1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İstanbul’un Fethi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İstanbul’un Fethi

A+A-
Bugün Osmanlı İmparatoru Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethedip, bir çağı kapatıp, bir çağı açtığı gündür.
O günden bu güne kadar ne kadar zaman geçmiş ?
Şöyle bir hesapladınız mı?
Tamı tamına 561 yıl geçmiş.
561 yıl önce İstanbul ne haldeydi? Bunu ne gördük, ne yaşadık. Sadece okuduklarımızdan edindiğimiz bilgiler var.
Bir söz vardır:
“Tarih yalan söylemez, tarihi yazanlar yalan söyler!
Ne yazılıp söylendi ise onunla yetindik.
Yalnız tahmin edebiliyorum. İstanbul belki fiziki olarak genişledi. Ama o günlerden çok daha iyi değil. İstanbul’u kullanamadık gibi geliyor bana…
Ulu Hakan Fatih Sultan Mehmet’in o günkü ismi ile Kontantinepolis’e nasıl girdiğini ve küffarı nasıl dize getirdiğini ortaokullarda yaptığımız müsamereler ve daha sonra izlediğimiz filmlerde gördük.
İstanbul’un fethini anlatmak,anlatmak, gurur duymak, mutlu olmak bir Türk olarak, bir Müslüman olarak sevinmek güzel ama, birde madalyonun diğer yüzüne baks ak. Bütün dünyaya “ Biz işgalciyiz. İstanbul bizim değil. Biz zorla aldık mesajı mı veriyoruz acaba…
Fetih aslında dinsel bir kavramdır. Her mezhep ve dinde ayrı anlam taşır. Yüce Peygamberimiz Hz. Muhammed’in bu konuda hadis-i Şerifi vardır:
“Elbet Kostantiniye fetholunacaktır. Ne güzel o fethi yapan kumandana” diyor.
Bugün bakıyoruz insanlar İstanbul’da ve ülkemizin bir çok yerinde dinsel kökene göre ayrımcılığa götürülüyor ve insanları bir birine düşürmek istiyorlar.
Bundan yaklaşık 500 yıl önce Makyavelli :
“Türkleri dışarıdan işgale kalkmayın, kaplan gibi olurlar. Onları içerden halledin” demişti. Bunun için düşmanlarımız bizleri parçalamak için her yolu deniyorlar ve hep içerde karışıklık çıkartıyorlar. Uyanık olmalıyız.
Dönelim Fethe:
Fetih bekleyen yeni Bizanslar var.
Ancak bir Fatih yok ki…
1920 nin 16 Mart günü başta İngilizler olmak üzere “İhtilaf Devletleri” İstanbul’u işgal ettiler.
Hıristiyanlar, Bizans’ın çöküşünden bu yana Müslümanların elinde bulunan İstanbul’a yeniden girmek isterler. Ama köprünün altından artık çok sular aktı. Roller değişti. Batı Haçlı seferlerinden sonra gerçekleşen tarihsel dönüşümlerde önce sömürgeci, ardından emperyalist bir kimlik olmuştu.
Osmanlı İmparatorluğunu ve Anadolu’yu paylaşmak üzere planlar yapmaktadırlar.
İstanbul 2. Kurtuluşunu emperyalist ve işgalci düşmanlardan 6 Ekim 1923 tarihinde yaşadı. Bundan önce İstanbul elimizden gitmiş, Sevr Antlaşmasının şartlarında Hıristiyanlık dünyasının Avrupa’sı Yunanistan’ın öncülüğünde İstanbul’u yeniden Kontantinepolis’e dönüştürüyorlardı.
1453 yılının dünyasında zor yoluyla toprak elde etmek doğaldı. Aradan geçen yüzyıllarla hukuk kuralları değişti.
İstanbul bizimdir ve en güzel yerlerimizden birisidir. Çağdaş insan, yaşadığı toprağı siyasi amaçlar uğruna, gezi parkı ve benzeri nedenlerle tarumar edip, yakıp yıkmaz. Ama ne yazık ki, yukarıda da belirttiğim gibi Bizi dışarıdan yıkamayan haçlı ve Siyonist zihniyet içeriden parçalamak istemektedir. Bu oyunlara gelmez isek Türk ve Müslüman Devleti dünya durdukça ayakta kalacaktır.
Ne mutlu Türküm diyene.
Atatürk’ün dediği gibi :
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”
 
Bu yazı toplam 100 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.