1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İşte Size Yol Ve Aydınlar
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İşte Size Yol Ve Aydınlar

A+A-
Türkiye'de sadece aydın sorunu yok. Aynı zamanda dini önder, samimi toplumsal kanaat lideri sıkıntısı da var. Bu sebeple, sapla saman birbirine karışıyor ve sağduyu yerine şiddet egemen oluyor.

İşte son örneği Ankara’da yaklaşık 30 kişinin katili, teröristin leşi için taziye çadrırı açıyor, buna da Başta Van Belediyesi başta olmak üzere HDP’li vekil, PKK yardakçısı, bu devletin parası ile, milletin temsilcisi olduğunu sanan şıllık katılıyor. Bu nasıl vekil, bu nasıl imam, bu nasıl belediye başkanı, Aklı selim insanlar bunu hesabını sormayacak mı ?

Diyarbakır Sur’daki virane evi gördünüz mü, hemen her evde klima var. Olsun, sana ne diyebilirsiniz. Bu bölgede kaçak elektrik kullananların oranı yüzde 80 civarında. Peki burada kamu vicdani, imam, okumuş, insan hakkı diye bir olgudan haberleri yok mu? Konya’da kaç kişinin evinde klima var ? Benim, senin, yani vatandaşın parasıyla klima kullanıyorlar.

"Aydın yok" lafım, sübjektif bir iddia değil. İşte somut olarak karşımızda duruyor. Son olaylara bakın. Şu anda adına "aydınlar bildirisi" dedikleri olayı hatırlamıyor musunuz ? PKK ile barış için bildiri imzalamadılar mı ?
Peki, neden tartışıyoruz?

Çünkü ister muhalif, ister taraf olsun, ortada olması gereken, beklenen, nitelikli aydın , vatanını, milletini, bayrağını, cumhuriyetini seven profili yok, yada çok azda da ondan. Olması gereken, özlenen aydın hangi aydındır peki?
Olabildiğince derinlikli düşünen ve gelişmeleri sağduyu ile zihin süzgecinden geçirdikten sonra, kimseyi memnun etmek amacı gütmeden salt doğrunun peşinde olan kimsedir... Bir bu tanıma, bir de bizde "aydın" denilenlerin söylemlerine bakın. Daha birinci cümleleri katı bir ön kabul ve dolayısı ile ön yargı ile başlıyor.
Çağımızın önemli bir bilim adamı ve aynı zamanda bilim kuramcısı ve felsefecisi olan Thomas Khun "teoriyi baştan nasıl kurarsanız, sonucu da ona göre anlam kazanır" diyor.

Siz, en başından "devlet ceberut ve kötüdür" diyerek teoriyi kurarsanız,Genel kurulda, toplantı ve meydanlarda “Katil devlet” diye bağırırsanız bundan sonrası ona göre şekillenecektir. Tıpkı en başından yanlış iliklediğiniz gömleğin düğmesine göre geriye kalanın sıralanacağı gibi...
İşte sözde "aydın" denilenlerin yaptığı da budur.

En başından teoriyi, "devlet, Kürtlere katliam yapıyor" üzerine kurduklarından lafın gerisini buna göre getirmişlerdir. Böyle bir durumda elbette bilimsel bir akıldan söz edilemez.

Neden edilmez?
Çünkü bilim ön yargılarla yapılmaz.

Aynı durum, sağduyunun sesi olarak aramakta olduğumuz din büyüğü/aydını için de geçerlidir. Ülkemiz, öyle çirkin ve tartışma götürmez olaylar yaşıyor ki bu hengâmede, kutlu bir ses, açıklayıcı bir vicdan, hakem olacak bir akıl aranır oluyor. Ancak sağduyunun sesi ya hiç duyulmuyor, ya da iktidardan yana tavır almış, onu haklı olsun olmasın savunan bir ses haline geliyor...
Halk gerçeği anlamakta bocalıyor...Böyle bir ortamın bir diğer sonucu nedir biliyor musunuz?
Kaliteli tartışma yaşanmıyor. Geçmişte TV’lerde siyasiler karşılıklı, medeni şekilde oturur, fikirlerini, söylemlerini ve ülke problemlerini savunur, sonuca giderlerdi. Şimdi bunlar unutuldu.

Türkiye toplumu, sırf aydınları yüzünden toplumsal sorunlarını nitelikli olarak tartışamıyor.
Ön yargı, ön kabul, belirleyiciliği ile sağlıklı bir tartışma ortamı yaratmak kesinlikle mümkün değildir. Eğer salt gerçeği arıyorsanız bilimsel yöntem, bunun yol haritasını vermiştir. Francis Bacon'la başlayan ve Newton'la içeriğe kavuşan bilimsel yöntem, asrın filozofu Jhon Dawey ile problematik özellik kazanmıştır.
PKK, Orta Doğu siyasetinin bir parçası olarak yakın coğrafya içinde tüm siyasal aktörlerin etkilediği, kendisinin de etkilendiği bir yapıdır. Türkiye'nin bir kısmını Suriye'nin bir kısmına eklemlemek, 2- Buradan özerk yapılar, küçük devletçikler çıkarmak istemektedir. Bunun tam zamanı ve fırsatı olduğunu düşünerek de kendisinden pay alacağı, parça koparacağı ve dolayısı ile ayrılacağı toprak sahibi devletle savaşmaktadır. İkinci önemli tespit de budur.
Ön yargısız... Ön kabulsüz... Aksi hâlde 1620'lerde Bacon'un tanımladığı zihinsel putlarınız sizi yönetiyor demektir. Nitekim sözde aydınların yaptığı da tam olarak budur.
Bana gelince. Ben, vatan, millet, bütünlüğünden, tek bayraktan yanayım. Gerisi faso- fiso.
 
Bu yazı toplam 77 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.