1. YAZARLAR

  2. Güngör Gökdağ

  3. İsrailin Bağımsız Kürdistan Desteği
Güngör Gökdağ

Güngör Gökdağ

Yazarın Tüm Yazıları >

İsrailin Bağımsız Kürdistan Desteği

A+A-

Ortadoğu bölgesinin en önemli sorunu olan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin (IKYB) bağımsızlık için yapmayı öngördüğü referandum sürecine İsrail'in verdiği siyasi destek son derece öneme haizdir. Çünkü İsrail bölgede bir Kürt devleti kurulmasını ulusal çıkarları açısından elzem görüyor. Esasında İsrail, Kuzey Irak Yönetimi'ne verdiği desteği Türkiye'yi rahatsız etmeyecek bir şekilde hep sürdürmüştür. Ancak Davos'ta yaşanan gerginlikten sonra desteğini saklama gereği duymamış, artık münasebetlerini gizlemeden açık kart oynamıştır.

 

Tabi bu durum tek taraflı da değildir. Barzani'de İsrail'e karşı hiç boş sayılmaz. Erbil başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin önemli şehirlerinde bağımsızlık için yapılan referandum gösterilerinde açılan İsrail bayrakları, Arapça ve Kürtçe yapılan tezahüratlar, karşılıklı methiyeler durumun ciddiyetiyle birlikte Barzani'nin İsrail'le olan yakınlığını da herkese göstermektedir.

 

Derin bir dehliz olan Ortadoğu bir felakete doğru hızla gidiyor. Diğer yandan ise, gittikçe Yahudi güdümüne giriyor. Fırat ve Dicle arasından Nil nehrihinin dökümüne kadar olan bölge Arz-ı Mev'ud (vaad edilmiş topraklar) olarak isimlendirilmiş ve Tevrat'da yahudilere ait olduğu işaret edilen bölgedir. İşte bu nedenle İsrail, ABD ile beraber bölgede fiili bir durum meydana getirme hamlelerinin odağındadır.

 

İsrail'in kurulduğu günden bu yana hep güvenlik sorunu olmuştur. Arap düşmanlığı ve tehlikesi ise İsrail'e göre bitmişte değildir. İsrail'in Araplardan ne kadar korktuğunu ve nasıl bir topluluk olduklarını anlamak için Filistinlilere bakmak ve orayı nasıl bir açık cezaevine çevirdiğini görmek yeterlidir. Anaokuluna giden çocuklara bile Arapların ve müslümanların nasıl bir canavar millet, görüldüğü yerde öldürülmeleri gereken mahluklar olduğunu öğretirler.

 

Ancak İsrail'in Kürtlerle bugüne kadar hiçbir sorununun olmadığı da bir gerçektir. Bu zamana kadar onlarla hiç sürtüşmemiş, savaşmamıştır. Etrafını çevreleyen Arap ülkelerinin yanında, Arap olmayan bir Kürt devleti oluşumunu hem güvenliği açısından, hem de Büyük Ortadoğu Projesi'nin hedefe yaklaşması bakımından hayati derecede önemli bulmaktadır. Çünkü bu durum bölgede artık kendi yalnızlığını sonlandıracaktır.

 

Günümüzde ise şartlar tam da İsrail'in olmasını düşündüğü ve istediği şekilde gelişmiştir. ABD bölgeye iyice yerleşmiş; Irak'ta Peşmerge'yi, Suriye'de YPG'yi, Türkiye'de PKK'yı, İran'da PJAK'ı kısaca Kürtleri, vesayet altına alarak bağımsızlık adına her türlü emellerinde dilediği gibi kullanmakta, Kürtler üzerinden her türlü oyunu oynayabilmektedir.

 

Buraya kadar tamam da peki ya bundan sonrası ne olacak?

Büyük Ortadoğu Projesi'nin kolaylıkla hedefine ulaşabilmesi için bölgede köklü ve güçlü devletlerin zayıflatılarak böldürülmesi, ardından Arap olmayan bir Kürt devletinin kurulması düşünülmektedir. Zaten Kürt devleti inşaası da bu plan dairesinde gelişip vazgeçilemeyecek ana başlıklardan sayılır. Fiili olarak gelişecek bu durum Ortadoğu'nun fitilini ateşleyecek, savaşa davetiye çıkartacaktır. Yaşanan gelişmeler ise en çok İsrail'i rahatlatacaktır.

 

Batının doğuyla planı olduğu kadar bir hesaplaşmasının da olduğu aşikardır. Bunun da merkezinde Türkiye bulunmaktadır. Türkiye bölgesinde bağımsız politikalar geliştirip güçlendikçe dost bildiklerini düşman, müttefik sandığını ise hasım olarak karşısında buluyor. Dış ticarete bakıldığında Batının etkisi azalırken Doğunun ilerlediği görülüyor. Özellikle Türkiye'nin ticari alanda bölgesinde en başarılı ülke olduğu verilerle sabittir. İşte bu durumdan İsrail'de son derece huzursuz olmaktadır.

 

Kuzey Irak'ta yaşanan gelişmelerin zamanlaması ise son derece önemlidir. 2019 yılı içinde yapılması planlanan seçimlerde, Kürt toplumunun hükümete ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği desteğin inkıtaya uğratılması hedeflenmektedir. Diğer yandan ise Türkiye'ye karşı asimetrik bir savaş yürütülmektedir.

 

Irak'ta ki kartları ne yazık ki biz dağıtmıyoruz. Bu bakımdan İsrail'in Kürtlere verdiği desteği farklı parametrelerden okumak zorundayız. Dışarıda kalmak, alanı da başkalarına bırakmak anlamına gelebilir. İşte bu nedenle yeni bir Kürt siyaseti ve okuması ile Kürt toplumunun çok sıkı kucaklanması da elzemdir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölgede yaşayan bütün Kürtlerin ve yardıma ihtiyaç duyan tüm bölge halklarının gerçek yurdudur.

 

Mesut Barzani'nin dünyayı karşısına alarak gittiği bağımsızlık referandumunda, artık bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına zemin oluşturacak gelişmeler yavaş yavaş başlayabilir.

 

Yaşanan bu gelişmelere ise dünya da İsrail'den başka hiçbir ülke ne destek veriyor, ne de tanıyacağını belirtiyor. Sandıklar daha açılmadan PKK kutlamalar yapıyorsa bu referandumun meşruluğu da her yönüyle tartışılır.

 

Ortadoğu bölgesinde köklü ve çok güçlü olmayan devletlerin yaşaması mümkün değil. Türkiye ise geçmişten gelen devlet tecrübesi ve geleneğiyle emperyalistlerin güdümünde meydana getirilecek bir yapılanmanın nerelere varacağını bilen ve gören bir ülkedir.

 

İsrail'in antlaşma, hukuk ve kural tanımayan, hiçbir sisteme ve nizama uymayan, boyutu da vardır. Bağımsız bir Kürdistan'ı desteklemesi Kürtleri çok sevdiği için değil, terör devleti kurulması arzusundandır.

 

Tehlike ve oyun çok büyük. Neticede istikrarsızlık bütün bir bölgeyi ateş çemberine çevirebilecek, daha çok kaosa sürükleyecektir. Barzani ise işi bittiğinde defterden önce kendisi silinecektir. Akrebin işi sokmaktır. İsrail ile birlikte hareket eden bir topluluğa, Yahudiler acıdan başka hiçbir şey vermez, veremez..

Bu yazı toplam 576 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar