyle bir netice de çıkarabiliriz: İslâm Dininde iman amelden önce gelir: Önce iman, sonra amel.
Amellerin de kendi içinde bir sıralaması mevcuttur. Yani bazıları diğerlerine göre öncelik ifade eder. Bundan dolayı ameller farz, vacip, sünnet, nafile… gibi ifadelerle öncelik sırasına sahiptir. Bunlardan bir önceki derecede yer alanı dururken, bir sonrakini işlemek marifet değildir.
Mümin bir kimseden beklenen bunların neler olduğunu bilmesi ve ona uyarak hareket etmesidir. Buna göre günde beş vakit kılınacak farz namazlar dururken, yalnızca Bayram namazlarını kılmak veya Cuma namazı bile kılmazken, kandil gecelerinde çokça namaz kılmak marifet ve dindarlık değildir.
Bu duruma göre dinimizin inananlarından yapmalarını istediği namaz kılmak, oruç tutmak, zekât vermek ve Hac etmekle ilgili ibadetleri yaparken bu hususu gözetmeleri gerekir. Yani bunlardan öncelikli olarak farz olanlarını yerine getirmeli, sonra da bundan derecesi düşük olanları işlemeli.
Tek bir cümle ile söyleyecek olursak: Farzları işlemeyip sünnetlerle veya nâfilelerle meşgul olmak bir Müslüman’ın yapacağı şey değildir.
Böyle bir davranış o kişinin tam ibadet sahibi bir kimse olarak kabul edilmesini gerektirmez.
Burada şu hususa da dikkat edilmesi gerekir: Farzlar da kendi içinde önceliklidir. Çünkü farzların bir kısmı ayni farzdır, yani her müminden ayrı ayrı yerine getirilmesi istenmiştir; fakat bir kısım farzların yapılması toplumdan istenmiştir. Bu sebeple de arasında derece farkı vardır.
Buna şöyle çarpıcı bir örnek verebiliriz: Bir kimsenin anne ve babasına ve onlardan hayatta bulunana iyilik etmesi ve hizmetlerini görmesi ayni farzdır; cihat, yani düşmanla savaşmak ise toplumdan istendiği için kifai farzdır.
Bu sebeple de anne veya babasına bakmakla yükümlü olan bir kimse onları terk ederek cihada katılmaz. Nitekim Peygamber a.s. kendisinden cihat için izin isteyen bir gence anne veya babasından birinin hayatta olup olmadığını sormuş ve onların sağ olduklarını öğrenince de “öyleyse onlara hizmet etmeye çalış” diyerek onu geri göndermiştir.
 
Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.