1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. İstenmediği halde kendine koşulan gerçek: ölüm
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

İstenmediği halde kendine koşulan gerçek: ölüm

A+A-

Her zaman gerçekleri yazmak için yılmadan, usanmadan Allah izin verdikçe tüm çabamı sarf edeceğim. İzolasyon tedbirlerinin hafifletilmesinin akabinde yaşananları gördükçe aklıma türlü türlü fikirler geliyor. İnsanoğlu ölümle yüzyüze gelmediği sürece hayati risk taşımadığını ve öyle süreceğini mi düşünüyor acaba?

Ölüm kadar gerçek olanı umursamayan kişilikleri çözmek için kafama kırk türlü soru takılıyor.

Çevrenizi gözlemleyin. Sadece yaşlılar, hastalar ölmüyor. Gencecik fidanlar dahi çeşitli sebeplere matufen yaşamdan koparak ebedi alem yolculuğuna çıkıveriyor.

Açın televizyonu, haberleri izleyin. Haber bültenlerini izlediyseniz ne demek istediğimi anlaşmışsınızdır.

Necip Fazıl’dan çeşitli dizeler paylaşmama müsade edin.

Dün geçti, yarın var mı? Gençliğine güvenme! Ölen hep ihtiyar mı?

Neler kaybetti insan kul'a kulluk uğruna... Ah bir erebilseydik , ''KUL'' olmanın şuuruna...

İnsan sevme hissini israf etmemeli, kim ne kadar sevilmeye layıksa, onu o kadar sevmeli..

Ömrüm ağaç dalında savrulan bir yapraktır.. Ne kadar genç olursam olayım sonum kara topraktır...

Ya islamla yükselir, ya inkarla çürürsün.. Bu yol mezarda bitmiyor, gittiğinde görürsün!..

Ben bir garip insanım.. Ne tahtım var, ne tacım.. Tut elimden Allah'ım.. Yalnız sana muhtacım..!

‘Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur’

İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa imha için de o kadar cehalet kafidir.

"Diyorlar bana: Kalsın şiir de söz de yerde! Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde?"

"Ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda, Söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda…"

"Müjdecim, Kurtarıcım, Efendim, Peygamberim; Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim!"

Tohum saç, bitmezse toprak utansın! Hedefe varmayan mızrak utansın!

"Kazanda su kaynasa sanki ben pişiyorum; Bir kuş bir kuşu öldürse ben can çekişiyorum..."

"Mağrur ilmin hâline lûgatlarda tabir yok! Bilmediğini bilene sor, bilgide kibir yok!"

"Sabrın sonu selâmet, Sabır hayra alâmet. Belâ sana kahretsin; Sen belâya selâm et!"

Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu? Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

Sözlerde ki zerafeti görüyor musunuz? Ayrıca had bilmemizi yüzümüze haykıran ve yüzümüze çalan bunca satıra rağmen etrafta ki insanların yaşam çizgilerinin, hem kendilerini hem de etraflarında ki insanları hayra çekmek amacıyla olmalı değil mi?

Niçin, bu şuurda değiliz?

Hemen hemen 4-5 aydır tüm dünyayı yerinden oynatan bir virüs dahi ibret olup, yaşam çizgimizi hak üzere tanzim etmemize kapı aralamıyorsa kendimizi ebedi alemde hangi pozisyonda bulabiliriz?

Her yandan dökülüyoruz. Hiçbirimiz emanet yaşamın bilincinde değiliz. Ölüme kadar vur patlasın, çal oynasın düşünce ekseninde geçen hayatımızın hiç bir noktasına anlam yüklemedik ki…

İçi dolu bir yaşam çizgisi tanzim etmenin ön şartı maneviyatla beslenmek değil mi?

Maneviyat yok. İnsanlık, gördüğüm kadarıyla maddi hayat çizgisini olabildiğince şişirebilme uğruna neler feda ettiğini gerçek anlamda özümseyebilseydi, kendine çeki düzen vermek isteseydi buna kim engel olabilirdi?

Alın size yeni bir imtihan daha : Koronavirüs…

Çoğunun hafife aldığını düşündüğüm kovid tehdidi dahi insanlığın sonu boşa çıkan dünya menfaatlerinden biraz da manevi hayatına doğrular yükleyememe çabasını görünce ne düşünürsünüz?

İnsan maddi kazanç elde ettikçe mutlu olur. Cebi dolmuştur. Hayalinde ki evi, arabayı alabilecektir. Peki manevi doyum olmadığı için ölüm sonrası sürecek yaşamı için niye endişe duymaz, duyamaz ki?

Halen ufak tefek diyebileceğimiz uyarılarla hayat devam ediyor. Örneğin zalimin elinden Irak Halepçe’ye atılan kimyasal bombayla alınan nefes sonrasında ciğerleri patlayan mazlumların ölümü gibi bir tehditle karşı karşıya kalsaydık. Yaradanımızdan gelecek benzer bir uyarı durumunda kime koşacaktık?

Nerde paracıklar, nerde mal, mülk….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.