1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. İstihbarat ve Elektronik
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

İstihbarat ve Elektronik

A+A-
Günümüz dünyasında her şey pazara çıktı.
Şu elektronik cihazlar ve istihbarat sayesinde nerede ise burunlarının içindeki kılları sayar oldular ama, lazım ve yapması gereken yerlerde de “tıssss”…
İstihbarat örgütleri; dünya pazarlarında rekabet eden uluslararası şirketler, organize suç örgütleri hatta sıradan vatandaşlar bile bugün teknolojik yöntemlerle bireylerin ya da kurumların iletişimine müdahale edebilmektedirler. Hatırlarsanız geçen yıl Türkiye’de nerede ise bir gün elektrikler kesildi. Kimse ciddi bir açıklama yapamadı ve bence kimin yaptığı da bulunamadı.
Gelişen teknoloji; bireylerin adam adama markaj yöntemiyle izlenmesi metodu yerine teknik takip ya da elektronik harp denilen metotları öne çıkarmıştır.Elektronik takip, İşitsel takip, (
Görüntülü takip ve algılayıcılarla takipte ise, manyetik algılayıcılar, sismik algılayıcılar, gerilim algılayıcıları, kızılötesi algılayıcılar ve elektro manyetik algılayıcılar kullanılmaktadır.
Bunlarla silahlara bile hedef saptırılması yapılabilmektedir.Atış kontrol sistemlerimizin modernizasyonunun asla İsrail’e yaptırılmamalıdır. Atış kontrol sistemlerimizin modernizasyonunun zulüm ile anılan ülkelere yaptırmak büyük yanlıştır. Motor yurtdışından zaten temin ediliyor. Montajı burada yapılacaktır. Yani büyük bir sorun olmaz. Bu sistemler programlanabilir. Yani bizim bilgimiz dışında yazılımlar ve programlar yüklenirse bir savaş durumunda verilen sinyaller ile hedeften sapması sağlanabilir. Diğer taraftan sinyaller aracılığıyla hareketleri modernizasyon yapan ülke tarafından kontrol edilebilir. Hedefler vurulmaz, komuta kontrol sistemleri bir yerlere kod gönderebilir. O bir yerlerde terör ile anılan İsrail olunca tehlikenin boyutu iyice artmış olur.
Türk savunma sanayimizdeki gelişmeler ile bunun üstesinden gelir durumdayız.
Atış kontrol sistemi elektronik optik esaslı olup tankların en önemli ve teknolojik yeridir. Bu daha önce tank modernizasyonu kapsamında İsrail’e yaptırılmıştı. Oysa Türkiye’de bu teknoloji mevcuttur. Savunma firmalarımız bu işin üstesinden gelecek durumdadır..
Türkiye’nin bu elektronik araç ve gereçler açısından 1951 yılında NATO’ya girmesi ile birlikte ABD askeri ağına fiilen girdi. Türkiye göbekten İsrail, ABD ve İngiltere’ye bağlanmıştır.
Komple bir paket olarak başta tank modernizasyonu olmak üzere araçlarımızın bakım onarımları emperyalist ülkelere yaptırılmamalıdır.Bugün kendimiz bunları yapar durumda olduğumuz belirtiliyor. Bu çok sevindirici bir durumdur.
NATO doğrultusunda yapılan askeri anlaşmalar ile teknik donanım haberleşme ve tüm iletişim faaliyetlerinin ortak NATO şifreleme sistemine göre şekillenmiştir.Ağırlıklı olarak hava ve deniz araçlarındaki yazılımlar ABD firmalarınca dizayn edilmiştir. Türk yazılım firmaları bu konuda yer almamıştır. 1990’dan sonra ise İsrail teknoloji transferi ile özellikle hava kuvvetlerinde elektronik mekanizma İsrail teknolojisine dayanmış kara birliklerinde ise tank modernizasyonu İsraillilere verildiği için tank atışlarındaki mekanik yapı şifreleme kodu yine İsrail’in eline geçmiştir..
İnsansız uçak anlaşması da belli ülkelerle yapılmıştır.2005 yılında ise insansız uçak anlaşmasının da İsrail ile yapıldı. İsrail ve ABD insansız uçak olayını Lübnan, Filistin, Irak ve Afganistan’da uygulamaktadır. Sadece iddia edildiği gibi bir coğrafi alan fotoğraflaması için değil silah ile donatılarak yerdeki hedefleri de yok etmektedir. Irakta birçok kişi bu yolla katledilmiştir..MİT’in araç gereçlerinin de ülkemiz için risk oluşturan gizli servisler tarafından sağlanıyor.
MİT’in tüm istihbarat araç gereçleri tamamen İsrail-MOSSAD, ABD-CIA, İngiltere-MI6 ağına göre dizayn edilmiştir. Dolayısıyla TSK’nın, Emniyet Teşkilatının ve MİT’in ABD, İngiltere ve İsrail elektronik ağı içinde olduğu bir durumda bunlardan ayrı bir şekilde hareket kabiliyetimiz yoktur. İşte Türkiye’nin elini kolunu bağlayan budur.Türkiye son yıllarda bu bağı kırmıştır. Türkiye hareket edememektedir. Askeri casus uyduları ile Türk güvenlik güçlerinin hareket alanı belirlenebilmekte koordinatları tespit edilebilmekte ve PKK’ya rahatlıkla yansıtılabilmektedir.Güvenlik kuvvetlerinin büyük kayıplarının nedeni bence budur.
Dış güdümlü elektronik sistemlerinin kontrol dışı bırakılacak, uydu müdahalesini bertaraf edecek yeni elektronik sistemleri geliştirilerek silahlı gücümüz millileştirilmelidir..Sanırım devletimiz bu konuda hızlı bir çalışma içindedir ve bunu başarmak zorundayız. 
Bu yazı toplam 160 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.