1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. İstanbul Sözleşmesi Aileyi Ve Kadını Koruyor mu?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

İstanbul Sözleşmesi Aileyi Ve Kadını Koruyor mu?

A+A-

Ayasofya ibadete açıldı,  sosyal medya kanunu çıktı, Salgında ülkemiz, devletimiz ve  Sağlık sistemimiz çok başarılı bir sınav verdi vermeye de devam ediyor. Ülkemizde dünya çapında projeler yapıldı ve yapılmaya devam ediyor.( Yusufeli Barajı, Çanakkale köprüsü, Eğiste viyadüğü…) Bu güzel gelişmelere bir de İstanbul sözleşmesinden çıkmayı ekleyebilirsek ballı kaymak olacak.

İstanbul sözleşmesini kamuoyumuz tam bilmiyor. Bu sözleşmeyi ve bu sözleşmeyle birlikte çıkan 6284 nolu kanunu imzalayanların çoğu bu gün kanunun muhteviyatını tam bilmediklerini itiraf ediyorlar. Baştan şunu söyleyelim; aklı başında, vicdanlı, normal, dengeli hiç bir insan,  bırak kadına karşı olan şiddeti, zulmü, tecavüzü, hiçbir canlıya bu şenaatlerin yapılmasını tasvip etmez, edenler ruh hastasıdır ve mutlaka tedavi edilmelidir. Bu gerçek ortada, lakin şu da bir gerçek, ilk insandan bugüne kadar, din mezhep, coğrafya, ırk, ideoloji… farketmiksizin kadınlar, her ülkede ve devlette tecavüze uğramışlar, şiddete maruz kalmışlardır. Bu durumun azı var, çoğu var lakin istisnası yok. Ülkemizde maalesef bu kötülüklerden vabeste değil. Yalnız bu gerçek şu anlama gelmez; “en çok tecavüz bizde, en fazla kadın cinayetleri İslam Ülkelerinde, gelişmiş ülkelerde böyle şeylere rastlanmaz.” Merak eden bakıversin o gelişmiş dedikleri ülkelerdeki tecavüz, şiddet olaylarının oranlarına. (Uluslararası Af Örgütünün 3 Nisan 2019’da yayınladığı rapor:

“Cinsiyet Eşitliğinde Zirvedeki İskandinav Ülkelerinde Tecavüz Oranları Korkutucu Seviyede” Rapora göre, sadece Finlandiya’da her yıl yaklaşık 50 bin (elli bin) -Finlandiya nüfus 5,5 milyon civarı- kadın tecavüze uğruyor. Danimarka’da sadece 2017’de tecavüze uğrayan ya da tecavüz girişiminde bulunulmuş kadın sayısı 24 bin sonuçlanmış!  Türkiye’de, Avrupa’yı kayıtsız şartsız üstün gören, “onları kendimize rehber edinmeliyiz” diyen “ezik müstağripler” bu gerçekleri ya bilmezler ya da bilseler bile görmezden gelirler.)

Kadına Şiddet Cinsiyetsizleştirme Projesinin Kalkanı

İstanbul sözleşmesi, 6284 nolu kanun ve türevleri birçok konuda desteklediğim Ak Parti’nin bu ülkeye armağanı! İşin en acı tarafı ise şu: Tayyip Erdoğan gibi her konuda aileyi, fıtratı, çok çocuğu savunan bir liderin böyle bir olumsuzluğa imza vermesi. (Gerçi Cumhurbaşkanımız bu yanlışı gördü ve yakında inşallah bu yanlıştan dönülecek)  İşin çok garip bir tarafı daha var; İstanbul sözleşmesi, içine gizlenen “cinsiyetsizleştirme projesi” ileride en çok kadınlara zarar verecek. Çünkü bu proje lgbt nin önünü açıyor. Lakin buna rağmen gizli bir el, müthiş bir propaganda ile bu projeye en çok kadınların sahip çıkmasını sağlıyor. Bu zıtlığı, bu paradoksu anlamak mümkün değil. Homoseksüelliğin artması tüm insanlar için kötü, lakin kadınlar için daha da kötü değil mi?

İstanbul Sözleşmesi Geldi Dertler Bitti mi?

Hayır, bitmedi aksine arttı. O zaman yapılacak olan ne, bu işe yeniden bir çare aramak. Hastaya iyileşmesi için bir ilaç verilir faydası varsa ilaca devam edilir yoksa başka çarelere başvurulur. Tıpkı bunun gibi aklı başında olan herkes şunu görmeli: gerek İstanbul Sözleşmesi, gerekse ona yaslanılarak yapılan çalışmalardan sonra ülkemizde tecavüz, boşanma, kadın ölümleri gibi olumsuz gelişmeler arttı mı azaldı mı? Bu soruya herkes ve devletin kurumları, “ maalesef arttı” diye cevap veriyor. O zaman bu işte bir yanlışlığın olduğu ortaya çıkmıyor mu? Çıkıyor. Bu sonuç aslında baştan beri biliniyordu. Çünkü bu tip uygulamaları yıllardır yapan Avrupa ülkelerinde olumlu sonuçlar alınmamıştı zaten.  Danimarka, Finlandiya ve İsveç bu uygulamayı en sıkı uygulayan ülkeler tecavüzde ilk sırada yer alıyorlar. Ne olacak şimdi?

Not: Şu linkte konu güzel işlenmiş:  https://www.milligazete.com.tr/makale/5044158/mucahit-gultekin/kadina-yonelik-siddet-kimin-umurunda

Bu yazı toplam 745 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.