1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İSLAMİYET VE MEŞRUTİYET-6
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAMİYET VE MEŞRUTİYET-6

A+A-

Bizi aldatacak şeylerden birisi de filan kimse, filan adama rey veriyor. Elbet o bizden daha iyi bilir. Sizde reyinizi oraya verin deyip iyi bildiğimiz bir adamın oy vermesini elde alet ederek reyimizi arzu ettiğimiz adamla vermek için bizi aldatmaktır.

Bunun çaresi hiçbir  söze bakmayarak ve kimseye uymayarak iyice düşünüp beğendiğimiz bir adama oy vermektir.

Rey almak istediği adam veya dernek nasıldır? Şimdiye kadar ne iş yapmıştır iyi bakmalı. Habersizce arkadan satılmanı önlemelidir. İyi düşünmeyenlerin, saygılı davranmayanların arkadan satacağını iyi bilmeli. Sandıklar koruma altına alınmalıdır. Bilerek  çalan, hata yapan insanların Allah’tan korkması gerekir. Emaneti ehline vermek için çalışılmalıdır. Sakınmak lazım gelen dolapları ve oyunları, bilenler bilmeyenlere bildirmek lazımdır. Diyanetimizi bozmak, itikadımızı gevşetmek için kullanılan oyunlardan bende burada kısaca söyleyecem. Belki duyanların, okuyanların kurtulmasına sebep olurum. Müslümanları azdırıp dininden çıkartmak için uğraşan adamların derece derece aldatma yolları vardır.

Bunlardan ilki azdıracak kimsenin azabileceği bir adamı bulmaktır.

Gerçekten alim olanlarınyanlarında söz seylememektir.

Ayardacakları adamları kendilerine ısındırmak ve kendilerine yakmaktır. Soğu ise sofu görünmek, çapkınsa çapkın olduğuna inandırmaktır.

Dinde ve dinin erkanında bazı şüpheler çıkartmaktır.

Sırlarını, gizlilerini faş etmemek ve kimseye söylememek için aralarında ahd ve misvak etmek ve herkesten söz almaktır.

Verdiği şüphelerin kaldırılmasını ileriye atmaktır.

Kendilerinin fikri, dinin en büyük adamlarının fikrine göre olduğunu ve bu büyük adamların kendilerinden bulunduğunu söyleyerek kandıracağı adamın gönlünü kazanmaktır.

Fikirlerinin, azdırmak istedikleri adamın beğeneceği ve kabul edeceği kaideler, esaslar üzerine konduğunu bildirip gönlünü daha ziyade akıtmaya savaşmaktır.

İş buraya kadar geldikten sonra namaz, oruç, hac gibi ibadetlere lüzum olmadığına inandırmaya çalışmaktır.

Alıştıra, alıştıra bu hale kadar azdırılan adamı itikad-ı diniyeden soyup çıkarmaya ve gönlünün bağlantısını çözüp atmaya uğraşmaktır.

Bunlardan sonra dünya keyfleri, zevk-i sefaları ne ise hepsini yapmaya teşvik edip kandırmak ve koyduğu kötülükleri kökleştirmektir.

Cenab-ı Hakk, böyle dışı iyi, içi kötü, huysuz, soysuz, yaramaz adamların şerlerinden, tuzaklarına düşmekten cümlemizi muhafaza eylesin SON

+++ 

Evet   yazı serisine başladığım ilk günde de belirttiğim g3ibi Nakşi Şeyhi, Hürriyet ve itilaf Fırkası yöneticisi Konyalı Mehmet Zeynelabidin Efendi’nun asli tutanaklarıdan  derlediğimiz  “İSLAMİYET VE MEŞRUTİYET”  isimli kitabı  sadeleştiren Ahmet Atalay’ın yazdığı kitaptan kısa masajlar aktardım. Tikdir size aittir.

Eskilerin deyimi ile :
Sürç-i Lisan ettikse affola…

+++        +++   

ÇANAKKALE ZAFERİ

Bugün Çanakkale  Zaferi’nin  yıldönümü.Dünya durdukça da TÜRK’ün bu ibretlik ZAFER’leri hep yazılacak ibretle ve övgüyle, gururla  hep anılacaktır.
Çünkü Müslüman TÜRK Milleti, Mukaddesatı, Vatanı, Namusu ve bayrağı için hiçbir fedakarlıktan  bugünde olsa geri durmaz, Son örnek 15 temmuz . “Ölürsem ŞEHİT Kalırsam GAZİ olurum’a” İman etmiş TÜRK Askeri bu inançladır ki cephelerde adeta şahlanır ve ZAFER üstüne ZAFERLER kazanır, Destan üstüne Destanlar yazar.

Bilindiği gibi ÇANAKKALE ZAFERİ, Anaların evlatlarını, “Kınalı kuzularını” şefkat ve muhabbetle bağrına basıp: “Oğul seni yetiştirdim, hizmet eyle Vatana, Ak sütümü helal etmem saldırmazsan düşmana” diyerek cepheye uğurladığı: Oğulun da Anasının elini öperek, “Hakkını helal et şefkatli Ana, canım feda olsun bu kutsal Vatana” diyerek karşılık verdiği, Cefakar ANALAR ile Yiğit ve Kahraman Mehmetçiklerin Destanıdır.

ÇANAKKALE ve KURTULUŞ ZAFERLERİ gibi tüm ZAFERLERİMİZ, Vatanı, Bayrağı, Din’i ve Devleti için düşmanla savaşarak canını Allah(cc) yolunda feda ederek, Allah’ın rızasına mazhar olan şehitlerin Destanıdır.

Şehit olanları ve gazilerimizi minnet ve sayyı ile anıyorum.

Bu yazı toplam 380 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.