Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

İstihare

A+A-
İnsanın bilgisi sınırlıdır. Daha çok şeyi bilmek ve özellikle de geleceğe dair bir takım bilgilere önceden sahip olabilmek her insanın belki de birinci derecede yer alan bir düşüncesi olsa da insanoğlu bugüne kadar böyle bir neticeye ulaşamamıştır ve ulaşması da mümkün değildir.
Çünkü insanoğlu için gelecek kapalı bir kutudur ve Allah’ın bildirmediği gelecekte vuku bulacak her konunun önceden bilinmesi onun için bir ulaşılamayan arzudur.
Her şeyi bilen ve ezeli ilmine göre yeri ve zamanı gelince onların vuku bulması, daha doğrusu Allah tarafından yaratılması sonrasında bizler onu ancak görüp, sezip anlayabilmekteyiz. Çünkü ilâhi yaratılış böyledir.

Bundan dolayı da İnsanoğlu sadece Allah’ın bilmemizi ve idrak etmemizi ne zaman için belirlemiş ve takdir etmişse ancak o zaman onu idrak edip bilmemiz mümkündür.
Gelecekte yapacağımız bir işin bizim ve kimin için yapıyorsak onun hakkında nasıl bir netice vereceğini apaçık görebiliyor veya bilebiliyorsak duruma göre yapar veya yapmayız. Fakat gelecekte yapmak istediğimiz bütün işlerin ne doğuracağı konusunda her zaman açık bir şekilde bilgimiz olmamaktadır. Bundan dolayı da biz de tereddüt meydana gelir.
İşte geleceğe ait yani gelecekte yapmak istediğimiz bir iş ile ilgili olarak ve yaptığımız zaman ne netice verebileceğini tahmin edemediğimiz durumlarda bize düşen o konu hakkında bilgisi olan kimselere başvurmamız ve bu konuda o kimsenin görüşünü almamızdır. Böyle davranmak o kimse ile bahse konu davranış için istişarede bulunulmuş olur.
Böyle davranmak bizzat Kur’ân’da Hz. Peygamber a.s.’a emredilmiş bulunmaktadır. Tabii olarak O’na bildirilen bir emir aynı zamanda O’nun ümmeti için de geçerlidir. Ancak konu ile ilgili Hz. Peygamber as.’ın ayrıca bir tavsiyesi daha vardır ki o da ‘istihare’dir.
Başlıkta da yer alan ‘istihare’, ‘istişare’ gibi Arapça bir kelime olup her ikisi de Türkçemize birer terim olarak geçmiştir ve aynen kullanılmaktadır.
İstişare’nin ne demek olduğu konusunda daha önce makalelerimizde söz etmiştik. İstihare’ye gelince onun da kelime olarak Türkçe anlamı ‘hayır ve hayırlı olanı dilemek ve istemek’ demektir. Tabii bu istek Allah’tan olacaktır.

Bir ıstılah olarak “İstihare, yapmayı düşündüğümüz bir işin Allah’ın rızasına uygun ve O’nun razı olacağı bir şekilde gerçekleşmesini Allah’tan dileyip istemek” demek olur.
Kişi böyle davranarak her işinde olduğu gibi, tek yaratıcının Allah olduğunu hatırlayıp yapacağı işin kendisi veya kim ve ne için yapacaksa onun hayırlı olmasını dileyerek bu konuda, önceden, kalbine doğacak bir huzur veya huzursuzluğu duymak istemiş olur.
Tarihe baktığımızda İslâm’dan önce Mekke’de yaşayan Müşrikler de bir işi yapmadan önce Kâbe’de bulunan, ezlâm denilen ve üzerlerinde evet ve hayır yazılı olan fal oklarından birini çekerek, çıkan okun işaretine göre, o işi yapıp yapmamaya karar verirlerdi.
İslâm gelince böyle bir davranışı, yani fal oklarının kişiyi yönlendirmesini uygun bulmadı. Kur’ân bu tür davranışlardan müminleri men etti ve böyle davranışı şeytan işi olarak tavsif etti.
Bunun yerine de Hz. Peygamber as. müminlere istihare yapmalarını tavsiye etti. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de İstişare yapılması bizzat Peygamber as.’ın üzerinden bildirilmiş ve istenmiş olmasına rağmen istihare konusunda her hangi bir bilgi bulunmamaktadır. Bu duruma göre istihare yapmak Peygamber as.’ın bir sünnetidir.
Bunun nasıl yapılacağı konusunu da bir sonraki yazımıza bırakalım.

 
Bu yazı toplam 140 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.