1. YAZARLAR

  2. Duran Çölcü

  3. İsraf edilen Gıdayla, 821 milyon aç insan dolayabiliyor
Duran Çölcü

Duran Çölcü

Yazarın Tüm Yazıları >

İsraf edilen Gıdayla, 821 milyon aç insan dolayabiliyor

A+A-

İsraf, her türlü imkân ve varlığı boşuna harcama, saçıp savurma veya tüketilenden fazlasını alma anlamına gelmektedir.

Ülkemizde, şehrimizde ve dünya genelinde israfın önüne bir türlü geçilemiyor.   

Özellikle gıda ürünleri ve ekmekteki israf korkunç boyutlara ulaştığı da bir gerçektir.

İsrafın önlenmesi konusunda yapılan çalışmalarda da yeterli bir duruma da gelinmemiştir.

Dinimiz israfın her türlüsünü yasaklanmasına rağmen, hala toplum olarak israfın önüne geçmede yetersizliğimiz düşündürücüdür.

Bizlerin israf ettiği gıda ürünlerini bulamayan ve aç olan insanları düşündüğümüzde, vicdanen bir rahatsızlık hissetmeliyiz.

Toplum olarak hep birlikte isaf etmemeli ve tüketeceğimiz kadar gıda ürünleri almalıyız.

Çöpe atılan gıda ürünleriyle 821 milyon aç insanın doyabileceğinden dolayı, israfın her türünden uzak durarak, israf kültürünü geliştirmeliyiz. 

İsraf etmekten kurtulduğumuz takdirde ekonomik olarak kazandığımız gibi, ülkemizdeki ve dünyadaki aç insanların doymaları içinde bir kaktı verme fırsatı yakalayabiliriz.

Konunun daha iyi anlaşılması için sizlerle Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın açıklamasını paylaşmak istedim.

Türkiye İsrafı Önleme Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. Aziz Akgül,“Dünyada gıda israfının büyüklüğü yaklaşık 1,3 milyar ton iken, 821 milyon insan ise açlık sınırında yaşıyor. 1,3 milyar ton israf edilen gıda, 821 milyon insanı 3 defa doyurabilir. Dünya çok büyük çelişkiler yaşıyor. Bir tarafta israf var bir tarafta ise açlık var. İsrafın en büyük olduğu yerlerin zengin ülkeler olduğunu görüyoruz. Sadece Avrupa ve ABD’de yapılan israf ile yaşayan tüm aç insanlar doyabilir. Sadece büyüklere yönelik değil, çocuklara yönelik de büyük reklam ve pazarlama stratejileri kurgulanıyor. Bunlar ayrıca geleceğimizi de ipotek altına almak istiyorlar. Bugün geldiğimiz noktada e-ticaret siteleri vasıtasıyla büyük bir tüketim çılgınlığı söz konusu. İnsanlar ihtiyacı olmayan ürünleri dahi alıp evlerinde depolamayı tercih ediyorlar. E-ticaret israfın artmasına etki edebilecek bir alan maalesef. Bireysel tasarruf kültürünü geliştirip bunu bir hayat tarzı haline getirebilirsek, pazarlama stratejilerine karşı durabiliriz. Cimri olalım demiyorum, sadece empati yapıp tasarrufu içselleştirerek yaşadığımız evrene değer verelim.”

Prof. Dr. Aziz Akgül, israfın olumsuz nedenleriyle dünyanın geleceğini büyük bir tehlike beklerken, gelişmiş ülkelerdeki israf edilen gıda ürünleriyle 821 milyon aç insanın doyabileceğine dikkat çekiyor.

Bireysel tasarruf kültürünü geliştirip bunu bir hayat tarzı haline getirebilirsek, israfın önüne büyük ölçüde geçileceğini de söylüyor.

Ülkemizdeki ve şehrimizdeki israfa bakarsak durum hiçte iyi olmadığı gibi, içler acısıdır.

Ülkemizin milli gelirinin yaklaşık yüzde 15’lık kısmını israf ediyoruz.

Bu durumun parasal boyutu da oldukça ciddi olup, yıllık 500 milyar liraya yakın bir israf söz konusudur.

İklimsel dengesizliklere, tarımsal sulamadaki sorunlara bakarsak, ciddi krizler yaşayabiliriz.

Şimdiden gelecekte gıda ile ilgili krizler yaşamak istemiyorsak, toplum olarak israf kültürünü geliştirmek ve yaymaktan başka da çare yoktur. 

Örneğin Serpme Kahvaltı diye oluşan kültürden dolayı 100 milyar lira civarında bir israfa sebep olunurken, Toplam Gıda israfı ise 214 milyar liraya tekabül ediyor.

Diğer taraftan çocukların hazır yemekleri yemeleri ve bunun sonucunda israfın artması da ayrı bir sorun oluşturuyor.

Çocuklarımıza israfın neden olduğu sağlık ve ekonomik zararları anlatılırsa şimdiden israfın önlenmesi anlamında bir adım daha atılmış olur.

Tabi ki çocuklarımıza israf kültürünü eğiterek vereceğimizden, israf ve tasarruf kültürü noktasında eğitimlere daha fazla ağırlık verilmelidir.

Evde, okulda ve etki altında oldukları her yerde bu bilinçle yetiştirmemiz gereklidir.

Kamu, özel, sektör, sivil toplum kuruluşları israfa karşı savaş açmak ve daha fazla ağırlık vermek zorundadır.

Aileden başlayarak israf ve tasarruf kültürünü öğrenemezsek israfın asla önüne geçemeyiz.

Öyleyse şimdiden israf ve tasarruf kültürünü geliştirerek, topluma yaymaktan başkada çözüm yoktur. 

Vatandaş olarak bizlerde bu sürecin başarılı olması ve israfın önlenmesi için elimizden gelen katkıyı sunmalıyız.

Ne dersiniz sizce de öyle yapmamız gerekmez mi? 

Bu yazı toplam 988 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar